Simit Satarak 20 Yıl Geçiren Demircan 14 Yıllık KPSS Mücadelesi Sonrası Atandı

Diyarbakır'da 20 yıldır simit satarak ailesine bakan ve bu süre zarfında ders çalışıp KPSS'ye hazırlanan 49 yaşındaki Abdulvahap Demircan, azmi ve inancıyla...

Diyarbakır sokaklarında yaklaşık yirmi yıl boyunca simit satarak hayatını idame ettiren ve aynı zamanda üniversite eğitimini sürdüren bir genç, 14 yıl süren kesintisiz Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) mücadelesinin ardından Sağlık Bakanlığı'na tekniker olarak atanarak büyük bir başarı hikayesine imza attı. Azmin ve umudun sembolü haline gelen bu öykü, birçok kişiye ilham kaynağı oldu.

Eğitim Ve Azim Dolu Yıllar

Diyarbakır’da yaşamını sürdüren ve adının Demircan olduğu öğrenilen genç, 2008 yılında Bitlis Eren Üniversitesi İnşaat Teknikerliği bölümüne adım attı. Bu zorlu süreci 2010 yılında başarıyla tamamlayan Demircan, o günden 2024 yılına kadar tam 14 yıl boyunca KPSS'ye girdi. Bu uzun soluklu maraton boyunca umudunu hiç yitirmedi. Güneşin ilk ışıklarıyla simit tezgahını açan, Diyarbakır sokaklarını karış karış gezerek simit satan Demircan, akşamları eve döndüğünde ders kitaplarının başına geçerek hem geçimini sağladı hem de atanma hayalini diri tuttu.

Bir yandan yaşlı annesine bakmanın sorumluluğunu üstlenen Demircan, diğer yandan "bir gün mutlaka olur" diyerek sınavlara hazırlanmaya devam etti. Annesine olan bağlılığı nedeniyle evlilik hayallerini de ertelemek zorunda kalan genç, tüm zorluklara rağmen eğitim ve aile sorumluluğundan taviz vermedi.

Beklenmedik Atama Süreci

2024 yılında bir kez daha KPSS'ye giren Demircan, bu sefer 81,321 puan alarak önemli bir başarı elde etti. Geçtiğimiz ay Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan atama takvimini gördüğünde, aldığı puanın yeterli olmayacağını düşünerek başvuru yapmak istemedi. Ancak, arkadaşlarından birisi, Demircan'ın bilgilerini alarak onun adına başvurusunu gerçekleştirdi. Bu başvurunun sürpriz bir şekilde olumlu sonuçlandığını yine arkadaşından öğrenen Demircan için atanma hayali sonunda gerçeğe dönüştü. Arkadaşının bu desteği, onun hayatında dönüm noktası oldu.

Demircan, açıklanan sonuçlara göre İstanbul'daki Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesine tekniker olarak atandı. Bu mutlu haberi ailesiyle paylaştığında ise beklemediği bir durumla karşılaştı. Annesi, yıllarca süren olumsuzluklar nedeniyle bu habere inanmakta güçlük çekti. Demircan'ın bavulunu toplayıp İstanbul'a doğru yola çıkana kadar ailesi, onun gerçekten atandığına ikna olamadı.

"Atandığıma Önce Kendimi Sonra Ailemi İnandırdım"

Simit tezgahından memur masasına uzanan hikayesini anlatan Demircan, yaklaşık 20 yıldır Diyarbakır sokaklarında simit sattığını belirtti. Eğitim hayatıyla ilgili olarak, "2008 ile 2010 arasında Bitlis Eren Üniversitesinde 2 yıllık inşaat teknikerliği ön lisans bölümünü bitirdim. 2010'dan sonra bir yandan simit satarak bir yandan ise anneme bakarak KPSS'ye çalıştım. Hiç evlenmedim, eğitim hayatımı da hiç aksatmadım. 81,321 puan aldım. İstanbul Beyoğlu Göz ve Eğitim Araştırma Hastanesine atandım." ifadelerini kullandı.

14 yıl boyunca atanamadığını, atama gerçekleştiğinde ise buna kendisinin de inanamadığını dile getiren Demircan, o anları şu sözlerle özetledi: "Arkadaşım bana kazandığıma dair web sitesinin linkini gönderince inandım. Totem yaptım, 13 yıl boyunca tercihleri ben yaptım ve sonuçlara ben baktım, hep olumsuz gelince arkadaşıma dedim ki ‘Bu sene sen tercihlerimi yap’. Tercihlerimi arkadaşım yaptı. Sonuçlarına da o baktı ve bana atandığımı söyleyince inanmadım, şaşırdım. Çok sevindim, şu an evraklarımı topluyorum, gideceğim inşallah. Sevinçten uçmam geldi. Bu yaşa kadar defalarca sınava girdim, hep olumsuz oldu. Şimdi olunca çok sevindim, uçasım geldi."

Atama haberini duyan çevresindekilerin şaşkınlığını dile getiren Demircan, sözlerine şöyle devam etti: "Ailem, arkadaşlarım, kimse inanmadı. Herkes şaşırdı. Selam vermeyen insanlar arayıp tebrik etmeye başladı. Hep çalışıp olumsuz sonuç alınca bu defa inanasım gelmedi olunca. Arkadaşım söyleyince oturdum şükrettim ve dedim ki ‘Sen bana uğurlu geldin.’ Bundan sonra asaletimi alana kadar başka bir üniversite okuma planlarım var ya da 2 yıllık inşaat teknikerliğini Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile 4 yıllık mühendislik bölümüne tamamlamayı düşünüyorum. Eğitimden kopmayacağım, benim hayatım hep eğitim."

Anne Sevgisi Ve Eğitim Azmi

Beş kardeş olduklarını ve kendisi dışındaki tüm kardeşlerinin evli olduğunu belirten Demircan, annesine bakma sorumluluğunu üstlenmesini şu cümlelerle açıkladı: "Baktım ki bu devirde kimse anne, babayı kabul etmiyor, bakmak istemiyor, ben de mecbur onlara bakmak zorunda kaldım. Onlara hizmet ettim. Evlenen insan anne ve babasına istediği gibi zaman ayıramıyor. Ama bekar olunca elinden gelen her şeyi yapabiliyorsun. Evlendiğin zaman çocuklara, eşine hayatının %80'ini adaman lazım. %20'si de anne, babaya yetmez. Onları ihmal edebilirsin."

Simit satmakla ders çalışmayı bir arada yürütmenin zorluklarına değinen Demircan, "Hem ders çalışarak hem de simit satarak gerçekten zor oluyor. Kafa dağılınca toparlayamıyorsun. Bilgi dağınıklığı oluyor. Özellikle sınavlara yakın zamanlarda kafanı toparlayamıyorsun yorgunluktan. Sabaha 05.00'da kalkıyorum, namazımı kılıyorum, ondan sonra 05.30 gibi simitlerimi aldığım yere gidiyorum. 12.00'a kadar simitlerimi satıyorum, ondan sonra gelip eve ders çalışıyorum." dedi.

Annesiyle olan güçlü bağını da vurgulayan Demircan, İstanbul'da yer bulur bulmaz annesini yanına alacağını belirtti: "Gidip İstanbul'da yer bulana kadar annem burada kalacak, ondan sonra onu yanıma alacağım. Çünkü ben ondan kopamıyorum. O olmazsa ben yaşayamam ki, aklım hep onda. Annem de çok sevindi kazandığıma ama inanmadı en başta. Her yıl olmadı deyince onun da inancı kırılmıştı. Kağıdı gösterdim ama okuma yazma bilmediği için şaka yapıyorum sandı. Ta ki valizimi hazırlayıp İstanbul'a gideceğim deyince inandı." Demircan'ın bu hikayesi, zorluklar karşısında gösterilen azmin, inancın ve aile sevgisinin ne kadar büyük bir güce dönüşebileceğinin somut bir kanıtı oldu.