Türkiye’de 20 Yıl Primle Emeklilik Avrupa Ortalamasının Çok Altında

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya, ortalama yaşam süresinin Batılı ülkelerde 80-82 yıl, Türkiye’de ise 78 yıl olduğunu, Türkiye’de ölüm yaşının Avrupa düzeyine eriştiğini söyledi. Kaya, SGK’ya ödenen primlerin ortalama süresinin 20 yıl olduğunu, buna karşılık Almanya’da bu sürenin 45 yıl olduğunu belirtirken, “Yirmi yıl prim ödedikten sonra EYT ile birlikte insanlar 48 yaşında emekli oldu” dedi. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önemli değişiklikler içeren vergi kanunları ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, dün akşam saatlerinde kabul edildi. Müzakereler sırasında milletvekillerinin teklifte yer alan sosyal güvenlikle ilgili sekiz madde hakkındaki sorularını yanıtlayan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya, sistemin mevcut durumu ve gelecekteki sürdürülebilirliği hakkında kritik açıklamalarda bulundu.


Sosyal Güvenlik Sistemine Yönelik Düzenlemeler


Kabul edilen kanun teklifi, sosyal sigorta primleri ve borçlanma koşullarında dikkat çekici değişiklikler öngörmektedir. Buna göre, sosyal sigorta primi işveren payının 1 puan artırılması kararlaştırılmıştır. Öte yandan, imalat dışı sektörlerdeki iş yerlerinde uygulanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 1 puana indirilmesi hedeflenmektedir. Doğum borçlanması dışındaki askerlik ve diğer hizmet borçlanmalarında ödenen prim oranları %32'den %45'e yükseltilmiştir. Benzer şekilde, BAĞ-KUR ihya primleri de %34,75'ten %45'e çıkarılmıştır. Ayrıca, SGK'ya olan Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarının, emekli aylıklarından %25 oranında kesinti yapılarak tahsil edilmesi düzenlemesi getirilmiştir.


SGK'nın Aktüeryal Denge Uyarısı


SGK Başkanı Raci Kaya, prim artışlarının ve teşvik indirimlerinin arkasındaki temel neden olarak kurumun aktüeryal dengesini işaret etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de beklenen yaşam süresinin erkeklerde 77, kadınlarda 79, ortalama olarak ise 78 yıla ulaştığını belirten Kaya, Batılı ülkelerde bu sürenin 80-82 yıl arasında olduğunu ifade etti. Ülkemizdeki sağlık sisteminin gelişimi ve refah düzeyinin artmasıyla ölüm yaşının Avrupa standartlarına yaklaştığının altını çizen Başkan Kaya, ancak TÜİK'in son verilerine göre Türkiye'nin genç nüfus statüsünden çıkmaya başladığını ve doğurganlık oranının 1,5'e gerilediğini, önümüzdeki on yılda bu oranın 1,30'a düşmesinin beklendiğini vurguladı. Bu demografik değişimlerin, sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.


Türkiye Ve Avrupa Emeklilik Süreleri Karşılaştırması


Raci Kaya, Türkiye ile Avrupa ülkelerinin sosyal güvenlik sistemleri arasındaki prim ödeme süreleri ve emeklilik yaşları arasındaki uçuruma değindi. Türkiye'de emekli olmak için ortalama prim ödeme süresinin 20 yıl olduğunu kaydeden Kaya, Almanya'da bu sürenin 45 yıl, Avrupa ortalamasının ise 40 yıl civarında olduğunu belirtti. Kaya, geçmişte sıkça dile getirilen "Eskiden mezarda emeklilik deniliyordu, 50-55 yaşında ölüyorduk. Şu anda ortalama 78 yaşa gelmişiz. Bütün veriler OECD verileridir. Yirmi yıl prim ödedikten sonra EYT ile birlikte 48 yaşında emekli oldu insanlar… Şöyle bir tablo göstereyim: Prim ödeme yıl sayısı ortalama 35 - 40 yıl seviyelerinde. Benimki 20 yıl. Yirmi yıl prim ödemişim, emeklilik yaşım 48. Avrupa’nın tamamında ortalama 65 yaş" ifadelerini kullandı. Bu karşılaştırma, Türkiye'deki emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur.


Eyt'nin Sisteme Etkileri


Başkan Kaya, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin sosyal güvenlik sistemi üzerindeki etkilerine de detaylıca değindi. 2023 yılından itibaren EYT kapsamında 3 milyon kişinin emekli olduğunu vurgulayan Kaya, normal şartlarda yılda ortalama 400 bin kişinin emekli olduğunu, 2,5 yıllık bir sürede ise toplamda 1 milyon kişinin emekli olması beklenirken, EYT ile bu sayının 2 milyon kişi daha artarak toplamda 3 milyona ulaştığını aktardı. Mevcut 1,60 olan aktif/pasif dengesinin sürdürülebilmesi için önümüzdeki on yılda istihdamın 10 milyon artması gerektiğini belirten Kaya, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte emekli sayısının istihdamdan daha hızlı arttığına dikkat çekti. Bu durumun, sistem üzerindeki yükü katlayarak artırdığı ifade edildi.


İşveren Prim Teşvikleri Ve Yeniden Yapılandırma


Raci Kaya, Türkiye'deki işçi ücretlerinden alınan işveren primlerini OECD ülkeleriyle de karşılaştırdı. OECD ortalamasının %22 seviyesinde olduğunu, Türkiye'deki oranın ise %22,75 olarak göründüğünü belirtti. Ancak, 5 puanlık prim teşvikiyle imalat sektöründeki oranın %17,5'e kadar düştüğünü ifade etti. Geçen yıl, 2008 yılından bu yana uygulanan 5 puanlık işveren primi teşvikinin etkinliğinin azaldığı gerekçesiyle bir analizin yapıldığını kaydeden Kaya, bu teşvikin imalat dışı sektörlerde içinde bulunduğumuz yılın başından itibaren 4 puana indirildiğini, görüşülen kanun teklifiyle ise 2 puana düşürülmesinin planlandığını dile getirdi. Bu adımların, sosyal güvenlik sisteminin finansal yapısını güçlendirmeyi amaçladığı vurgulandı.