Thodex Kurucusu Faruk Fatih Özer’in Şirket Serüveni Trajik Sonla Bitti
Kripto para borsası Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer, yaklaşık 3.5 yıldır tutuklu bulunduğu cezaevinin tek kişilik koğuşunda intihar etti. Özer,...
Kripto para piyasasının Türkiye'deki en tartışmalı figürlerinden biri olan Thodex borsasının kurucusu Faruk Fatih Özer'in hayatı, kurduğu şirketle zirveye ulaşıp ardından trajik bir sonla noktalandı. Hakkında açılan davalar ve aldığı hapis cezası kararlarıyla Türkiye'nin gündeminden düşmeyen Özer, cezaevinde intihar ederek yaşamına son verdi.
Bir Vizyonerin Yükselişi Ve Dijital Dünyaya Adımı
1994 yılında Kocaeli'nde dünyaya gelen Faruk Fatih Özer, genç yaşta teknolojiye olan ilgisiyle dikkat çekti. Henüz 20 yaşındayken, 2014 yılında Gebze'de yazılım geliştirme üzerine odaklanmış bir teknoloji şirketi kurdu. Mobil ve web yazılımları geliştirme alanındaki bu ilk girişimi, onun dijital dünyaya olan merakının başlangıcıydı. Kısa süre sonra ilgisi, hızla büyüyen kripto para piyasalarına yöneldi. Küresel platformlarda kripto para alım satımı yaparak bu yeni ekosistemde deneyim kazanan Özer, 20 Eylül 2017 tarihinde sadece 23 yaşındayken, 400.000 Türk Lirası sermaye ile Koineks adını verdiği kendi kripto para borsasını İstanbul Şişli'de faaliyete geçirdi. Başlangıçta sadece 5 çalışanla yola çıkan Koineks, zamanla hem işlem hacmini hem de çalışan sayısını artırarak önemli bir büyüme kaydetti. 2020 yılına gelindiğinde, şirketinin adını Thodex olarak değiştiren Özer, Thodex'i Türkiye'den küresel pazara açılan ilk kripto para borsası olarak konumlandırdı.
Ünlü İsimlerle Yüksek Profilli Tanıtım
Thodex'in hızla büyümesi ve küresel bir aktör olma iddiası, Faruk Fatih Özer'i daha iddialı adımlar atmaya yöneltti. Şirketin tanıtımı için lüks araçlar ve yüksek bütçeli reklam kampanyalarına başvuran Özer, bu kampanyalarda dönemin popüler isimlerini kullandı. Pınar Deniz, Mine Tugay, Simge Sağın, Özge Ulusoy, Selin Şekerci, Pelin Karahan, Gökçe Bahadır, Eda Ece, Barış Kılıç, Edis, Gökçe Yıldız ve Melisa Döngel gibi birçok ünlü oyuncu ve sanatçı, Thodex'in reklam filmlerinde yer aldı. Bu yüksek profilli tanıtım stratejisi, Thodex'in itibarını artırarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı ve yatırımcı güvenini pekiştirdi.
Büyük Vurgun Ve Uluslararası Takip
Ancak bu parlak yükseliş, 20 Nisan 2021 tarihinde yaşanan olaylarla korkunç bir sona dönüştü. Faruk Fatih Özer, yaklaşık 400.000 kişiye ait milyonlarca Dolar değerindeki kripto parayla birlikte yurt dışına kaçtı. Kullanıcıların hesaplarına erişememesi ve şirket sahibinin ortadan kaybolması üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 Nisan 2021 tarihinde Thodex hakkında resen soruşturma başlattı. Özer'in yaklaşık 150 milyon Dolar ile kaçtığı iddiaları, Türkiye gündemine bomba gibi düştü ve çok sayıda kişiyi mağdur etti. Türk makamlarının talebiyle, 23 Nisan 2021'de Interpol tarafından hakkında kırmızı bülten çıkarılan Özer, uluslararası çapta aranmaya başladı. Uzun süren takibin ardından, 30 Ağustos 2022 tarihinde Arnavutluk'un Vlora kentinde yakalandı. 20 Nisan 2023'te Türkiye'ye getirilerek gözaltına alınan Özer, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yargılama Süreci Ve Rekor Hapis Cezası
Faruk Fatih Özer ile birlikte 21 kişi hakkında İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Yargılama süreci, mağdurların ve kamuoyunun yakından takibiyle devam etti. 8 Eylül 2023 tarihinde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Faruk Fatih Özer ile kardeşleri Güven Özer ve Serap Özer hakkında tarihi bir karar verildi. Mahkeme, üç sanığı 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından toplamda 11.196 yıl 10 ay 15'er gün hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, her bir sanığa ayrı ayrı 8 milyar 871 milyon 675 bin Lira olmak üzere, toplamda 26 milyar 615 milyon 25 bin Lira adli para cezası uygulanmasına hükmedildi.
İstinaf Mahkemesinden Bozma Kararı
Verilen bu ağır cezalar sonrası, tarafların avukatları istinaf mahkemesine başvurarak karara itiraz etti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, 30 Ocak 2025 tarihinde yaptığı değerlendirme sonucunda, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. Dosya, yeniden hüküm kurulması amacıyla tekrar yerel mahkemeye gönderildi. Bu karar, yargılamanın henüz kesinleşmediği ve sürecin devam edeceği anlamına geliyordu.
Cezaevinde Gelen Şok Edici Son
Yargılama sürecinin devam ettiği bir dönemde, Faruk Fatih Özer, bu kez davasıyla değil, trajik bir haberle gündeme geldi. Tekirdağ F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndaki tek kişilik koğuşunda, dün sabah saat 08.00'de rutin sayım için gelen gardiyanlar, Özer'in cansız bedeniyle karşılaştı. Savcılık kaynakları, yapılan ilk incelemelerin ardından Özer'in intihar ettiğini belirtti. Özer'in, cezaevindeki psikolojik destek biriminden diğer tüm hükümlü ve tutuklular gibi düzenli aralıklarla destek aldığı bilgisi de kamuoyuyla paylaşıldı.
Gizemli Bir Yaşam Ve Son Sözler
Faruk Fatih Özer, milyonlarca Dolarla yurt dışına kaçan bir figür olmasına rağmen, kamuoyuna yansıyan lüks yaşamına dair neredeyse hiçbir görsel bulunmamaktaydı. Medyaya tek bir kare fotoğraf bile sızmamış olması, onun gözlerden uzak, sakin ve sessiz bir yaşam tarzını tercih ettiği, ya da yaşantısını sosyal medyada paylaşarak dikkat çekmekten kaçındığı yorumlarına yol açtı. Firari olduğu dönemde, eski kız arkadaşı Eslem Sena Nur, 23 Nisan 2021'de bir medya kanalına verdiği röportajda Özer hakkında, "Çok efendi bir çocuktu, hiç beklemezdim. Kıskançlık yüzünden ayrılmıştık. Yurt dışında yazılım şirketi olduğunu söyledi. Biz ayrıldıktan sonra bu işe girdi. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu" ifadelerini kullanmıştı. Özer, yargılandığı davanın karar duruşmasındaki son savunmasında ise oldukça iddialı konuşmuştu. "Thodex’te suç örgütünden bahsedilmez. Dünya üzerindeki tüm kurumları yönetebilecek kadar zekiyim. Bu, 22 yaşında kurduğum şirketten belli. Suç örgütü kuracak olsam bu kadar amatörce hareket etmezdim" şeklinde beyanda bulunan Özer, savunmasının sonunda Türk halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu’nun seslendirdiği ‘Yolun Sonu Görünüyor’ türküsünden alıntı yaparak tahliyesini ve beraatını talep etmişti. Ancak onun için yolun sonu, demir parmaklıklar arkasında trajik bir şekilde geldi.