Akdeniz Kıyılarında Umut Yarışı 232 Bin Caretta Yavrusundan Sadece 500’Ü Erginliğe Ulaşıyor

Antalya’nın 65 kilometrelik kumsallarında bu yıl denize ulaşan yavru sayısı 232 bin 500’e ulaştı. Ancak bunlardan sadece 500’ü erişkinliğe ulaşabilecek.

Türkiye’nin Akdeniz kıyıları, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler kırmızı listesinde bulunan caretta carettaların en kritik yuvalama merkezlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle Antalya’nın Serik ilçesindeki 65 kilometrelik Belek sahilleri, batısında Kadriye, Kundu ve Lara, doğusunda ise Boğazkent, Denizkent ve Kızılot kumsallarıyla hem Türkiye’deki hem de tüm Akdeniz çanağındaki en büyük yuvalama alanlarından biri olma özelliğini taşımaktadır.


Belek Sahillerinde Yıllardır Süren Koruma Çalışmaları


Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat ve gönüllüler, 1999 yılında başlatılan “Deniz Kaplumbağalarını Araştırma, İzleme ve Koruma Projesi” kapsamında 27 yıldır kesintisiz bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Her yıl mayıs ve ekim ayları boyunca, sabah 04.00 ile 11.00 saatleri arasında bu kumsallarda adım adım yürüyerek, caretta caretta yuva ve yavru çıkış kayıtları titizlikle yapılmaktadır. EKAD ekiplerinin bu yılki verilerine göre, 5 bin 743 yuvadan denize ulaşan yavru caretta sayısının 232 bin 500’e ulaştığı kaydedilmiştir.


Yüz Binlerce Yavrunun Hayatta Kalma Mücadelesi


Denize ulaşan yüz binlerce yavru caretta sayısının sevindirici olduğu düşünülse de, bu rakamların ardında acı bir gerçek yatmaktadır: Yavruların çok küçük bir kısmı yetişkinliğe erişebilmektedir. Dr. Canbolat, bu konuya dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu:


“İnsanlar bu rakamları duyunca ‘Vay be’ diyor ama 232 bin 500 yavrudan sadece 500 civarında deniz kaplumbağası erişkinliğe ulaşabilir. Yani 1000 yavrudan maksimum 2 ya da 3’ü erginliğe ulaşabiliyor. Çok fazla yavru denize gidiyor diye düşünmek doğru değil. Çünkü biz karasal ortamda ne olduğunu biliyoruz ama deniz ortamındaki çoğu bilgilere sahip değiliz. Yavruların başına denizde birçok şey gelebiliyor ve hayatlarını kaybedebiliyorlar. Yumurta halindeyken kayıplar var, yuvadan çıkıp denize ulaşamadan karada kayıplar var ve denize ulaşan yavrularda da kayıp çok yüksek oranda.”


Bu ifadeler, caretta carettaların yaşam döngüsündeki zorlukları ve yüksek ölüm oranlarını gözler önüne sermektedir. Yumurta evresinden itibaren başlayan ve denize ulaşma aşaması dahil olmak üzere, yaşamın her evresinde karşılaşılan tehditler, türün devamlılığı için ciddi bir mücadeleyi işaret etmektedir. Özellikle deniz ortamındaki kayıpların yüksekliği, bu canlıların hayatta kalma savaşının ne denli çetin olduğunu vurgulamaktadır.


Bursa Sulak Alanlarında Uzunbacakların Göçü Başladı


Öte yandan, doğal yaşamın farklı bir kesitinde Bursa’nın sulak alanlarında gözlemlenen uzunbacaklar, sonbaharın gelmesiyle birlikte kışlama alanlarına doğru göç hareketine başlamıştır. Uzun bacakları sayesinde sığ sularda rahatlıkla hareket edebilme kabiliyetine sahip olan bu tür, bu özelliğiyle beslenme sırasında büyük avantaj elde etmektedir. Su kıyıları, gölcükler ve bataklıklar gibi habitatlarda sıklıkla görülen uzunbacaklar, pembe ayakları, kırmızı gözleri ve zarif duruşuyla doğaseverlerin dikkatini çekmektedir.