Tbv 30Uncu Yıl Buluşmasında Yapay Zekanın Geleceği Etik Ve İnsan Odağında İncelendi

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), 30’uncu kuruluş yılını 7 Kasım’da gerçekleştirdiği “Yapay Zekâ Üzerine Yarının Denklemi” temalı özel bir etkinlikle kutladı. İş dünyası, akademi ve teknoloji ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getiren buluşmada, dijitalleşme, yapay zekâ, veri politikaları ve etik konuları ele alındı.



Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), kuruluşunun 30uncu yıl dönümünü özel bir etkinlikle kutladı. 07 Kasım 2023 tarihinde düzenlenen “Yapay Zekâ Üzerine Yarının Denklemi” temalı bu özel buluşma, yapay zekânın teknolojik gelişmeleri, etik boyutları ve insan faktörü üzerindeki etkilerini geniş bir perspektiften ele aldı. Etkinlik, alanında önde gelen isimleri bir araya getirerek yapay zekânın bugünü ve yarınına dair önemli tartışmalara zemin hazırladı.



Vakfın 30 Yıllık Serüveni Ve Gelecek Vizyonu



Etkinliğin açılış konuşmasını Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı gerçekleştirdi. Eczacıbaşı, konuşmasında vakfın 30 yıllık geçmişine vurgu yaparak, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecindeki kilit rolünü ve gelecek vizyonunu katılımcılarla paylaştı. Vakfın yapay zekâ, dijitalleşme ve etik alanlarındaki stratejik odak noktalarına değinen Eczacıbaşı, bu alanların gelecekteki öneminin altını çizdi.



Yapay zekâ konusundaki düşüncelerini aktarırken Eczacıbaşı, teknolojinin amacına dair ufuk açıcı bir perspektif sundu:



“Yapay zekâ, yarının denklemini bizim yerimize çözmek için değil, yarını nasıl planlamamız gerektiğini yeniden düşünmemiz için bir fırsat sunuyor. Bugün algoritmalar ve verilerle şekillenen bu yeni dönem, insana hem daha fazlasını üretebilmeyi hem de ürettiğinin anlamını sorgulamayı hatırlatıyor. Gerçek ilerleme, insanı teknolojiden ayırmakta değil, aralarında yeni bir denge kurmakla mümkün. Eğer bu değişimi endişeyle değil merakla, rekabetle değil iş birliğiyle karşılarsak; yarının denklemi sadece teknolojinin değil, insanlığın da ortak hikâyesi olabilir.”



Bu sözler, yapay zekâya yönelik yaklaşımların sadece teknik değil, aynı zamanda felsefi ve toplumsal bir derinliğe sahip olması gerektiği mesajını taşıdı.



Avrupa Ve Türkiye Dijital Müttefikliği



Açılış konuşmasının ardından Avrupa’nın dijital politikalarını şekillendiren önemli isimlerden DIGITALEUROPE Genel Direktörü Cecilia Bonefeld-Dahl sahne aldı. Bonefeld-Dahl, Avrupa’daki yapay zekâ düzenlemeleri, veri yönetimi stratejileri ve dijital yetkinliklerin geliştirilmesi konularındaki görüşlerini detaylandırdı. Türkiye ile Avrupa arasındaki dijital iş birliğinin potansiyeline dikkat çeken Bonefeld-Dahl, iki bölgenin ortak hedeflerini şöyle ifade etti:



“Avrupa ve Türkiye, teknolojiyi insanları güçlendirmek, sektörlerini güçlendirmek ve savunma direncini artırmak gibi önemli konularda ortak vizyona sahip doğal teknoloji müttefikleridir. Gelişmiş bir dijital girişimcilik kültürüne sahip olan Türkiye, yenilikçi ve güvenilir bir geleceği inşa etmek için eşsiz bir fırsatın eşiğinde. Ortak yatırımları artırarak ve inovasyona elverişli ortamları teşvik ederek, dijital dönüşümü her iki bölgede de rekabetçiliğin, sürdürülebilir büyümenin ve ortak refahın temel taşı haline getirebiliriz.”



Bu ifadeler, Türkiye’nin dijital altyapısı ve girişimcilik ruhunun Avrupa ile entegrasyonu ve ortak bir dijital gelecek inşası açısından taşıdığı önemi vurguladı.



Yapay ZekâNın Küresel Etkileri Ve Etik Boyutları



Etkinliğin bir diğer önemli konuşmacısı ise New York Times Bestseller “Empire of Al” kitabının yazarı ve TIME100 AI listesinde yer alan ödüllü gazeteci Karen Hao oldu. Hao, yapay zekânın küresel çapta yarattığı etkileri, etik boyutlarını ve bu teknolojinin toplumsal sonuçlarını derinlemesine inceledi. Konuşmasında yapay zekânın mevcut durumunun getirebileceği potansiyel handikaplara dikkat çeken Hao, özellikle iklim krizi üzerindeki etkilerine de değindi. Hao, yapay zekâ geliştirme süreçlerindeki tercihlerin ve sorumluluğun önemini şu sözlerle vurguladı:



“Yapay zekâ bu kadar kaynak, veri ve ölçek gerektirmiyor; bu bir tercih. Bu sistemleri kim kurarsa, onların değerleriyle şekilleniyor. Bizler bu tercihleri sorgulamaya başladığımızda, teknoloji imparatorlukları çatırdamaya başlayacak. Böylesine büyük bir belirsizlik döneminde, tarihin doğru tarafında olduğumuzu bilmenin olağanüstü bir gücü var. Tarihin akışını değiştirme potansiyeline sahibiz.”



Karen Hao’nun bu cesur çağrısı, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir araç olmadığını, aynı zamanda insanlığın geleceğini şekillendirecek kritik ahlaki ve toplumsal seçimlerle dolu bir alan olduğunu bir kez daha gösterdi.



Panelle Kapanış Ve Geleceğe Bakış



“Yapay Zekâ Üzerine Yarının Denklemi” temalı özel program, Faruk Eczacıbaşı, Karen Hao ve Cecilia Bonefeld-Dahl’ın katılımıyla gerçekleşen bir panelle sona erdi. Panelde, yapay zekânın geleceğinde teknolojik ilerlemenin yanı sıra etik değerlerin ve insan merkezli yaklaşımların birlikte ele alınmasının mutlak gerekliliği üzerinde duruldu. Katılımcılar, yapay zekânın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirirken, olası riskleri en aza indirmek için disiplinlerarası iş birliğinin ve küresel diyalogun hayati önem taşıdığını vurguladılar.