Özel Eğitim Kongresi Konya’da Başladı Kasapoğlu’ndan Kritik Politika Vurguları
Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde, “21. Yüzyılın Özel Eğitimi” temasıyla, 30 Ekim–2 Kasım 2025 tarihleri arasında Konya’da düzenlenecek 35....
35. Ulusal Özel Eğitim Kongresi, "21. Yüzyılın Özel Eğitimi" temasıyla 01 Kasım 2023 tarihinde Konya'da kapılarını açtı. Türk özel eğitim camiasının en prestijli buluşmalarından biri olan bu kongre, ülkenin dört bir yanından gelen akademisyenleri, uzmanları, politika yapıcıları ve sahada çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. Kongrenin açılışında, özel eğitim alanındaki güncel gelişmeleri ve gelecek vizyonunu tartışmak üzere önemli isimler yer aldı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Sarı, yaptıkları konuşmalarla özel eğitimdeki dönüşümün önemini vurguladılar.
Meclis Ve Akademi Arasında Köprü Vurgusu
Kongrenin açılışında bir konuşma yapan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, özel eğitim alanında yaşanan dönüşümün, Türkiye'nin bilimsel birikimini, toplumsal duyarlılığını ve vicdani sorumluluğunu yansıttığını dile getirdi. Kasapoğlu, bu önemli etkinliğin sadece bir bilimsel platform olmanın ötesinde, akademi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında sağlam bir köprü görevi gördüğüne işaret etti. Kasapoğlu, konuşmasında, "Bu kongre yalnızca bir bilimsel etkinlik değil, aynı zamanda akademiyle Meclis arasında kurulan güçlü bir köprüdür. Buradan çıkacak her öneri, her rapor ve her iyi uygulama, komisyon raporlarımızı ve politika önerilerimizi besleyecektir," ifadelerini kullandı. Bu sözler, kongredeki tartışmaların ve ortaya konulacak çözüm önerilerinin doğrudan politika yapım süreçlerine etki edeceğinin altını çizdi.
Erişim, Sürdürülebilirlik Ve Katılım Özel Eğitimin Temel Prensipleri
Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, özel eğitim politikalarının temelini oluşturan üç kritik ilkeyi; erişim, sürdürülebilirlik ve katılım olarak tanımladı. Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlayacak bir ortamın önemine değinen Kasapoğlu, herkesin eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini vurguladı. Milletvekili Kasapoğlu, bu bağlamda, "Engelli birey evinden çıktığı andan itibaren sınıfa, laboratuvara, spor salonuna, kütüphaneye ve şehrin tüm alanlarına engelsiz ulaşabilmelidir," diyerek fiziksel ve sosyal erişilebilirliğin hayati rolüne dikkat çekti. Bu vurgu, özel eğitim süreçlerinin sadece sınıf içi faaliyetlerle sınırlı kalmayıp, hayatın her alanını kapsayıcı bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ortaya koydu.
5378 Sayılı Kanun Bir Milat Oldu
Konuşmasında, 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un engelli hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirten Kasapoğlu, bu yasanın toplumsal farkındalık ve hak temelli yaklaşımlar açısından büyük bir değişim başlattığını ifade etti. Kasapoğlu, "2005 öncesi ve sonrası geceyle gündüz kadar farklıdır. Bir zamanlar görünmez kılınan insan hikâyelerinden; üretimde, sporda, sanatta ve akademide yer alan başarı hikâyelerine geldik. Fakat hâlâ daha gidecek yolumuz var," sözleriyle, kaydedilen ilerlemeleri takdir ederken, özel eğitim ve engelli hakları mücadelesinde katedilmesi gereken mesafenin bulunduğuna işaret etti. Bu perspektif, geçmiş başarıların bir motivasyon kaynağı olarak görülürken, geleceğe yönelik kararlı adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Spor, Kültür Ve Sanat Özel Eğitimin Ayrılmaz Parçaları
Özel eğitim ile sporun kesişim noktalarına da dikkat çeken Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Spor Aşkı Engel Tanımaz" projesiyle tüm özel eğitim okullarına spor ekipmanları ulaştırıldığını anımsattı. Bu projenin temel amacını açıklayan Kasapoğlu, "Bu proje, okulun bahçesine, sınıfa ve spor salonuna ‘ben de yapabilirim’ duygusunu taşımaktı," dedi. Sporun, engelli bireylerin hayatında özgüvenin geliştirilmesi, sosyal katılımlarının artırılması ve disiplin kazanmaları açısından dönüştürücü bir güç olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca, kültür, sanat ve dijital dönüşümün özel eğitimin ayrılmaz unsurları olduğunu belirten Kasapoğlu, "Özel eğitimi yalnızca pedagojik bir alan değil, hayatın tüm katmanlarına yayılan bir kültür olarak görmeliyiz," diyerek özel eğitimin çok boyutlu ve kapsayıcı niteliğine dikkat çekti.
Kongre Kapsamı Ve Yeni Vizyon Hedefi
35. Ulusal Özel Eğitim Kongresi, yoğun bir bilimsel programla dikkat çekiyor. Kongre kapsamında 100 bildiri oturumu, yaklaşık 500 bildiri, çok sayıda panel ve poster oturumu gerçekleştirilecek. Yaklaşık 3000 katılımcının ağırlandığı bu önemli buluşma, Türkiye'nin özel eğitim alanındaki akademik birikimini ve saha deneyimlerini bir araya getiriyor. Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Sarı, açılış konuşmasında, kongrenin temel amacının özel eğitim alanında bilimsel bilgi paylaşımını ve iş birliğini güçlendirmek olduğunu belirtti. Sarı, bu etkinliğin, ülkenin özel eğitim vizyonuna yeni bir ufuk kazandıracağına olan inancını dile getirdi. Kongre çalışmaları, 02 Kasım 2023 tarihine kadar devam edecek ve özel eğitim alanında geleceğe yönelik önemli kararların ve stratejilerin tartışılmasına zemin hazırlayacak.