Kütahya Simav’da 5.4 Büyüklüğünde Deprem Uzmanlardan İlk Değerlendirme

Deprem uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Kütahya Simav'da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem sonrası değerlendirmelerde bulundu.


04 Şubat 2024 tarihinde Türkiye’nin batı kesimlerinde hissedilen önemli bir sarsıntı yaşandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre saat 12:59’da merkez üssü Kütahya’nın Simav ilçesi olan 5.4 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Yerin 8.46 kilometre derinliğinde meydana gelen bu sarsıntı İstanbul Bursa İzmir gibi büyük şehirler başta olmak üzere çevre illerde de belirgin şekilde hissedildi.


Deprem Uzmanı Prof Dr Süleyman Pampal'dan Kritik Analiz


Meydana gelen depremin ardından bölgenin sismik geçmişi ve mevcut tektonik durumu hakkında ilk değerlendirmeler deprem uzmanı Prof Dr Süleyman Pampal’dan geldi. Prof Dr Pampal Batı Anadolu’daki fay hatlarının aktivitesine dikkat çekerek bölgedeki deprem fırtınası niteliğindeki hareketliliğin devam ettiğini belirtti.


Bölgedeki Fay Hatlarının Dinamikleri Ve Tarihsel Geçmişi


Pampal yaptığı açıklamada bölgenin sürekli sismik aktivite içinde olduğunu ifade etti. Özellikle Sındırgı fayının kırılmasıyla başlayan sürecin ardından 5.0 büyüklüğüne varan binlerce artçı sarsıntının yaşandığını hatırlattı. Pampal Batı’da kırılan Sındırgı fayının etkisinin şimdi doğuya doğru Simav’a kaydığını ve güneye doğru geniş bir alanda fayların bulunduğunu belirtti. Bölgede 1995 yılında 6.0 büyüklüğünde bir depremin yaşandığını ve mevcut fay hattının bu tür sarsıntılar üretebilme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Ege Denizi içinde meydana gelen deprem fırtınası karakteristiğindeki hareketliliğin Sındırgı’nın yakınındaki aynı fay zonuyla ilişkili olduğuna işaret etti.


Batı Anadolu'dan İç Anadolu'ya Uzanan Fay Zonu Ve Risk Potansiyeli


Prof Dr Pampal yaşanan depremlerin Batı Anadolu’dan İç Anadolu’ya doğru devam eden geniş bir fay zonunun kırılmasıyla ilişkili olduğunu açıkladı. Bu bağlamda 2011 yılında Simav’da meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremi ve Sındırgı depremlerini örnek gösterdi. Bölgenin tektonik olarak son derece kırılgan bir yapıya sahip olduğunu belirten Pampal bu fay zonunun genellikle 5.0 ila 6.0 arasında nadiren de 7.0 büyüklüğünde depremler üretebilme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’de 7.0 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı sonuçlar doğurduğunun altını çizdi.


Pampal Türkiye’nin önemli fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın önemine değinmekle birlikte Batı Anadolu’daki fayların genellikle 5.0 ile 6.0 arasında sarsıntılar ürettiğini ve 7.0 ve üzeri büyüklükteki depremlerin bu bölgede daha az görüldüğünü ancak sonuçlarının çok ciddi olabileceğini belirtti. Bu durum ülkenin farklı tektonik bölgelerindeki deprem karakteristiklerinin anlaşılmasının ve ilgili önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi.