Bungalov Faciasında 6 Kişinin Ölümüne Neden Olan İşletme Sahibine 18 Yıl Hapis Kararı
Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde 2023 yılında meydana gelen selde yıkılan ve ruhsatsız işletildiği tespit edilen kamp alanında 6...
Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde yaşanan ve 6 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bungalov faciasına ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Bülent B.'ye 18 yıl hapis cezası verildi. Diğer sanıklar Cenan A. ve Büşra G. ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılırken, Sevcan U.'nun beraatine hükmedildi.
Duruşma Detayları Ve Yaşanan Tartışmalar
Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşması, tutuklu sanık Bülent B. ile olayda yaşamını yitirenlerin yakınları Safiye Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Merve Sude Yaşa, Emine Solmaz ve Çiçek Dinç'in katılımıyla gerçekleşti. Tutuksuz sanıklar Cenan A., Sevcan U. ve Büşra G. ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya iştirak etti. Mahkeme, dosyaya intikal eden raporları okuyarak duruşmaya başladı. Ulusal Kriminal Bürosu'na gönderilen hard disklere ilişkin raporların çözümlenemediği belirtilirken, mahkeme görüntülerinin sosyal medyada yayınlanması ve yayılması nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve erişim yasağı getirilmesi için yazışmaların yapıldığı bildirildi.
Duruşmada, müşteki Safiye Yaşa, mahkeme başkanının İçişleri Bakanlığı'nca hakkında soruşturma izni verilen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu'nu ziyaret ettiğini iddia ederek, bu durumun duruşmanın ve heyetin tarafsızlığına gölge düşürdüğünü ileri sürdü. Bu iddiaların ardından Yaşa ile diğer müştekiler ve avukatları, heyetin çekilmesi (reddiheyet) ve hakimin davadan çekilmesi (reddi hakim) talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı Serdar Aslan, iddialara karşılık olarak, "Ben burada kimseyi tanımıyorum, sadece mahkeme başkanı değil, aynı zamanda komisyon başkanıyım. Söz konusu kişi burada yargılanmıyor. Bizim sanığımız değil. Ben iadeiziyaret gerçekleştirdim" şeklinde açıklama yaptı. Bu açıklama üzerine Yaşa, mahkeme başkanına "Bu dava kamuya mal olmuş bir davadır. Soruşturmaya artık gölge düştü. Sizi reddediyorum. Sizin karar vermenizi istemiyorum" sözleriyle tepki gösterdi. Kısa bir aranın ardından müştekilerin reddi hakim talepleri reddedildi.
Cumhuriyet Savcısının Mütalaası Ve Müştekiye Disiplin Hapsi
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, sanık Bülent B., Büşra G., Cenan A. ve Sevcan U.'nun; maktuller Ahmet Baki Şimşek, Selman Bağışlar, Ümit Solmaz, Rahile Şimşek, Mihriban Bağışlar ve Suna Duman'a karşı "olası kast ile ölüme sebebiyet verme" suçundan, müşteki Kerem Şimşek, Hüseyin Duman ve Mila Duman'a yönelik ise "olası kast ile yaralanmalarına sebep olma" suçundan ayrı ayrı cezalandırılması talep edildi. Savcılık, sanık Bülent B.'nin tutukluluk halinin devamını isterken, diğer sanıklar Cenan A., Büşra G. ve Sevcan U.'nun da hükümle birlikte tutuklanmasını talep etti. Ardından müşteki ve avukatları mütalaaya karşı beyanda bulundu.
Müşteki Safiye Yaşa, beyanında davanın bir üst mahkemeye gitmesi gerektiğini savunarak mahkeme heyetinin dosyaya hakim olmadığını ileri sürdü. Beyanda bulunduğu sırada Yaşa, heyetteki bir hakimin kendisine karşı başını salladığını öne sürerek heyete tepki gösterdi. Mahkeme başkanının uyarılarına rağmen tepkisini sürdüren Yaşa'nın duruşma salonundan çıkarılmasına karar verildi. Çıkmak istemeyen Yaşa, "Siz beni çıkartamazsınız. Ben kızım adına buradayım, öldürün isterseniz beni. Ben duruşmanın düzenini bozmuyorum. Bunun hesabını vereceksiniz" şeklinde bağırarak tepkisini sürdürdü. Bunun üzerine mahkemeye ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyeti, Yaşa'nın duruşma disiplinini bozduğu gerekçesiyle 2 gün disiplin hapsine hükmetti. Kararın ardından diğer müştekiler ile avukatları duruşma salonunu terk etti. Bu esnada avukatlar ile mahkeme başkanı arasında sözlü tartışma yaşandı. Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Levent Taşkoparan ile bir süre makamında görüşen Yaşa, bu esnada rahatsızlanarak ambulansla Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı.
Sanık Bülent B.'Nin Savunması Ve Mahkemenin Kararı
Duruşma, sanık Bülent B.'nin savunması ile devam etti. Bülent B., 26 aydır tutuklu olduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Bugüne kadar adil bir şekilde savunma yapamadığını iddia eden Bülent B., "Ne annem kaldı hakaret edilmedik ne babam ne ailem. Benden 10 bin Dolar istiyorlar. Bende 10 bin Dolar mı kaldı. İşim, gücüm her şeyim zarar gördü. Tahliye olursam pazarlık yapacak güçleri kalmayacak. Söylenenlerin yüzde 90'ı yalan. Biz dere yatağını değiştirmedik. Orayı yaparken 11 kurum kuruluştan görüş aldık ve hepsi olumluydu. Olay pazar günü olsaydı ölen kişi daha fazla olurdu" ifadeleriyle savunmasını sürdürdü. Daha önce ruhsatsız tesis işletme ve mühür bozma suçlarından yargılandığını ve cezasını ödediğini belirten Bülent B., olayın yaşandığı gün sel oluşabileceğine dair bir öngörüsünün olmadığını kaydetti. Barajın patladığını ve ağaçların kürdan gibi kırıldığını ifade eden sanık, "Bana bir kişi burada sel olur dese ben uzak dururdum. Sizlerin de vaktinizi alıyoruz ama herkes dosyadan kurtulmak istiyor, bizim hayatlarımız sönüyor. Bizim yapılarımız orada DSİ raporuna uygun yapıldı. 1 saat boyunca yapıların hepsi suya dayanıyor. Ancak sonrasında 8 metre su geliyor, önünde orman rüsubatıyla birlikte" şeklinde beyanda bulundu.
Avukat beyanlarının ardından duruşmaya yeniden ara verildi ve mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanık Bülent B. için "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 18 yıl hapis cezasına hükmedilerek, tutukluluğunun devamına karar verildi. Diğer sanıklardan Cenan A. ile Büşra G., 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı ve haklarındaki adli kontrol hükümlerinin devamına hükmedildi. Sanık Sevcan U.'nun ise beraatine karar verildi.
İstinaf Mahkemesi Bozma Kararının Gerekçesi
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, daha önceki kararı bozmuştu. Bozma kararında, işletme sahibi tutuklu sanık Bülent B. hakkında failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zamanın nazara alınarak fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, ceza maddesinde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerektiği belirtilmişti. İstinaf, 6 kişinin sele kapılarak ölmesi ve 3 kişinin yaralanmasında asli kusurlu olan sanığın, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle cezalandırılması gerektiğine işaret etmişti.
Ayrıca istinaf mahkemesi, sanık Bülent B. hakkında uygulanan ceza indiriminin, sanığın adli sicil kaydının içeriği, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği ve fiilden sonraki davranışları nedeniyle uygulanmaması gerektiğini belirtmişti. Sanıklardan Cenan A. hakkında da iddianamede ve Cumhuriyet savcısının mütalaasında talep edilmediği halde "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasıyla sanığa ek savunma hakkının tanınmadığını bildirmişti. İstinaf mahkemesi, dosyanın hazırlık aşamasında dinlenen tanıklar Nesrin G. ve Rahmi G.'nin mahkeme huzurunda dinlenmediğini, bu tanıkların ayrıntılı olarak dinlenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Yargılama aşamasında adli emanette bulunan olay yerine ait kamera görüntülerinin yer aldığı iddia edilen 2 hard diskin TÜBİTAK veya mahkemenin belirleyeceği başka bir özel veri firması ve bilirkişiye verilerek çözümüne ilişkin rapor alınmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden tayin edilmesine karar verilmiş, dava dosyası yeniden görülmek üzere Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.
Kırklareli'ndeki Bungalov Faciası Nasıl Yaşanmıştı
Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde 05 Eylül 2023 tarihinde sabaha karşı başlayan sağanak, bölgede su baskınlarına ve dere taşkınlarına yol açmıştı. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, bölgenin son 500 yıldaki en yoğun yağışı aldığı belirlenmiş, 24 saatte metrekareye 196 kilogram yağış düşmüştü. Yoğun yağış nedeniyle Değirmen Deresi'nden taşan su, Demirköy ile İğneada'yı birbirine bağlayan kara yolunu trafiğe kapatmış, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden sağlanmıştı.
Ormancılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü bölgede dizili tomrukların yanı sıra köklerinden sökülen ağaçlar selde sürüklenerek bungalovların bulunduğu tesise ulaşmış, tomruklar ve ağaç kütüklerinin de etkisiyle bungalovlar tamamen sürüklenmişti. Bölgeye sevk edilen ekipler, tesiste kalan 12 kişiden haber alınamaması üzerine geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlatmıştı. Ormanda mahsur kalanlardan 6'sı selin yaşandığı gün kurtarılırken, 05 Eylül'de Rahile Şimşek ve Suna Duman'ın, 06 Eylül'de Ümit Solmaz, Selman ve Mihriban Bağışlar'ın, 07 Eylül'de ise Ahmet Baki Şimşek'in cansız bedenlerine ulaşılmıştı.
Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında işletme yetkililerinden 5 kişi gözaltına alınmış, bir kişi savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen 3 şüpheli tutuklanırken, bir şüpheli adli kontrol şartıyla serbest kalmıştı. Tutuklanan şüphelilerden 2'si, ara tutukluluk değerlendirmesinde adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 08 Kasım 2024 tarihinde yapılan ilk duruşmada tutuklu sanık işletme sahibi Bülent B. "bilinçli taksirle öldürme" suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Tutuksuz sanıklar Cenan A. ile Büşra G. ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılmış, haklarındaki adli kontrol hükümlerinin devamına ve bu kişilerin 2 yıl turizm faaliyetlerinden menedilmesine hükmedilmiş, sanık Sevcan U.'nun ise beraatine karar verilmişti. Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından kamp alanında konaklarken selde yaşamını yitirenlerin yakınları, karara itiraz ederek istinaf mahkemesine başvurmuştu.