64 Yıldır Keçi Kılı Çorap Geleneğini Sürdüren Usta Ustalık Ve Vefanın Timsali Oldu

Trabzon'un Çarşıbaşı ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki İdris Sağlam, hem geleneksel çorap örme ustalığıyla hem de eşi hasta olduğu için ev işlerinde gösterdiği...

Antalya'nın Akseki ilçesinde, artık yöredeki sayılı kişinin vakıf olduğu keçi kılından çorap örme sanatını tam 64 yıldır büyük bir titizlikle sürdüren İdris Sağlam, hem kadim bir geleneği yaşatıyor hem de sağlık sorunlarıyla mücadele eden eşine gösterdiği sarsılmaz bağlılıkla gönüllerde taht kuruyor. Boynundan ipi, ellerinden ise dört şişini bir an olsun ayırmayan Sağlam, el emeği göz nuru ürünlerine gelen yoğun talebe rağmen üretim hızını artıramadığını belirtirken, yaptığı işten büyük keyif aldığını da dile getirdi.


Unutulmaya Yüz Tutan Sanatın Son Temsilcisi

İdris Sağlam, çocukluk yıllarından itibaren keçi kılından çorap örme sanatıyla iç içe bir yaşam sürdü. Bu zanaata 10 yaşında başladığını belirten Sağlam, o döneme ait anılarını şu sözlerle paylaştı: "Eskiden evin altı kahvehaneydi. Arkadaşlar burada çorap örerdi. O zaman onlara bakarak öğrendim. Ben de başladım. Onların hepsi öldü. Aralarında ören tek ben kaldım. Örmeye devam ediyorum." Yöre halkı için geçmişin değerli bir mirası olan bu geleneksel el sanatı, günümüzde İdris Sağlam gibi az sayıdaki usta sayesinde varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Sağlam, çobanlardan temin ettiği keçi kılını öncelikle eğirerek ipe dönüştürüyor, ardından yumak haline getirerek maharetli elleriyle dört şiş kullanarak çoraplara hayat veriyor. Hazırladığı bu özel çorapların çiftini 2.000 Lira'dan satışa sunan Sağlam, eserlerinin her birinin geleneksel ustalığın ve sabrın bir göstergesi olduğunu kanıtlıyor.


Adanmış Bir Yaşamın Yansıması

İdris Sağlam'ın yaşamı sadece el sanatlarına olan bağlılığıyla değil, aynı zamanda 55 yıllık hayat arkadaşı eşi Hanife Sağlam'a gösterdiği eşsiz ihtimamla da çevresinde büyük takdir topluyor. Akciğer hastalığıyla mücadele eden eşinin en büyük destekçisi olan 4 çocuk babası Sağlam, ev düzeninden yemek hazırlamaya kadar tüm ev işlerini üstleniyor ve eşini bir an olsun yalnız bırakmıyor. Sağlık durumunun ciddiyeti nedeniyle Hanife Hanım'ı düzenli olarak hastaneye götürdüğünü aktaran İdris Bey, durumu şu ifadelerle açıkladı: "Eşimi ayda bir veya iki defa hastaneye götürüyorum. Her gitmemizde doktor enfeksiyonu yükseldiği için 10 gün yatırıyor. Ondan sonra kontrole gidiyoruz. Sürekli hastaneye gidip geliyoruz." Bu zorlu süreçte eşine tam anlamıyla destek olduğunu belirten Sağlam, sabahları erken kalkıp çayı demleyerek eşine dinlenmesi için imkan tanıdığını, sofrayı hazırladığını ve bulaşıkları dahi zaman zaman kendisinin yıkadığını ekledi: "Hanım rahatsız. Ben erken kalkarım, ona 'sen yat, çayı ben demliyorum' derim. Sofrayı hazırlıyorum ondan sonra 'kalk' diyorum. Bazen bulaşıkları o, bazen ben yıkıyorum. İdare edip gidiyoruz."


Keçi Kılı Çorabının Özellikleri Ve Yoğun Talep

İdris Sağlam'ın büyük bir özenle ürettiği keçi kılı çoraplar, sağladığı konfor ve benzersiz özellikleriyle dikkat çekiyor. Sağlam, keçi kılının diğer materyallere kıyasla üstün niteliklerini şöyle anlattı: "Koyun yününden de oluyor ama ben keçi kılından yapıyorum. Keçi kılından çorabı kışın karda ayağını soğuk suya sokarak giy üşümezsin, ayağın ateş gibi olur. Yazın giyersen ayağın serin olur. Çok rahattır." Bu doğal yünlü çorapların yazın serinletici, kışın ise ısıtıcı özelliği, onları her mevsim için ideal bir seçenek haline getiriyor. Sağlam, ördüğü çoraplara olan yoğun ilgiyi şu sözlerle ifade etti: "İsteyen çok ama yetişemiyorum. İşi bildikten sonra çorap örmek kolay. Çorap örmekten keyif alıyorum. Yaylalarda arıların yanında örmene devam ediyorum. Vakit geçiriyorum. Gözler görene, zaman bitene kadar yaptığım tüm işlere devam edeceğim." Geçmişte 15 yıl yaylacılık ve son 10 yıldır arıcılık yapan İdris Sağlam, arılarıyla geçirdiği zamanlarda dahi elinden şişlerini düşürmeyerek hem boş zamanlarını değerlendiriyor hem de bu eşsiz geleneği sürdürüyor.


Eşinden Vefa Dolu Sözler

İdris Sağlam'ın 72 yaşındaki eşi Hanife Sağlam da, eşinin kendisine gösterdiği özveriye karşılık takdir ve şükran duygularını dile getirdi. Hayatın tüm zorluklarını birlikte paylaştıklarını ve uyumlu bir yaşam sürdüklerini belirten Hanife Hanım, eşinin yemek pişirmedeki ustalığına dahi vurgu yaptı: "Eşim evde bana yardımcı oluyor. Benden iyi yemek yapıyor. Yaşamımız iyi. Beni hastaneye alıp gidiyor, kolumdan tutuyor. Hiç bırakmaz beni." Eşinin eksikleri giderdiğini ve aralarında hiçbir zaman kötü bir sözün geçmediğini de ekleyen Hanife Sağlam, "Eksikleri getirir. Birbirimize kötü hiçbir lafımız yok. Bu günümüze şükürler olsun." sözleriyle hayat arkadaşına duyduğu derin sevgiyi ve saygıyı gözler önüne serdi.