ABD Ticaret Ve Kalkınma Ajansı Direktör Vekili Hardy: Türkiye Enerji Projelerinde Önemli Bir Kavşak Noktası

Bu yıl 25. kez düzenlenen Dünya LNG Zirvesi ilk kez İstanbul'da gerçekleştirildi. Etkinlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve BOTAŞ Genel Müdürü Abdulvahit Fidan'ın yanısıra ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı Direktör Vekili Thomas Hardy de yer aldı. Habertürk'ten İrem Kuşoğlu Görgü'nün sorularını yanıtlayan Hardy, Türkiye'nin bölgesel doğalgaz ticaret merkezi olma niyeti ve ikili işbirliğine yönelik olarak "Burası dünyanın kavşak noktası ve bu konferansın Türkiye'de düzenleniyor olması hiç şaşırtıcı değil. Bu, Türkiye’nin gaz altyapısındaki liderliğini göstermenin yanı sıra, gazın bölgedeki tüm komşular için emniyet ve...

Bu yıl ilk defa İstanbul'da düzenlenen 25. Dünya Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) Zirvesi, enerji sektörünün önde gelen birçok üst düzey ismini bir araya getirdi. Küresel enerji dünyasının liderlerinin ve hükümet yetkililerinin katılımıyla 02 Aralık ile 05 Aralık tarihleri arasında üç gün süren bu önemli etkinlikte, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) Direktör Vekili Thomas Hardy de yer aldı. Zirve kapsamında, Boru Hatları İle Petrol Taşıma AŞ'nin (BOTAŞ) enerji şirketleri ENI ve SEFE ile imzaladığı uzun dönemli LNG tedarik anlaşmalarının imza töreni de gerçekleştirildi.


Thomas Hardy, zirve sırasında Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'ye özel bir röportaj vererek, ABD'nin LNG yatırımlarına, Türkiye ile ABD arasındaki LNG işbirliklerine, enerji projelerine yönelik Amerikan finansmanına ve geleceğe dönük anlaşmaların çerçevesine dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.


Küresel LNG Piyasasında Dönüşüm Ve ABD'nin Rolü

Hardy, küresel enerji piyasasında, özellikle de LNG sektöründe son dönemde yaşanan gelişmeleri "bir devrim" olarak nitelendirdi ve Sıvılaştırılmış Doğalgaz'ın ABD'nin dış enerji politikasındaki hayati önemini vurguladı. Küresel LNG piyasasında 2025 yılı itibarıyla ABD LNG'sinin rolü ile Avrupa ve Türkiye'nin bu süreçteki konumuna yönelik bir soruya yanıt veren Hardy, görüşlerini şöyle dile getirdi: "Bence şu anda LNG piyasasında bir devrim yaşanıyor. Başkan Trump, Amerikan Enerji Hakimiyeti başkanlık kararnamesini imzaladı. Bu kararname, Amerikan gazının küresel ekonomiye daha fazla sunulmasına yönelik bir vizyon ortaya koyuyor ve bunu da ortaklarımıza uzun vadeli istikrar sağlayacak bir şekilde yapıyor. Bence işin başlangıç noktası da tam olarak burası. İşte bu noktada ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı devreye giriyor; çünkü mesele sadece bunu piyasaya sürmek değil, aynı zamanda bu altyapının, bu altyapıyı kabul edebilecek pazarlarda doğru şekilde hayata geçirilmesini sağlamak."


Türkiye'de bulunma amacının da tam olarak bu olduğuna işaret eden Hardy, sözlerine şunları ekledi: "Benim Türkiye’de bulunma sebebim de tam olarak bu: Hükümet yetkilileri ve özel sektörle görüşerek, ABD’nin, ABD hükümetinin, bölge genelindeki ortakların ABD LNG’sini kabul edebilecek altyapıyı kurmalarına nasıl yardımcı olabileceğini konuşmak. Ve bu da, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde ekonomik büyümeyi teşvik edecek olan şeylerdendir."


Ustda'nın Misyonu Ve Geniş Kapsamlı Enerji Politikası

Yakın zamanda verdiği bir röportajda, yaklaşımlarının tüm enerji projelerini kapsadığını ve yalnızca yenilenebilir enerji gibi tek bir alanla sınırlı kalmadığını ifade eden Hardy, LNG'nin ABD'nin dış ekonomik politikası ve enerji diplomasisi içindeki konumlandırılmasına ilişkin detaylı bilgiler verdi. Hardy, "Ben küresel ekonomiye şöyle bakıyorum; Dünyanın dört bir yanındaki ortaklarımız ve halklarına hizmet edecek, ekonomilerine hizmet edecek, sanayi büyümesini destekleyici enerji istiyorlar ve bunun için sağlam bir baz yük kapasitesine ihtiyaç var. Ve LNG bu gücü sağlıyor. Bence şu dönemi ve LNG’de yaşanan devrimi benzersiz kılan şey, küresel pazara ve küresel müşterilere, ekonomilerini genişletmek isteyen pazarlarda yaygın ekonomik büyümeyi destekleyecek enerjiyi sağlayabilecek bir konumda olmamız. Ama sadece büyümek isteyen piyasalar değil; şu anda gaz erişimi olmayan ya da temel yük gücüne erişimi dahi bulunmayan piyasalar da buna dahil" şeklinde konuştu.


Bu bağlamda USTDA'nın misyonuna da değinen Hardy, kurumun altyapı geliştirme konusunda ABD hükümetinin ilk adımı atan birimi olduğunu belirtti. Finansman süreçlerindeki kritik rolünü şu sözlerle açıkladı: "Sermaye yapısı içinde en erken yatırımı, proje hazırlığı, fizibilite çalışmaları, pilot projeler, tasarım mühendisliği, ön mühendislik ve tasarım çalışmaları gibi alanlarda hibe finansmanı yoluyla biz yapıyoruz. Yani sermayenin bulunmasının en zor olduğu, ancak bir fikri taslaktan konsept aşamasına, oradan da inşaata ve finansmana taşıyacak temeli atan zorlu işleri üstleniyoruz. ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’nın rolü de tam olarak bu: Dünyadaki yükselen pazarlarda bulunan ortaklarımızın, ister bir boru hattı, ister bir LNG terminali, depolama ya da gaz yakıtlı elektrik santrali olsun, bu projeleri hayata geçirmelerine yardımcı olmak. Bunların hepsi küresel ekonominin büyümesi için gerekli, ama aynı zamanda ABD LNG’si için de bir pazar oluşturuyor. ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’nın fark yarattığı yer de burası: Amerikan şirketlerini enerji alanında altyapı geliştirme konusunda lider konuma yerleştirmek."


Türkiye'nin Enerji Kavşağındaki Stratejik Konumu

ABD-Türkiye enerji işbirliğinin bir parçası olarak LNG sektöründe USTDA'nın kendi adına nasıl bir rol gördüğüne yönelik soruya Hardy, Türkiye ile 30 yılı aşkın bir süredir çalışma geçmişleri olduğunu vurgulayarak yanıt verdi. "ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı’nın Türkiye’de enerji geliştirme alanında 30 yıllık bir çalışma geçmişi var ve burada yapılan işlerden ve Türkiye’nin sahip olduğu liderlikten gerçekten çok etkilendik. Sadece bugün bulunduğumuz Dünya LNG Zirvesi bile, BOTAŞ’ın ve bakanlığın, sanayiyi ve dünyanın dört bir yanından hükümet yetkililerini bir araya getirme konusunda ne kadar güçlü bir liderlik rolü üstlendiğini görmemiz açısından iyi bir örnek" ifadelerini kullandı.


Türkiye'nin bölgesel ve küresel enerji haritasındaki konumunu "dünyanın kavşak noktası" olarak tanımlayan Hardy, bu konferansın Türkiye'de düzenlenmesinin şaşırtıcı olmadığını belirtti. Hardy, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu, Türkiye'nin gaz altyapısındaki liderliğini göstermenin yanı sıra, gazın bölgedeki tüm komşular için emniyet ve enerji güvenliği sağlayacak şekilde taşınmasındaki rolünü de ortaya koyan güçlü bir mesaj."


USTDA'nın LNG sektöründe Türkiye'ye hangi finansman ve teknik yardım araçlarını sağlayabileceği ve ABD şirketlerinin Türkiye'nin bölgesel doğalgaz ticaret merkezi olma hedefinde nasıl bir rol oynayabileceği sorusuna ise Hardy şu şekilde yanıt verdi: "Bence ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı, ABD şirketlerini Türkiye’ye getirme konusunda ön saflarda yer alıyor. Dediğim gibi, 30 yıldır Türkiye’de enerji alanında çalışıyoruz. Buradaki zirvede, hem ihracat tarafında yer alan çok sayıda LNG şirketiyle hem de Türkiye’ye ve bölgedeki diğer ülkelere bakan EPC yüklenicileriyle görüştüm. Bugün bize 'Bize yardımcı olun, çünkü burada, bölgedeki ortaklarımızın altyapıya yatırım yapmasına yardımcı olacak yatırımları yapmak için büyük bir pazar fırsatı görüyoruz' diyorlar."


Hardy, bu durumun, ABD Başkanı Trump’ın Amerikan enerji hâkimiyeti vizyonunu hayata geçirmeyi benzersiz kıldığını ve bunu Amerikan şirketlerinin bölgede altyapı geliştirme konusunda lider konuma yerleşmesine yardımcı olacak bir şekilde yaptıklarını belirtti.


Kritik Mineraller: Yeni Bir Küresel Öncelik

ABD ve tüm dünya için son dönemde en önemli konulardan biri olan kritik mineraller meselesine de değinildi. USTDA'nın yakın zamanda kritik mineraller için tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi amaçlayan projelere odaklandığı belirtilirken, Hardy bu durumun USTDA'nın önceliklerine nasıl yansıdığını ve Türkiye'nin bu alanda ABD kurumlarıyla işbirliğini nasıl geliştirebileceğini açıkladı. Hardy, kurum tarihinde ilk kez kritik mineralleri geliştirmeyi küresel bir öncelik haline getirdiklerini ifade etti. Bu stratejik kararın, ABD Başkanı Trump’ın talimatları ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun ekonomik büyümeyi ve ticari diplomasiyi desteklemeye yönelik yönlendirmeleriyle şekillendiğini belirtti.


Hardy, meselenin sadece kritik minerallerle sınırlı olmadığını, bazen buna eşlik eden yardımcı altyapıların da söz konusu olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bunu besleyecek enerji altyapısı, mineralleri pazara ulaştıracak demiryolu hattı gibi konular mevcut. Dolayısıyla, kritik minerallere nasıl yatırım yapacağımıza, daha fazla pazara nasıl sunacağımıza ve bunları dost ellerde tutarak kritik mineraller alanında mevcut tedarik zinciri engellerini nasıl aşacağımıza bütüncül bir yaklaşımla bakıyoruz."