Yeni Gümrük Düzenlemesiyle ABD Üretimi Mercedes Modelleri 2026’Da Türkiye’ye Geliyor

HT Spor'un otomotiv sektörü ve motor sporlarını buluşturan programı OtoSpor'da açıklamalarda bulunan Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, 2018'den beri Türkiye'de satışı olmayan ABD üretimi modelleri 2026'da getireceklerini bildirdi


Türkiye'de otomotiv sektöründe önemli bir dönüşümün kapıları, Eylül ayında yürürlüğe giren yeni gümrük vergisi düzenlemeleriyle aralandı. Bu düzenlemeler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edilen otomobiller için yeni bir dönemi başlatırken, önde gelen otomobil markalarının Türkiye pazarındaki stratejilerini de yeniden şekillendirdi.


22 Eylül 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameyle, Avrupa Birliği (AB) ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) dışındaki ülkelerden ithal edilen binek otomobillere yönelik ek gümrük vergileri uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda, içten yanmalı motorlu ve hibrit araçlara %25, elektrikli ve plug-in hibrit araçlara ise %30 oranında ek vergi getirildi. Aynı gün yürürlüğe giren bir başka kararnameyle ise, 2018 yılından bu yana ABD menşeli otomobillere uygulanan %60 oranındaki ek gümrük vergisi kaldırıldı. Türkiye ile ABD arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması bulunmadığı için, ABD'den ithal edilecek içten yanmalı motorlu araçlara artık genel %25 oranındaki ek gümrük vergisi uygulanmaktadır. Bu yeni yapı, daha önce %60 gibi yüksek bir vergi yüküyle karşılaşan ABD üretimi araçların Türkiye pazarına dönüşünü mümkün kıldı.


ABD Üretimi Mercedes Modelleri Türkiye Yollarına Çıkmaya Hazırlanıyor


Yeni düzenlemelerin ardından, Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, HT Spor'un OtoSpor programında yaptığı açıklamada, markanın son 8 yıldır Türkiye'de satışı olmayan ABD üretimi modellerini 2026 yılından itibaren Türkiye pazarına sunacaklarını duyurdu. Bekdikhan, bu gelişmenin sektörde heyecan yarattığını belirtti.


Bekdikhan'ın açıklamalarına göre, Mercedes-Benz'in ABD'de üretilen popüler E-SUV modelleri GLE ve GLS'nin 2025 yılının Şubat ayında Türkiye'de satışa sunulması hedeflenmektedir. Şirket, yeni gümrük vergisi düzenlemelerinin ABD'den gelecek araçların fiyatlarında küçük de olsa bir avantaj yaratma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Geçtiğimiz yıl deneme amaçlı olarak 100 adet GLE modelinin getirildiğini hatırlatan Bekdikhan, "Şimdi ise gümrük vergilerindeki değişimin ABD'den gelecek araçların fiyatlarında küçük de olsa ilave avantaj yaratma ihtimali mümkün olabilecek. Talebe göre GLE ve GLS adetlerini artırabiliriz" ifadelerini kullandı. Bu iki modelin yanı sıra, Mercedes-Benz'in 2026 yılında Türkiye'ye getirmeyi planladığı diğer modeller de netleşti. Bu kapsamda, Ocak 2026'da yeni CLA'nın benzinli versiyonu, Mart 2026'da yeni GLB'nin elektrikli modeli, 2026'nın üçüncü çeyreğinde yeni GLB'nin benzinli versiyonu, Mayıs 2026'da yeni GLC'nin elektrikli modeli ve 2026 yılının sonunda da yeni C Serisi'nin elektrikli versiyonunun Türkiye yollarında olması beklenmektedir. Böylece, Mercedes-Benz'in ABD'deki fabrikalarından çıkan toplamda yedi farklı modelin Türkiye pazarına giriş yapması planlanmaktadır.


Elektrikli Araç Hedeflerine Türkiye'de Daha Hızlı Ulaşılacak


Şükrü Bekdikhan, canlı yayın sırasında markanın global hedeflerine de değindi. Mercedes-Benz'in global stratejisinde, 2030 yılı itibarıyla toplam satışlarının %50'sinin elektrikli modellerden oluşması hedeflenmektedir. Türkiye pazarının bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynayacağını vurgulayan Bekdikhan, ülkedeki elektrikli araçlara olan ilgiyi ve hızlı adaptasyonu işaret etti. Bekdikhan, "2025'te satışlarımızın %22'si elektrikli modellerden oluştu. 2026'da yeni modellerin de desteği ile bu oranı %28'e çıkacak. Markanın 2030 hedefi ise satışların %50'sinin elektrikli modellerden oluşması. Fakat biz bu hedefe yeni CLA özelinde 2026'da ulaşabiliriz" sözleriyle Türkiye'nin elektrikli araç dönüşümünde global hedeflerin önüne geçebileceğinin sinyalini verdi. Bu durum, Türkiye pazarının elektrikli mobiliteye geçiş sürecindeki dinamizmini ve Mercedes-Benz için taşıdığı stratejik önemi gözler önüne serdi.