Ak Parti 23 Yıllık İktidarında Türkiye’ye İstikrarlı Bir Dönem Kazandırdı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 2001'de kurulan AK Parti, Türk siyasi tarihinin çok partili döneminde, 3 Kasım...



Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), kuruluşunun 23. yıl dönümünde Türkiye siyasetindeki kalıcı etkisini ve uzun soluklu iktidar sürecini pekiştirdi. Partinin bu yolculuğu, lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel mücadelesiyle başlayarak, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir istikrar dönemine evrildi.



Erdoğan'ın Siyasi Yasağı Ve Ak Parti'nin Doğuşu



Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kariyerinde dönüm noktası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürürken Siirt'te okuduğu "Asker Duası" isimli şiir nedeniyle 1999 yılında 10 ay hapse mahkûm edilmesi ve siyasi yasaklı hale gelmesiyle yaşandı. Pınarhisar Cezaevi'nden tahliye edildikten sonra başlattığı ve ülke genelinde vatandaşlarla buluştuğu "Erdemliler Hareketi", 14 Ağustos 2001 tarihinde AK Parti adıyla Türk siyaset sahnesine resmen çıktı.



Parti, Genel Başkan Erdoğan'ın siyasi yasağı nedeniyle aday olamadığı 03 Kasım 2002 genel seçimlerinde tek başına iktidara geldi. O günden bu yana kesintisiz olarak hükümetler kuran AK Parti, Türk siyasi tarihinin çok partili döneminde en uzun süre kesintisiz iktidarda kalan parti unvanını elde etti.



Demokratik Dönüşüm Ve Yasakların Kaldırılması



AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, partinin iktidara gelişinin yıl dönümünde Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, son 23 yılda halkın iradesiyle birlikte bir başarı hikayesi yazıldığına dikkat çekti. Ala, bu sürenin hem dünyaya hem de bölgeye örnek olacak siyasi başarılarla dolu olduğunu vurgulayarak, özellikle bölge ülkelerindeki savaşlar ve iç kargaşalar göz önüne alındığında bu başarının öneminin daha iyi anlaşıldığını ifade etti.



Geçmişte dış politikadan milli güvenliğe, milli eğitimden Türkiye'nin temel meselelerine kadar pek çok politikanın vesayet odakları tarafından belirlendiğini hatırlatan Ala, AK Parti iktidarıyla siyasette önemli bir makas değişiminin gerçekleştiğini belirtti. 03 Kasım 2002'de iktidara geldiklerinde ülkenin 28 Şubat darbesinin ağır karanlığı altında, ekonomik krizlerle boğuşan ve siyaseti çok parçalı bir yapıya sahip bir ülke olduğunu anımsatan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun akabinde Sayın Cumhurbaşkanımızın da tabiriyle, millet AK Parti'yi kurdu, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi de adını koydu. Ondan sonra din ve vicdan özgürlüğünün üzerindeki bütün yasakları, altını çiziyorum demokratik yollarla ortadan kaldırdık. Bunu başarabilmiş bir İslam ülkesi yok. Hiçbir şiddet olayına karışmadan, millete bir bedel ödettirmeden, tamamen milletin iradesini idareye hakim kılarak, her türlü saldırı ve provokasyona karşı da dirayetli ve uyanık durarak bu işleri başarmıştır. Liderinin dirayetli duruşu, kadrosunun birikimi ve bunun millete uyandırdığı güven dolayısıyla Türkiye bu başarılara imza attı."



Ala, son 23 yılda Türkiye'nin siyasi alanda büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade ederek, siyaseti demokratik bir otobana çıkardıklarını ve artık kimsenin siyasete yön çizemediğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşundan bu yana yürüttüğü demokratik mücadelenin Türkiye'nin istikrarına yön verdiğini belirten Ala, "Hiçbir zaman şapkasını alıp gitmedi. Her türlü saldırıya karşı demokratik mücadele azminden geri adım atmadı. Her zaman millete güvendi ve kriz anında millete başvurdu." dedi.



Yirmi Üç Yıllık İstikrar Ve Kazanımlar



AK Parti'nin seçimlerde gösterdiği başarının dünyada örneğinin olmadığını ve bu başarının temelinde milletin, AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyduğu güvenin yattığını vurgulayan Ala, şunları kaydetti: "Bu, milletin AK Parti'ye ve kendi liderine duyduğu güvendir. Liderinin de milletine duyduğu saygının sonucudur. Ondan aldığı iradeyi ve emaneti hiçbir şart altında başkasına teslim etmedi, yolundan dönmedi. AK Parti de milletimiz de lider de dimdik durdu. Bu üç iradenin, üç siyasal davranışın sonucu, Türkiye 23 yıllık istikrarlı bir dönem kazandı."



Türkiye'nin bugün savunma sanayisinde katettiği mesafenin dünyada gıptayla izlendiğine dikkat çeken Efkan Ala, dış politikadaki gelişmelere değinerek, önceden Türkiye üzerinde hesaplar yapılırken, şimdi bölgedeki hesapların hepsinde Türkiye'nin masada olduğunu belirtti. Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyada liderler diplomasisini yürüten en etkili iki üç liderden biri olduğunu vurgulayarak, bunların Türkiye'nin ve milletin çok kıymetli başarıları olduğunu ifade etti.



Sivil Anayasa Hedefi



AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, yeni ve sivil bir anayasa hedefinin Türkiye'nin demokrasi yolculuğunun en önemli adımlarından biri olacağının altını çizdi. Ala, şu değerlendirmelerde bulundu: "Artık korkular üzerine inşa edilmiş, milletin iradesini sınırlandırmayı, kontrol etmeyi, baskı altına almayı temel hedef ve vesayet edinmiş bir anayasa yerine, milletin özgürlüklerini garanti altına alan, hürriyetlerinin önünü açan, milletin hedeflerine doğru hızla gitmesinin garantilerini ortaya koyan, iyi işleyen bir devleti ve her türlü otorite karşısında hak ve özgürlükleri güvenceye alan bir bireyi esas alan bir anayasa yapma zamanı geldi de geçiyor."



Cumhur İttifakı Ve Gelecek Vizyonu



Türkiye'nin artık vesayetten kurtulduğuna ve siyasal iradenin idareye hakimiyetinin tesis edildiğine dikkat çeken Ala, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhur İttifakı, bugün birçok badire karşısında kenetlenmiş durumda, ülkenin hedeflerine doğru yürümesinin garantisi ama siyaset veya ülke zayıfladığında geriye gitmemeli. Onun garantisini sivil iradenin ortaya koyduğu bir anayasa ile sağlayabiliriz. O Türkiye'nin garanti belgesi, garantili bir demokrasi belgesi olacaktır. Darbe dönemlerinin defolu demokrasilerinden kurtulup, Türkiye'nin önünü açacak bir anayasanın vakti geldi. Burada uzlaşma, 86 milyonun rızasının alınması ve müzakere süreci çok önemlidir. Herkes fikrini söyleyecek ama genel kabul gören bir sürecin işletilmesi önemli. İnşallah Türkiye buna ulaşacaktır. Biz elimizden geleni yapacağız, herkes de elinden geleni yapmalıdır."



Erdemli Diplomasi Ve Küresel Rol



Dış politikada "erdemli diplomasi" anlayışının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurumsallaştığını dile getiren Ala, "AK Parti kurulurken 'Erdemliler Hareketi' dedik. Bugün de Türkiye'nin dış politikası, erdemli bir dış politikadır. Biz vicdanın ve insanlığın diplomasiye hakim olmasının bayraktarlığını yapıyoruz." dedi.



Ala, Birleşmiş Milletler'de (BM) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı konuşmaların küresel ölçekte yankı uyandırdığını, "Dünya 5'ten büyüktür" ve "Daha adil bir dünya mümkün" çağrılarının bugün dünyada herkes tarafından dile getirildiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'de ortaya koyduğu dış politika vizyonunun "Erdemliler Hareketi'nin" somut örneği olduğunu belirten Ala, şöyle devam etti: "Orada adaletten, insan haklarından, insanlığın vicdanından bahsediyor, mazlumların haklarını dile getiriyor. Zulmün payidar olmayacağını, zulme karşı bütün insanlığın yek vücut, tek parça olarak durması gerektiğini söylüyor. Ve bunları o işleri yapanların, o zulmü yapanların gözünün içine baka baka söylüyor. Tarihimizin ve inancımızın bize yüklediği misyonun temsilciliğini yapıyor. Bundan hepimiz gurur duyuyoruz. Onun için de destek azalmıyor, destek artıyor. Türkiye'nin bizim tarihimizden bize emanet olan dış politika anlayışına, sadece bölgemizin değil, insanlığın ihtiyacı var."



Efkan Ala, Türkiye'nin artık sadece kendi içinde değil, uluslararası alanda da barışa katkı sunan bir ülke haline geldiğini, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda, Suriye'de, Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Libya’da, Sudan'da, Somali'de, Bosna Hersek'te ve birçok yerde adil ve erdemli bir güç olarak duruma vaziyet ettiğini aktardı.



Terörle Mücadelede İleri Adımlar



Genel Başkanvekili Ala, Türkiye'nin hem "Terörsüz Türkiye" vizyonuyla tarihi bir eşiğe geldiğine de değindi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine vurgu yapan Ala, "Terör belasından kurtulacak olan Türkiye, emin adımlarla orada ilerliyor. Türkiye artık başarıdan başarıya koşacaktır, yeni dönemlerin kapılarını açacaktır. Geçen 23 yılda yapılanlar, şimdi ulaşılacak hedeflere imkan ve atmosfer sağlamıştır. Onun için bugün Terörsüz Türkiye'den söz edebiliyoruz. Çünkü biz daha önce yapılması gereken işleri yaptık, atılması gereken adımları attık." değerlendirmesinde bulundu.