PKK’nın Çekilme Kararı Terörsüz Türkiye Sürecinin Somut Bir Sonucudur
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, PKK terör örgütünün Türkiye'den çekilme kararını değerlendirdi
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terörle mücadelede gelinen aşamayı ve PKK'nın son çekilme kararıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik, örgütün Türkiye toprakları içindeki unsurları ile Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgedeki silahlı ve yasa dışı yapılarını feshetmesi ve silah bırakmasının, "terörsüz Türkiye" sürecinin temel gündem maddesi olduğunu belirtti. Bu gelişmeleri, uzun vadeli bir yol haritasının somut sonuçları olarak nitelendirdi.
AK Parti Sözcüsü, PKK'nın silah bırakma yönündeki kesintisiz ilerlemesinin "terörsüz Türkiye" vizyonunun yol haritasının ana başlığını oluşturduğunu vurguladı. Son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte, PKK'nın Türkiye'den çekilme kararı alması ve silahsızlanma sürecine yönelik yeni adımların kamuoyuna duyurulması, "terörsüz Türkiye" hedefine giden yoldaki ilerlemenin elle tutulur işaretleri olarak kayda geçti. Terör unsurlarının Türkiye coğrafyasından ayrılması ve silah bırakma girişimlerine dair açıklamalar, belirlenen ana amaca uygun ilerlemeler olarak değerlendirildi. Çelik, uygulanan yol haritasının "terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda olumlu neticeler vermeyi sürdürdüğünü ifade etti.
Ömer Çelik, "terörsüz Türkiye" sürecinin, Türk demokrasisinin her türlü tehditten arındırılması maksadıyla atılmış stratejik ve tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Bu sürecin doğal ve ayrılmaz bir uzantısı olarak görülen "terörsüz bölge" hedefinin ise, komşu ülkeler başta olmak üzere yakın coğrafyada terör örgütleri aracılığıyla emperyalist bir vesayet kurulmasına karşı net bir duruş sergilediğini dile getirdi. Bu vizyonun, bölgesel barış ve istikrar için de kritik bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.
Sözcü Çelik, bu stratejik ilerlemenin ardındaki siyasi zemini de açıkladı. MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin tarihi çağrısıyla oluşan stratejik-politik alt yapının ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın yüksek iradesiyle sürecin bir devlet politikasına dönüşmesinin, günümüzün gerekliliklerine ve çevresel meydan okumalara yanıt veren geniş bir çerçeve oluşturduğunu belirtti. Bu birlikteliğin, devletin tüm kademelerinde teröre karşı ortak bir mücadele azmi yarattığına dikkat çekti.
Bu önemli sürecin olgunlaşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) de kritik bir rol oynadığını ifade eden Çelik, farklı partilerden teşekkül eden Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının ve yol göstericiliğinin, sürecin yegane "siyasal öznesinin" milli irade olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu kaydetti. Komisyonun bu yöndeki katkılarının, sürecin meşruiyetini ve geniş tabanlı desteğini pekiştirdiğini aktardı.
AK Parti Sözcüsü, bundan sonraki aşamada silah bırakma ve örgütün kendini feshetme sürecinin kesintisiz devamına yönelik adımların atılmasının, belirlenen hedeflere ulaşılmasını sağlayacağını dile getirdi. Fesih ve silah bırakma sürecinin istikrarlı bir şekilde ilerlemesiyle, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çizeceği pozitif çerçevenin daha da netleşeceğini belirtti. Çelik, sürecin her türlü provokasyondan korunması için azami dikkatin gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Yakın coğrafyada gelişen kaos siyasetlerinin arkasındaki odakların, siyasi, istihbari ve fiili sabotaj girişimlerinin farkında olduklarını ve bunlara karşı kararlılıkla yol haritasını işlemeye devam ettiklerini ifade etti.
Farklı siyasi görüşlere sahip partilerin bu süreçteki varlığının ve desteğinin Türkiye için büyük bir siyasi zenginlik olduğunu belirten Çelik, bu durumun sürecin gücüne güç kattığını söyledi. Bu siyasi zenginliğin, "devletimizin niteliklerine" ve "milletimizin değerlerine" uygun bir şekilde korunarak ana hedefe ilerlemesinin yol açıcı olacağını dile getirdi. Sözcü, süreci ana odağından uzaklaştıran haksız isnatlara, iftiralara ve marjinal veya maksimalist yaklaşımların yol haritasını zehirleyici yan etkiler oluşturmasına asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizdi.
Ömer Çelik, her bir vatandaşın desteğiyle ve milletin kardeşliği, tarih ile kader birliğiyle belirlenen hedeflere doğru kararlılıkla ilerlendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın yüksek devlet iradesiyle devletin tüm kurumlarının "terörsüz Türkiye" hedefi için kesintisiz bir biçimde çalışmaya devam ettiğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu kritik gündeme tamamen hakim olduğunu sözlerine ekledi.