Türkiye’nin Terörle Mücadeledeki Tavizsiz Kararlılığı Vurgulandı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan MKYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada Terörsüz Türkiye’de taviz yok dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, ulusal ve uluslararası gündemi değerlendirirken, Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığını, sosyal konut projelerindeki başarısını ve Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki arabuluculuk rolünü özellikle vurguladı. Açıklamaları, devletin güvenlik politikalarından sosyal projelere, diplomasiden bölgesel gelişmelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadı.
Sosyal Konut Projeleri Ve Küresel Kriz
Ömer Çelik, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sosyal konut projelerinin, sadece fiziksel olarak barınma ihtiyacını karşılamanın ötesinde anlamlar taşıdığını belirtti. Küresel ölçekte yaşanan konut sıkıntısının şehirlerde ciddi eşitsizliklere yol açtığına dikkat çeken Çelik, bu bağlamda Türkiye'nin hayata geçirdiği projelerle dünyadan pozitif ayrıştığını ifade etti. Bu projelerin, sosyal adaleti sağlama ve kentlerdeki eşitsizlikleri azaltma yönünde stratejik bir rol oynadığını dile getirdi.
Terörle Mücadelede Kesin Tavır
Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşma konusundaki kararlılığına vurgu yapan Çelik, Cumhur İttifakı'nın bu alandaki kapsamlı stratejisini detaylandırdı. Çelik, devletin hem sert güç unsurlarıyla hem de diplomasi gibi yumuşak güç unsurlarıyla hareket ettiğini belirterek, odak noktasının PKK'nın tüm unsurları ve uzantılarının silah bırakması olduğunu kaydetti. Çelik, bu süreçte hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adımlar atıldığını dile getirdi ve eleştirilere açık olduklarını ancak süreci sabote etmeye çalışan gayri meşru yaklaşımlara asla müsaade edilmeyeceğini kesin bir dille ifade etti. Ömer Çelik, konuşmasında, milletin müsterih olmasını isteyerek, "Devletimizin nitelikleri konusunda pazarlık, taviz söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ulusal güvenliğin herhangi bir ödüne kapalı olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.
SDG'nin Silah Bırakması Gerektiği Vurgusu
PKK'nın Suriye kolu olarak tanımlanan SDG (Suriye Demokratik Güçleri) meselesine de değinen Çelik, Türkiye'nin bu konudaki tutumunun net olduğunu aktardı. Çelik, Mazlum Abdi'nin İmralı ziyareti iddiaları üzerine isim odaklı yorum yapmaktan kaçınarak, meselenin işleyişine ve geldiği noktaya odaklanmanın önemini vurguladı. Türkiye'nin hasmı olmadığını iddia eden her yapının, bu tavrını fiilen göstermesi gerektiğini belirten Çelik, "SDG, PKK’nın Suriye koludur ve Türkiye için tehdit olmaktan çıkmalıdır" dedi. Milli güvenliğin pazarlık kabul etmez ve ertelenemez bir konu olduğunu dile getiren Çelik, Cumhur İttifakı'nın tam bir mutabakatla SDG'nin de silah bırakması gerektiği yönünde birleştiğini açıkladı. Bu meselenin hem bölgenin hem de Türkiye'nin güvenliği için hayati önem taşıdığını belirten Çelik, bazı güçlerin terör örgütlerini vekil olarak kullanmaya son vermesi çağrısında bulundu. Türkiye'nin olumlu adımları gördüğünü ancak her olumsuz adıma da kararlılıkla cevap verileceğini sözlerine ekledi.
Rusya-ukrayna Savaşı'nda Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü
Ömer Çelik, küresel gündemin önemli maddelerinden Rusya-Ukrayna Savaşı'nın G20 zirvesinde de ele alındığını belirtti. Amerika Birleşik Devletleri tarafından hazırlanan 28 maddelik bir barış planının tartışıldığını ve Rusya'nın elinde tuttuğu toprakların durumu gibi konuların müzakere edildiğini aktardı. Türkiye'nin bu konudaki görüşlerinin net olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dengeli bir formülün bulunması noktasında arabulucu rol oynayabileceği ifade edildi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile doğrudan görüşebilen tek lider olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin bu savaşta barışçıl çözüm çabalarına liderlik etme potansiyelini vurguladı. Bu diplomatik konumun, Türkiye'ye uluslararası arenada özel bir sorumluluk yüklediğini belirtti.