Üç Bakanlık Akran Zorbalığına Karşı Kapsamlı Mücadeleyi Güçlendirdi

Türkiye genelinde çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalıyor. Artan risklere karşı Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları...



Çocukların sosyal, duygusal ve akademik gelişimlerini derinden etkileyen akran zorbalığı, Türkiye'de en sık rastlanan çocuk koruma sorunlarından biri olarak öne çıktı. Dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra siber zorbalık da endişe verici boyutlara ulaştı. Bu ciddi toplumsal sorunla mücadele etmek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları koordineli bir şekilde çok boyutlu stratejiler geliştirdi ve uygulamaya koydu.



2022 yılında gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, çocukların %13,8’inin ayda en az bir kez akran zorbalığına maruz kaldığını gözler önüne serdi. Bu oran, kız çocuklarında %14,2, erkek çocuklarında ise %13,4 seviyesinde kaydedildi. Bu veriler, zorbalığın cinsiyetler arası dağılımındaki hassasiyeti de ortaya koydu.



Bakanlıkların Ortak Mücadele Cephesi



Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ülke genelinde 81 ilde Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri aracılığıyla 139 farklı eğitim programı düzenledi. Bu programlar kapsamında toplamda 9 bin 504 çocuğa ulaşıldı. Söz konusu eğitimlerde akran zorbalığı, siber zorbalık, güvenli iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi kritik konular detaylı bir şekilde işlendi. Bakanlık ayrıca, ebeveynlere yönelik geliştirdiği "İlk Öğretmenim Ailem" adlı mobil uygulamasıyla 1 milyon 25 binden fazla kullanıcıya erişim sağladı. Uygulama, zorbalığın türleri, belirtileri ve etkili çözüm yolları hakkında kapsamlı ve pratik bilgiler sundu. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) iş birliğiyle yürütülen "Akran Zorbalığı Odaklı Psikososyal Destek ve Pozitif Ebeveynlik Programı" da Bakanlığın önemli girişimlerinden biri oldu. Bu program çerçevesinde 6-18 yaş gruplarına yönelik, 8 oturumdan oluşan özel bir eğitim modeli hayata geçirildi. Program, hem çocuklarda akran zorbalığına karşı farkındalık oluşturmayı hem de ebeveynlerin bu tür durumlarla baş etme becerilerini güçlendirmeyi hedefledi.



Sağlık Bakanlığı ise Sağlıklı Hayat Merkezleri, Göç Sağlığı Merkezleri ve hastaneler bünyesinde görev yapan psikolog, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişim uzmanları aracılığıyla akran zorbalığına karşı çok yönlü hizmetler sundu. 2025 yılının ilk dokuz ayında, akran zorbalığı nedeniyle 5 bin 23 birey doğrudan başvuruda bulundu. Bu başvurular sonucunda toplam 14 bin 326 danışmanlık hizmeti sağlandı. Ayrıca, bin 869 eğitim programı düzenlenerek 107 bin 306 kişiye bu konuda farkındalık kazandırıldı. Bakanlığın uyguladığı EASE Programı ise çocukların duygusal becerilerini geliştirmeye odaklanan 7 haftalık grup çalışmalarıyla dikkat çekti ve bu alanda önemli başarılar elde etti.



Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini kullanarak koruyucu ve önleyici çalışmaların öncülüğünü üstlendi. Ülke genelinde görev yapan 44 bin 129 rehberlik öğretmeni, risk analizi, duygusal farkındalık, iletişim becerileri geliştirme ve zorbalıkla mücadele gibi alanlarda etkin faaliyetler yürüttü. 2024-2025 eğitim öğretim yılında, 6 milyon 393 bin 853 öğrenciye ve 60 bin 605 öğretmene akran zorbalığı ile şiddetle mücadele eğitimleri verildi. Buna ek olarak, 338 bin 590 veli de bilgilendirme programlarına katılım gösterdi. Bakanlık, sosyal duygusal beceri programları vasıtasıyla 2025 yılında 5,2 milyon öğrenciye ve 39 bin öğretmene destek sağladı. Bu programlar, öz farkındalık, öfke kontrolü, şiddetle başa çıkma, empati ve sağlıklı iletişim gibi temel başlıkları kapsadı.



Dijital Zorbalıkla Mücadele Ve Farkındalık Çalışmaları



Dijitalleşmenin getirdiği yeni risk alanlarından biri olan siber zorbalığa karşı Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin bilinç düzeyini artırmak amacıyla özel farkındalık programları hazırladı. İlkokul düzeyindeki çocuklar için "İkizlerin Hikâyesi" ve "Kahramanın Maceraları" gibi pedagojik hikâye kitapları dağıtıldı. Öğretmenler ve veliler için ise siber zorbalık konusunda bilgilendirici broşürler, sunumlar ve rehberler yayımlanarak tüm paydaşların konuya hakim olması hedeflendi.



Okullardaki Önleyici Tedbirler Ve Yasal Düzenlemeler



2024 yılında yayımlanan "Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi", şiddet ve zorbalıkla mücadelede okullara düşen görevleri detaylandırdı. Genelge kapsamında öğrencilere öfke kontrolü, stres yönetimi, etkili iletişim becerileri ve güvenli davranış modellerine ilişkin içerikler sunuldu. Okullardaki rehberlik servisleri, zorbalık eylemine karışan öğrenciler ile zorbalığa maruz kalan öğrencilere yönelik ayrı ayrı psikoeğitim programları uygulayarak bireysel destek sağladı.



Kamuoyunda Artan Algı Ve Uzman Görüşleri



Akran zorbalığına ilişkin basında çıkan haber sayılarındaki artış ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvurularındaki çoğalma, konunun kamuoyunda daha fazla görünürlük kazandığına işaret etti. Ancak yapılan analizler, haberlerin yaklaşık yarısının bilgilendirici içeriklerden oluştuğunu ve olayların %70’inin okul dışı ortamlarda meydana geldiğini ortaya koydu. Yetkililer, kamuoyundaki "akran zorbalığı vakaları artıyor" algısının, çoğunlukla aynı olayın farklı başlıklar altında tekrar haberleştirilmesinden kaynaklandığını belirtti.



Uzmanlar, akran zorbalığının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde derin sonuçları olan çok boyutlu bir sorun olduğuna dikkat çekti. Aile, okul ve ilgili kurumlar arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirilmesi, erken müdahale modellerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika geliştirilmesi ve çocuk katılımı mekanizmalarının artırılmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı. Türkiye’de 2025 yılı boyunca yürütülen eğitimler, dijital uygulamalar ve psikososyal destek programları, çocuklar, aileler ve öğretmenler için güçlü bir koruma ağı oluşturdu. Ancak uzmanlar, akran zorbalığıyla mücadelenin uzun vadeli ve sürekli bir çaba gerektirdiğini ısrarla belirtti.