Anne Ve Üç Çocuğunun Can Verdiği Yangın Davasında Tutuklu Sanık Kalmadı
DİYARBAKIR’da anne ile 3 çocuğunun hayatını kaybettiği yangınla ilgili 18 şüphelinin 22'şer yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davada mahkeme,...
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde meydana gelen ve bir anne ile üç çocuğunun yaşamını yitirdiği feci yangınla ilgili yargılamada, tutuklu bulunan tüm sanıklar tahliye edildi. Dava, 2026 yılının Şubat ayına ertelendi.
Korkunç Yangın Ve Dört Can Kaybı
Olay, 05 Haziran tarihinde Fırat Mahallesi 564'üncü Sokak'ta bulunan 13 katlı bir apartmanda yaşandı. Akşam saatlerinde elektrik şaft boşluğundan çıktığı değerlendirilen yangın, kısa sürede merdiven boşluklarını yoğun dumanla kapladı. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri, sepetli vinçler ve yakındaki bir nakliye şirketine ait eşya taşıma asansörü yardımıyla binada mahsur kalan vatandaşları tahliye etti. Dumandan etkilenen 17 kişi ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, tedavi altına alınanlardan 36 yaşındaki Bircan Çavdar ile çocukları Yunus Emre (12), Elif Çavdar (10) ve Zeynep Çavdar (4) ne yazık ki kurtarılamadı. Hayatını kaybeden anne ve çocukları, 06 Haziran'da Bağlar ilçesindeki Yeniköy Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Soruşturma Süreci Ve İlk Tutuklamalar
Meydana gelen bu facianın ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yapı denetim sorumlusu B.C., müteahhit M.A. ve denetim şantiye şefi M.S.A., "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan tutuklandı. Diğer 14 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca, hakkında yakalama kararı bulunan bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Yangının Kaynağına Dair İtfaiye Raporu
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, yangına müdahale süreci detaylı bir şekilde açıklandı. Rapora göre, ihbarın saat 18.11'de alınmasının ardından ekiplerin saat 18.12'de çıkış yaptığı ve saat 18.17'de olay yerine ulaşarak müdahaleye başladığı belirtildi. "Yangına 11 araç ve 44 personel ile müdahale edilmiştir. 50 ton su kullanılmıştır" ifadelerinin yer aldığı raporda, yangının hem alev hem de yoğun duman oluşturduğu vurgulandı. Raporda dikkat çeken en önemli tespit ise şuydu: "Zemin katından çatı bölümüne kadar bina içerisinde bulunan elektrik şaftı, çatının tamamı ve asansör dairesi yanmıştır. Binanın şaft boşluğunda bulunan elektrik tesisatının yanması sonucu yangının meydana geldiği kanaatine varıldı."
İddianame Ve Talep Edilen Cezalar
Soruşturma sürecinin tamamlanmasının ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 3'ü tutuklu olmak üzere toplam 18 sanık hakkında iddianame hazırladı. Hazırlanan iddianame, Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede, 18 sanık hakkında "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 22'şer yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi. Mahkeme, bu iddianameyi kabul ederek davanın önünü açtı.
İlk Duruşma Ve Sanıkların Savunmaları
Davanın ilk duruşması Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar, sanık müdafileri, hayatını kaybeden Çavdar ailesinin yakınları ve onların avukatları katıldı. Tutuklu sanıklar savunmalarında suçsuz olduklarını iddia etti. İlk savunmayı yapan tutuklu yapı denetim sorumlusu B.C., binanın yapım sürecinde doğrudan bir dahiliyetinin olmadığını dile getirdi. Binanın 10 yıldır yapı denetim belgesine sahip olduğunu ve 2018 yılında iskan ruhsatı verildiğini hatırlatan B.C., "Bu da binanın yapı denetime uygun olduğuna işarettir. Diğer bloklarda hiçbir sorun yok. Bu blokta elektrik kaynaklı yangın çıkmış ama benim bununla hiçbir alakam yok. Vefat edenler dumandan etkilenmiş. Bizim hiçbir kusurumuz yok" diyerek beraatini talep etti.
Müteahhit M.A. ise söz konusu bloğu 11 yıl önce teslim ettiklerini belirterek, "Şimdiye kadar 32 blok yaptım, hiçbirinde sorun yaşanmadı. Binayı projeye uygun yaptık, teslim ettik ve iskan raporu aldık. Madem eksik vardı, belediye neden iskan verdi? Belediye defalarca kontrol etti. Yanan binada yeğenlerim oturuyordu, birden fazla kendi ailem oradaydı. Herhangi bir kusurum yok" şeklinde konuştu. M.A., 5 aydır tutuklu olduğunu ve işlerinin yarım kaldığını ifade ederek tahliyesini istedi.
Tutuklu denetim şantiye şefi M.S.A. ise binanın yüzde 85'i tamamlandığında elektrik kablolamasına başlandığını, bu sırada görevinden ayrıldığını savundu. Sağlık sorunları yaşadığını dile getiren M.S.A., "4 aydır tutukluyum, 4 kez hastaneye kaldırıldım. Kanser hastasıyım, rutin kontrollerimi yaptıramıyorum. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
Tutuksuz sanıklar arasında yer alan elektrik, elektronik ve inşaat mühendisleri de savunmalarında yangında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Öte yandan, müştekiler ise şikayetlerini ilginç bir şekilde sanıklardan ziyade, yangına müdahale eden itfaiye ekiplerinin eksikliklerine yönelttiklerini ifade etti.
Mahkemenin Kararları: Tüm Tutuklu Sanıklar Serbest
Duruşmada iddia makamı, katılmayan bir sanık hakkında zorla getirilme kararı verilmesini talep ederken, tutuklu sanıklardan B.C.'nin tahliyesini, diğer iki tutuklu sanığın ise tutukluluk halinin devamını istedi. Savunmaların ve taleplerin ardından mahkeme heyeti, olayda oluşan ihlaller zincirinin tespiti için yeni bir bilirkişi heyetiyle yeniden rapor hazırlanmasına karar verdi. Heyet ayrıca, mevcut bilirkişi ve itfaiye raporlarının dosyadan çıkarılması taleplerini reddetti. Verilen kararlar neticesinde mahkeme, tutuklu bulunan 3 sanığın tahliyesine, tutuksuz yargılanan diğer sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti. Mahkeme, ayrıca aranan 1 şüphelinin de yakalanarak bir sonraki duruşmaya getirilmesini talep etti.
Dava, 2026 yılının Şubat ayına ertelenerek, adalet arayışının uzun bir süre daha devam edeceğini ortaya koydu.