Asgari Ücret Görüşmeleri Başladı Türk-iş Masadaki Yerini Almadı

Milyonlarca ücretli çalışanın merakla beklediği asgari ücrette kritik toplantı bu gün başladı. Görüşme kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile bakanlıkta bir araya geldi. Bakan Işıkhan, “Bakanlık olarak sosyal diyaloğu esas alan bu çalışmalarımızı Komisyon olarak sürdüreceğiz. Asgari Ücret tespit Komisyonu’nun işleyişi içinde sonuna kadar, sosyal diyaloğa açık olarak süreci tamamlayacağımıza inanıyoruz” dedi


Türkiye'de milyonlarca çalışanı doğrudan ve dolaylı olarak etkileyecek olan 2026 yılı asgari ücretini belirleme süreci resmen başladı. Bugün gerçekleştirilen Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısı öncesinde kritik görüşmeler yaşanırken, işçi tarafını temsilen en büyük konfederasyonlardan biri olan TÜRK-İŞ'in komisyon toplantısına katılmama kararı dikkatleri üzerine çekti. Bu süreç, 8,8 milyon asgari ücretli çalışanı doğrudan, 16 milyonu aşkın ücretli çalışanı ise dolaylı olarak yakından ilgilendiriyor ve toplumun geniş bir kesiminin ekonomik geleceğini şekillendirecek önemli bir dönemeç olarak görülüyor.



Bakan Işıkhan'dan Sosyal Diyalog Vurgusu


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sürecin başlamasıyla birlikte sosyal taraflarla ön temaslarda bulundu. Bakanlık binasında Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile ayrı ayrı bir araya geldi. Bu görüşmelerde Bakan Işıkhan, her iki tarafın asgari ücrete yönelik yaklaşımlarını ve beklentilerini dinledi.


Bakan Işıkhan, görüşmelerde yaptığı değerlendirmede, her iki tarafın bakış açılarının ve önerilerinin Komisyon'un çalışmaları açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sosyal diyalog ve istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin, adil ve sürdürülebilir bir asgari ücret tespiti için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Bakan Işıkhan, sendikaların beklentilerinin, teklif ve önerilerinin Komisyon tarafından titizlikle değerlendirileceğini de ifade etti. Bu bağlamda, "Bakanlık olarak sosyal diyaloğu esas alan bu çalışmalarımızı Komisyon olarak sürdüreceğiz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun işleyişi içinde sonuna kadar, sosyal diyaloğa açık olarak süreci tamamlayacağımıza inanıyoruz" sözleriyle sürecin şeffaf ve katılımcı bir yaklaşımla yürütüleceğine dair güvence verdi.



Asgari Ücret Tespit Komisyonu İlk Oturumunu Gerçekleştirdi


İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında ilk toplantısını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Ancak bu kritik toplantı, işçi tarafının en büyük temsilcisi olan TÜRK-İŞ'in masadaki yerini almamasıyla gölgelendi.



Türk-iş'ten Komisyona Katılmama Kararı


Asgari ücret belirleme sürecinin başlamasıyla birlikte en dikkat çekici gelişme, TÜRK-İŞ'in Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısına katılmama kararı oldu. Konfederasyon, bu kararını Komisyon toplantısı öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a bir mektupla iletti. TÜRK-İŞ, komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin beklenen iyileştirmelerin yapılmamış olmasını gerekçe gösterdi.


TÜRK-İŞ, toplantı öncesinde yaptığı yazılı açıklamada, aldığı kararın arkasında durduğunu net bir şekilde belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "TÜRK-İŞ, 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla; Komisyon gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşturulana kadar komisyon çalışmalarına katılmayacağını kamuoyu ile paylaşmıştır. 24 Aralık 2024 tarihinden bu yana geçen yaklaşık bir yıllık sürede Komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin hiçbir iyileştirme yapılmamıştır. Bu nedenle TÜRK-İŞ, almış olduğu kararın arkasındadır ve 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmayacaktır." TÜRK-İŞ'in bu tutumu, önümüzdeki haftalarda devam edecek asgari ücret müzakerelerinin seyrini ve Komisyonun karar alma süreçlerini nasıl etkileyeceği konusunda önemli soruları gündeme getirdi.