Deniz Kazasında İşinsanı Halit Yukay Asli Kusurlu Bulundu 10 Sanık Yargılanacak

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan işinsanı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin hazırlanan...


Yalova açıklarında 04 Ağustos'ta meydana gelen ve işinsanı Halit Yukay'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan deniz kazasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kazada hayatını kaybeden Halit Yukay'ın "asli kusurlu" olduğu belirtilirken, kuru yük gemisinin kaptanı ile beraber toplam 10 sanık hakkında çeşitli hapis cezaları talep edildi. Bu trajik olayın detayları ve hukuki süreç, denizcilik camiasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.


Olay, 04 Ağustos günü saat 15.10 sıralarında Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere denize açılan Halit Yukay'ın (43) sahibi olduğu "Graywolf" isimli teknesinin ertesi gün parçalanmış ve yarı batık halde bulunmasıyla ortaya çıkmıştı. Günler süren yoğun arama çalışmalarının ardından, Halit Yukay'ın cansız bedeni, kazadan 19 gün sonra Erdek ilçesinin 7 mil açığında, denizin 68 metre derinliğinde tespit edildi. Yukay'ın naaşı, 03 Eylül'de, TCG Alemdar kurtarma gemisindeki özel eğitimli dalgıçlar tarafından yaklaşık 30 gün sonra denizden çıkarıldı.


Soruşturma kapsamında, Halit Yukay'ın teknesine çarptığı değerlendirilen "Arel 7" isimli kuru yük gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu tutuklanmış, ancak Erdek 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 23 Ekim tarihinde tahliye edilmişti. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi.


Ayrıca, olayla ilgili olarak şirket yetkilisi Arda G. (45) ile gemi mürettebatından Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B.'nin (60) "yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma" suçundan ayrı ayrı 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Böylece kazayla ilgili toplam 10 sanık hakkında dava açılmış oldu.


Bilirkişi Raporundan Çarpıcı Tespitler


Toplam 10 sanığın ifadelerinin yer aldığı 14 sayfalık iddianamede, bilirkişi raporunun detayları özellikle dikkat çekiciydi. Raporda, kazanın denizcilik literatüründe nadir görülen bir durum olduğu vurgulanarak, "Açık denizde görüşünün iyi olduğu aydınlık saatlerde ve herhangi bir manevra kısıtının bulunmadığı bir bölgede, ticari gemi rotası üzerindeki bir gemiye bir sürat teknesinin tam seyir hızıyla baş tarafından ve doğrudan çarpması şeklinde bir kazaya denizcilik literatüründe neredeyse hiç rastlanılmadı" ifadelerine yer verildi. Bu durum, kazanın alışılmadık ve karmaşık doğasını gözler önüne serdi.


Bilirkişi raporunda, Halit Yukay'ın kazanın oluşumundaki rolüne de geniş yer verildi. Raporda, Yukay'ın teknesinin yüksek hızda seyir halinde olması, radar reflektörünün bulunmaması, gri renkli bordası nedeniyle düşük görünürlüğe sahip olması ve olay anında alt kamarada telefon görüşmesi yapıyor olması gibi faktörlerin kazanın etkili unsurları arasında bulunduğu tespit edildi. Özellikle, Yukay'ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptığı telefon görüşmesine de raporda dikkat çekildiği belirtildi. Bu tespitler ışığında, tekne kaptanı Halit Yukay'ın kazanın oluşumunda "asli kusurlu" olduğu sonucuna varıldı.


Kuru yük gemisi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu ise, deniz üzerinde tekne parçaları görmesine rağmen durumu ilgili makamlara bildirmemesi nedeniyle "tali kusurlu" bulundu. Bu durum, denizcilikteki "denizde can kurtarma ve bildirim yükümlülüğü" ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.


Kazadan 100 gün sonra, iddianame Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuksuz yargılanacak olan 10 sanığın duruşmalarına Aralık ayında başlanacağı bildirildi. Bu davanın, denizcilik güvenliği ve sorumlulukları açısından emsal teşkil edebileceği düşünülüyor.