Ayvalık Zeytinyağında Sahtecilik Üretimi Sekiz Kat Aşarak 100 Bin Tona Ulaştı

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye genelinde satılan zeytinyağının yaklaşık yüzde 65'inin "Ayvalık zeytinyağı" ibaresiyle satışa sunulduğunu belirterek, "Bölgemizde 16-18 bin ton üretim varken, piyasada 100 bin tona yakın ‘Ayvalık' etiketiyle ürün satılıyor. Bu durum hem üreticiye hem de markamıza büyük zarar veriyor" dedi

Ayvalık'ın dünyaca ünlü zeytinyağı, piyasada ciddi bir sahtecilik ve taklit sorunuyla karşı karşıya kaldı. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, bölgede yıllık 16 bin ila 18 bin ton civarında gerçekleşen zeytinyağı üretimine rağmen, ülkenin genelinde "Ayvalık zeytinyağı" ibaresiyle yaklaşık 100 bin tonluk bir ürün satışının tespit edildiğini açıkladı. Bu durum, coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağının marka değerini, üreticilerin emeklerini ve tüketici güvenini ciddi biçimde tehlikeye atıyor.

Sahteciliğin Boyutları Ve Ekonomik Etkileri

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, taklit ve tağşişin bir ürünün değerini düşüren, bölgeye ve özellikle üreticilere zarar veren büyük bir kötülük olduğunu vurguladı. Uçar, Ayvalık bölgesinin coğrafi işarete sahip ve yüksek bir marka değerine sahip olduğunu belirterek, bu durumun tüketiciler nezdinde bir güven oluşturduğunu ifade etti. Ancak taklit ve sahteciliğin, bu bölgesel emeği tamamen ortadan kaldırdığını ve hem ürüne zarar verdiğini hem de yöresel üreticileri zor durumda bıraktığını kaydetti. Başkan Uçar, Ayvalık tipi zeytin ağacından elde edilen zeytinyağının kendi bölgelerinde yıllık ortalama 16 bin ila 18 bin ton civarında üretildiğini aktardı. Balıkesir genelindeki zeytinyağı üretiminin ise hasat yıllarına bağlı olarak 40 bin ila 45 bin tonun üzerinde olduğunu ekledi. Ancak Uçar, sosyal medya ve e-ticaret siteleri başta olmak üzere çeşitli satış kanallarındaki verilere dikkat çekerek, "Ülkemizde satılan zeytinyağının yaklaşık %60 ila %65'i 'Ayvalık zeytinyağı' ibaresiyle satışa sunulmaktadır. Bu da kentimize büyük zarar vermektedir. Öncelikle burada tüketiciye de zarar veriyor, üreticiye de zarar veriyor" ifadelerini kullandı. Bu oranlar, piyasada gerçek üretim miktarının yaklaşık sekiz katı kadar taklit ürün bulunduğunu ortaya koyuyor.

Tüketici Aldatmacası Ve Haksız Rekabet

Ali Uçar, sahteciliğin yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda tüketicileri de doğrudan mağdur ettiğini dile getirdi. Tüketicilerin bilinçlenmesinin önemine değinen Uçar, "Bilinçli tüketici en iyi denetmendir" diyerek farkındalık çağrısında bulundu. Piyasada "New Ayvalık" veya "Yeni Ayvalık" gibi isimler altında sahte adreslerle faaliyet gösteren firmaların, tek bir şirketin dahi 18 farklı markayla ürün pazarlayabildiği örneklerini ortaya koydu. Ayvalık Ticaret Odası'nın yaptığı araştırmalarda, İstanbul, Trabzon, Ankara, Bursa Nilüfer, İzmir Torbalı ve Aydın Köşk gibi farklı şehirlerden "Ayvalık" ibareli zeytinyağlarının geldiği tespit edildi. Bu ürünler, odanın yaptığı siparişler ve laboratuvar analizleri sonucunda sahte etiketler ve içeriklerle dolaylı yoldan Ayvalık zeytinyağı algısı yaratmaya çalıştıkları belirlendi. Başkan Uçar, sahte markaların, şirketlerin ve adreslerin takibinin zorluğuna dikkat çekti. Bu durum, haksız rekabeti körüklerken, tüketicilerin yanıltılmasına ve Ayvalık coğrafi işaretinin yıllarca süren çalışmalarının boşa çıkmasına neden oluyor.

Denetim İhtiyacı Ve Önerilen Çözümler

Başkan Uçar, bu ciddi sorunun çözümü için kapsamlı denetimlerin artırılması gerektiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetimlerini sıklaştırması ve yaptırımları daha güçlü hale getirmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, sosyal medya platformları ve e-ticaret siteleri üzerinden yapılan satışların da etkin bir şekilde denetlenmesi çağrısında bulundu. Uçar, bu platformların profesyonel yöneticilerine rağmen, raflarına koydukları ürünlerin taklit veya tağşişli olup olmadığını bilmediklerini ifade etti. Ticaret Bakanlığı'nın da yeni kurulan firmalar üzerinde denetim yapması gerektiğini dile getiren Uçar, Ayvalık Ticaret Odası olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği aracılığıyla bu firmaları denetlemeye çalıştıklarını aktardı. Odanın, sahte ürünleri tespit etmek için bizzat sipariş vererek laboratuvarlarında analiz ettiğini ve etiket fotoğraflarını belgelediğini vurguladı.

Hukuki Mücadele Ve Zorluklar

Ayvalık Ticaret Odası, sahtecilikle mücadele kapsamında önemli adımlar atmasına rağmen, hukuki süreçlerde ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Ali Uçar, sahte markaların, şirketlerin ve adreslerin peşine düşerek yasal işlem yapmaya çalıştıklarını ancak bu bilgilerin sıklıkla yanlış veya ulaşılamaz olduğunu belirtti. Odanın elinde, yargı yoluna başvurulan ve sonuçlandırmak için yoğun çaba harcanan çok sayıda dosya bulunduğunu ifade etti. Uçar, "Ayvalık tipi ağaçtan yapılan Ayvalık-Gömeç bölgesinde yaklaşık 16 bin ila 18 bin ton civarında zeytinyağı üretimimiz varken, Türkiye'de satılan yağın %65'i, yani yaklaşık 100 bin tonu, Ayvalık zeytinyağı ibaresiyle marketlerde, sosyal medya ve e-ticaret sitelerinde ve yol kenarlarında satılmaktadır" diyerek durumun vahametini bir kez daha ortaya koydu. Bu durumun hem haksız rekabeti tetiklediğini hem tüketicinin aldatılmasına yol açtığını hem de üreticinin emeğini ve coğrafi işaret çalışmalarını boşa çıkardığını sözlerine ekledi.