Uzaklaştırma Kararlarına Rağmen Gülhan Taş Eski Sevgilisi Tarafından Katledildi

Ankara’da eski erkek arkadaşı Mehmet Say (38) tarafından bıçaklanarak öldürülen Gülhan Taş'ın (30), geçen yıl DHA'ya verdiği röportaj ortaya çıktı. Gülhan...



Ankara'da yaşanan trajik bir olay, kadına yönelik şiddetin ve koruma mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Otelde çalışan Gülhan Taş, yaklaşık iki yıl önce sonlandırdığı ilişkisinin ardından eski sevgilisi Mehmet Say tarafından defalarca taciz edilmiş, tehdit edilmiş ve en sonunda canice katledilmiştir. Bu acı verici cinayet, uzun süredir devam eden bir takip ve tehdit silsilesinin trajik sonu olarak kayıtlara geçti.



08 Aralık sabahı işe gitmek üzere evinden ayrılan Gülhan Taş, ayrıldığı eski sevgilisi Mehmet Say'ın bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanan Taş, derhal ambulansla Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Ancak yoğun bakımda sürdürdüğü yaşam mücadelesini 09 Aralık akşamı kaybederek hayata gözlerini yumdu. Gülhan Taş'ın cenazesi, memleketi Çorum'un Osmancık ilçesine bağlı Umaç köyünde toprağa verildi. Saldırının ardından kendisine de bıçakla zarar veren Mehmet Say'ın hastanedeki tedavisi sürerken, adli süreç başlatıldı.



Yıllar Süren Taciz Ve Tehdit Zinciri



Gülhan Taş'a yönelik eylemleri sebebiyle daha önce defalarca hakkında yasal işlem başlatılan Mehmet Say hakkında, 2024 ile 2025 yılları arasında geçerli olmak üzere toplam 4 ayrı uzaklaştırma kararı alındığı öğrenildi. Bununla birlikte, ısrarlı takip ve tehdit suçlarından dolayı hakkında kamu davası da açılan Say, hastanedeki tedavisinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilerek yargı önüne çıkarılacaktır.



Gülhan Taş'ın Bir Yıl Önceki Feryadı Ortaya Çıktı



Katledilen Gülhan Taş'ın, 22 Eylül 2023 tarihinde bir haber ajansına (DHA) verdiği röportaj, yaşadığı dehşetin boyutlarını gözler önüne serdi. O dönemde e-ticaretle uğraşan Taş, röportajında Mehmet Say'ın kendisini nasıl ısrarla takip edip tehdit ettiğini ve alınan birçok uzaklaştırma kararına rağmen kendisine ulaşmaya çalıştığını detaylarıyla anlatmıştı. Gülhan Taş'ın ifadelerine göre, Mehmet Say, cep telefonu, saat, epilasyon cihazı, gözlük gibi pahalı hediyeler alarak ve banka hesabına para göndererek kendisiyle iletişim kurmaya çalışmıştı. Bu girişimleri sonuçsuz kaldığında ise Say, aldığı hediyeler için icra takibi başlatarak, toplam 130 bin Lira tutarındaki bedeli geri ödemesi için ödeme emri göndermişti.



Gülhan Taş, röportajında yaşadığı korkunç süreci şu sözlerle aktarmıştı:



“Uzak mesafe ilişkisiydi, 3 ay kadar sürdü; ama kişinin normal olmayan davranışları sebebiyle sonlanmak zorunda kaldı. Ben istemediğim halde birçok hediye, birçok kez ısrarla banka hesabıma para gönderimi yapıyordu. Çok fazla cinsel içerikli konuşmalar üzerinde baskı kuruyordu. Ayrıca aramızdaki özel durumları arkadaşlarıma, yakın çevreme anlatmasından, paylaşmasından dolayı ilişkimi bitirdim. Beni tehdit etmeye devam etti. ‘Azabım mazoşitliğimden daha beter olacak, tanrılarınız yardım bile edemeyecek’ paylaşımı yapmış. Ailemin numaralarını yasal olmayan yollardan buldu. Onları aradı, aramızdaki özel ilişkiyi anlattı. Yani ayrı olduğumuz halde sanki hala hiç ayrılmamışız gibi, sevgiliymişiz gibi konuşmalarına devam etti. Her yerden engelli olduğu halde bana mail yoluyla ulaşıyordu. Mailden ulaşamazsa hesabıma para gönderip açıklama kısımlarına mesajlar bırakıyordu. Ayrı olduğumuz halde barışma, birleşme ümidiyle benim oturduğum siteye taşındı. ‘Taşındım, senin için geldim’ şeklinde sürekli mailler atıyordu. Bu süre boyunca da rahatsız etmeye devam etti. Şu an koruma kararı çıkarttırdığım bir kişiyle aynı sitede yaşıyorum. Ve sürekli benim kapımın önünden geçerek bana hala mesajlar atmaya devam ediyor. Arkadaşlarıma ulaşmaya, yazmaya devam ediyor. Kişi bana almış olduğu hediyelerden dolayı bir icra davası başlatmış. Haksız yere hesaplarıma, arabalarıma ve maaşıma haciz geldi. Baskı altında olduğum için ödedim.”



Hukuki Süreç Ve Avukatların Yetersizlik Vurgusu



Gülhan Taş'ın avukatlarından Betül Yüksel, cinayetin ardından yaptığı açıklamada, müvekkilinin o dönem sürekli taşındığı için icra takibine ilişkin ödeme emrine itiraz edemediğini ve daha sonra haksız icra takibiyle ilgili mahkemeye başvurduklarını belirtti. Avukat Yüksel, katil zanlısının müvekkilini düzenli olarak taciz ettiğini, takip ettiğini ve hayatından alıkoymaya çalıştığını ifade ederek şunları kaydetti:



“Mesajlar, saldırılar, takip, bir silahlı saldırıda bulunmuştu. İki yılda süreç o kadar ağır bir boyuta geldi ki, en sonunda müvekkilimi katletti. Biz birçok kez uzaklaştırma kararı almıştık Gülhan Hanım için. Uzaklaştırma kararlarının da icra edilebilirlikleri tartışma konusudur. Daha öncesinde Gülhan Hanım’ın evine bir silahlı saldırıda bulunmuştu. Ama katil zanlısıyla bağdaştırılamadığı için bu saldırı için takipsizlik kararı verilmişti. Ama zanlı saldırıyı kendi yaptığını açıkça dile getiriyordu. Müvekkilime sapkın bir şekilde takıntılıydı. Yalnızlaştırmaya çalışıyordu, itibarsızlaştırmaya çalışıyordu.”



Avukat Betül Yüksel, şüphelinin müvekkilini maddi anlamda da zora sokarak kendisine muhtaç hale getirmeye çalıştığını belirterek, koruma kararlarının yetersizliğine dikkat çekti:



“Müvekkilim iki yıl boyunca tehdit altındaydı. Suç duyurularında bulunduk. Kolluk şikayetlerimiz oldu. Uzaklaştırma kararları aldık. Ama bugün gelinen noktada onun hayatta kalmasını sağlayamadık. Alınan uzaklaştırma kararları etkili olmadı. Kolluk onu koruyamadı. Alınan uzaklaştırma kararlarının icrası yetersiz oldu. Müvekkilim korunamadı. Katil zanlısı uzakta tutulamadı. Biz defalarca kez suç duyurusunda bulunduk. Hepsi soruşturma aşamasında kaldı. Gülhan canice katledildi. Bugün müvekkilimiz öldü, yarın başka biri ölecek. Başka bir eş, başka bir sevgili ya da hiç tanımadığı biri sokakta bir kadına saldıracak. Öldüğüne inanamıyorum. Biz önüne geçemedik. Elimizden bir şey gelmedi. Gülhan’ın adı yaşasın. Kadın cinayetlerinde ses olsun, farkındalık olsun.”



Sistemsel Yetersizliklerin Acı Sonucu



Gülhan Taş'ın diğer avukatı Adem Büyükgök ise, alacak davasının sona erdiğini ancak kamu davasına dönüştüğünü ve 10’dan fazla suç duyurusunun devam ettiğini açıkladı. Avukat Büyükgök, katil zanlısının Gülhan Taş'ı adeta bir takıntı haline getirdiğini, hatta başka bir ilde yaşamasına rağmen Ankara'ya taşındığını vurguladı. Bu takıntılı durumun Cumhuriyet Savcılığına defalarca izah edildiğini, ancak sonuçta "hasta, ruh hastası olan bir kişi tarafından maalesef müvekkilimiz, kız kardeşimiz Gülhan Taş katledilerek öldürüldü" şeklinde konuştu. Büyükgök, uzaklaştırma kararlarının her 6 ayda bir yenilendiğini, ancak aynı site içerisinde oturmalarına engel olunamadığı için koruma kararlarının fiziki ve pratik olarak etkisiz kaldığını sözlerine ekledi.