Bahçeli Terörsüz Türkiye Hedefini Yineledi Ve Atatürk’ün Mirasına Vurgu Yaptı

“Terörsüz Türkiye” hedefinde adım adım sona yaklaşıldığını söyleyen Bahçeli, “İyi kılıflı kötü emel sahipleri ne derse desin Terörsüz Türkiye’nin şafağı...


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajları veren Bahçeli, yeni yüzyılda Türkiye'nin hedeflerine değinerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasına da güçlü bir vurgu yaptı. Türkiye'nin önündeki engelleri aştıkça bazı kesimlerin anlamsız söylemlerle yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti.


Terörle Mücadelede Yeni Yüzyıl Hedefi


MHP lideri, partisinin yeni yüzyıldaki en büyük stratejik hedefinin "Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge" amacı olduğunu dile getirdi. Bahçeli, bu hedefe ulaşmanın Türkiye için önemli bir kazanım olacağını vurguladı. Konuşmasında, "iyi kılıflı kötü emel sahipleri" olarak nitelendirdiği kesimlerin söylemlerine rağmen, Terörsüz Türkiye'nin şafağının sökeceğini ve verilen mücadelenin yakın zamanda meyvesini vereceğini belirtti. Terörsüz Türkiye hedefine karşı çıkanlara doğrudan seslenen Bahçeli, samimi bir itiraf çağrısında bulunarak, "terör bitsin mi, bitmesin mi?" sorusunu yöneltti. Küresel ve bölgesel siyaset sahnesinde kartların yeniden dağıtıldığı bu kritik dönemde Türkiye'nin pasif bir rol mü üstleneceğini yoksa "yepyeni bir millet menkıbesine imza mı atacağını" sorguladı. Akıl ve sağduyu çizgisinden sapmanın herkes için ağır sonuçları olacağı uyarısında bulundu.


Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda önemli aşamalar kaydedildiğini ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan ilgili komisyonun çalışmalarını kısa süre içinde tamamlayacağını aktardı. Türkiye'nin yeni bir "kurtuluş mucizesiyle" zirveye tutunmasının, vatanın, milletin, devletin ve al bayrağın altında 86 milyon vatandaşın tek yürek olmasının kendileri için temel mesele olduğunu vurguladı.


Milli Birlik Ve Devlet Anlayışı Vurgusu


MHP lideri, milli birlik ve devlet anlayışına dair güçlü mesajlar verdi. Vatan, millet ve devlet kavramlarının kendileri için kutsal olduğunu belirten Bahçeli, Türk milletinin 86 milyon ferdiyle tek yürek olması gerektiğini ifade etti. Milliyetçilik, vatan ve millet sevgisi konularında kendileriyle rekabet etmeye çalışan "siyasi tufeyliler" olarak nitelendirdiği çevrelere hitaben ise, "idrak-i meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi o kadar sıkleti çekemez" ifadelerini kullandı.


Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Mirasına Saygı


Devlet Bahçeli, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e de özel bir yer verdi. Atatürk'ün Milli Mücadele'ye bakış açısını ve derin kavrayışını yansıtan önemli bir sözünü aktararak, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" ifadelerini paylaştı. Atatürk'ün hayatında karamsarlığa yer olmadığını, askeri ve siyasi külliyatının her satırında umutsuzluğun koyu sisinden bahsedilemeyeceğini dile getirdi.


Atatürk'ün işgal ve ihanet günlerinde dahi umutsuzluğa kapılmadığını belirten Bahçeli, onun şu sözlerini hatırlattı: "Umutsuz olmayacağız. Uçurumun kenarındayız. Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar. Son bir cüret belki kurtarabilir. Anadolu’ya geçiyoruz." Bahçeli, Atatürk'ün bedeniyle fani, ruhuyla baki olduğunun idrakinde olduğunu ve devlet-i ebed müddet, millet-i ebed müddet anlayışının canlı timsali olduğunu aktardı. Atatürk'ün "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" sözüyle de bu gerçeği vurguladığını belirtti.


Bahçeli, hiçbir kuşkuya ve tereddüde mahal bırakmaksızın Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü "Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyeti, Türk milletinin hürriyet meşalesi" olarak tanımladı. Bu meşalenin asla sönmeyeceğini, hür ve müstakil geleceği aydınlatan kutlu eserleri ve emanetlerinin asla ziyan edilmeyeceğini ifade etti. Son olarak, "karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odaklar" olarak nitelendirdiği kesimlere çağrıda bulunarak, onların ıslah olmasını, insafa gelmesini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ellerini ve dillerini çekmelerini talep etti.