Devlet Bahçeli MHP’nin Öcalan İle Temaslara Katılma İradesini Ortaya Koydu

Meclis komisyonundan milletvekillerinin İmralı’ya gitmesinin süreci güçlendireceğini, MHP’nin bu heyete katılmaya hazır olduğunu söyleyen Bahçeli, “PKK’nın...


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısında ülke gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin hayati önemine vurgu yaparken, parlamentoda süren komisyon çalışmalarının sonuna gelindiğini ifade etti. Bu bağlamda, PKK'nın kurucu önderi Abdullah Öcalan'ın ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın görüşlerinin alınması gerektiğini belirtti ve MHP'nin İmralı'ya gidecek bir heyete katılmaya hazır olduğunu açıkladı. Ayrıca, ittifak içinde çatlak iddialarına ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna katılmamasına yönelik eleştirilere de yanıt verdi.


"Terörsüz Türkiye" Hedefi Ve İmralı Görüşmeleri


MHP Lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin önemine dikkat çekerek, bu amaca yönelik çabaları baltalamaya çalışan çevrelerin girişimlerini değersiz bulduğunu söyledi. Bahçeli, “Maksadı bulanık çevrelerin, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini sabote etme çabası bizim nazarımızda yok hükmündedir. Ok yaydan çıkmış, kutlu hedefe kilitlenmiştir” sözleriyle kararlılıklarını dile getirdi. TBMM'deki komisyon çalışmalarının sona erdiğini ve bu çerçevede belirlenecek yol haritasının hukuki, siyasi ve demokratik atılımları geniş bir mutabakatla güvence altına alacağını umduğunu ifade etti.


Bahçeli'nin açıklamalarının en çarpıcı bölümü ise terörle mücadelede atılacak adımlar kapsamında Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş'ın görüşlerinin alınması gerektiği yönündeydi. Günlerdir süren kısır tartışmaların sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Elbette PKK’nın kurucu önderliğinin son düzlükteki görüş, düşünce ve kanaatleri alınmalı, konuyla ilgili günlerdir yapılan kısır tartışmalar sonlandırılmalıdır” dedi. Öcalan ve Demirtaş arasına yapay bir ayrım koyarak "Terörsüz Türkiye" adımlarını engellemeye çalışanların tavrını eleştiren Bahçeli, hiç kimsenin bu oyuna gelmeyeceğini düşündüğünü belirtti.


MHP lideri, Meclis'te kurulan komisyondan seçilecek milletvekillerinin İmralı'ya giderek "ilk ağızdan ve ilk elden ihtiyaç duyulan mesajları almasının" süreci çok daha güçlendireceğini savundu. Bu kritik adım için MHP'nin sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Bahçeli, “MHP böylesi bir heyete katılmaya hazırdır. Korkuya, kaygıya, çekinmeye, çelişkide bocalamaya gerek yoktur” diyerek partisinin bu konudaki net duruşunu ortaya koydu.


SDG/YPG Tehdidi Ve Bölgesel Güvenlik


Bahçeli, terör örgütü PKK'nın Türkiye'den ayrılan bir grup mensubunun, feshedilmiş örgütün tamamen çekildiğini duyurmasının "Terörsüz Türkiye" hedefinde önemli gelişmelerin yaşandığını gösterdiğini dile getirdi. Ancak bu çekilmenin ardından ortaya çıkan yeni duruma dikkat çekti. Bölücü terör örgütünün örgütsel varlığı lağvedildikten sonra elemanlarının silahlarıyla birlikte SDG/YPG'ye katılması ve bu terör örgütü yapılanmasının Suriye merkezi yönetimiyle entegrasyon müzakereleri devam ederken ayrı bir tümen kurma talebini milli güvenliğe doğrudan bir tehdit olarak değerlendirdi.


Bahçeli, “PKK’nın başka bir cinayet ve melanet bedene girerek varlığını sürdürmesi Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleriyle ters düşecek, baştan ayağa çelişecektir” uyarısında bulundu. Türkiye ve Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğüne karşı oluşacak bu yakın tehlikenin yakından takip edilmesi ve sahada önüne geçilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.


İttifak İddialarına Keskin Yanıt


Cumhur İttifakı'nda çatlak iddialarına da sert bir dille karşılık veren Bahçeli, MHP ve Cumhur İttifakı arasında "Terörsüz Türkiye" hedefi etrafında ne bir görüş ayrılığı ne de siyasi bir ihtilafın söz konusu olmadığını vurguladı. İttifakta sürekli kriz izi sürenleri ve çatlak var demekten bıkmayanları eleştirdi. “Biz çeliğe su verdikçe, niyet okuyucuları papatya falı açıyorlar” diyerek, bu tür iddiaların asılsız olduğunu ve ahlaki bir ittifaka alışkın olmayanların zihin yapısından kaynaklandığını ima etti.


Cumhur İttifakı'nı oluşturan partilerin tüzel kişilikleri, dünya görüşleri, siyasi mazileri ve gelişmeleri yorumlama biçimlerinin doğal olarak farklı olabileceğini kabul eden Bahçeli, buna karşın ittifakın bayrak, vatan, millet ve "Kızılelma ruhu, İ’la-yı Kelimetullah şuuru" gibi ortak değerler etrafında birleştiğini belirtti.


Resepsiyon Eleştirilerine Açıklık


29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Anıtkabir'e gitmemesi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Cumhuriyet resepsiyonunu protesto ettiği iddialarına da değinen Bahçeli, bu eleştirileri sert bir şekilde reddetti. Kıbrıs politikasında derin anlaşmazlıklar olduğu gibi spekülasyonların tamamen uydurma olduğunu belirtti. “Geçiniz beyler geçiniz, iddia sahiplerinin hepsi çuvalladı, yine ters köşeye yattı, zahmet olmazsa sahte ve kaotik görüşlerinizi Cibali Karakolu’na gidip anlatın” ifadelerini kullanarak eleştirenlere meydan okudu.


Bahçeli, 29 Ekim'de Anıtkabir'e gitmemesinin insani bir halden kaynaklanabileceğini, o gün için özel bir durumla karşı karşıya kalmasının ihtimal dışı olmadığını belirtti. Eğer Anıtkabir'e gidemeyip de resepsiyona katılmış olsaydı bu kez de Anıtkabir'i protesto etmiş gibi gösterileceğini savundu. Ayrıca, Anıtkabir'e gitmeyip resepsiyona katılan ve fotoğraf kareleri servis edenlerin görülmemesini "ayıplı ve alçalmış bir çifte standart" olarak nitelendirdi.


Bahçeli'den Sembolik Mesajlar


Grup toplantısında dikkat çeken bir başka detay ise Devlet Bahçeli'nin kare form içinde kufi hatla "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azim" ifadesi yer alan özel bir yüzük ve rozet takmasıydı. Bu yüzük ve rozette aynı zamanda Fettahoğlu Ailesi’ne ait mühür motifi de bulunduğu gözlendi. Bahçeli'nin bu sembolik aksesuarları, geçmişte olduğu gibi yine mesaj yüklü bir duruş sergilediği şeklinde yorumlandı.