Türkiye Enerji Bağımsızlığı Yolunda Yeni Yatırım Ve Stratejilerle İlerliyor
Doğalgazda arz güvenliğini sağlamak amacıyla 2045'e kadar 150 milyar metreküpün üzerinde sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşması yapan Türkiye, buna uygun olarak altyapısını da yeni yatırımlarla güçlendiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin günlük gazlaştırma kapasitesini 32 milyon metreküpten 161 milyon metreküpe çıkarttıklarını ifade ederek "161 milyon metreküplük gazlaştırma kapasitesini 200 milyon metreküpe taşımak istiyoruz. İki yeni FSRU daha sistemimize girebilir" dedi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 15’inci Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı kapsamlı değerlendirmelerle, ülkenin enerji geleceğine dair önemli sinyaller verdi. Bakan Bayraktar, konuşmasında petrol ve doğalgaz faaliyetlerinden yenilenebilir enerjiye, nükleer santral projelerinden enerji destek politikalarına kadar geniş bir yelpazede stratejik adımları ve hedefleri paylaştı.
Petrol Ve Doğalgaz Aramacılığında Stratejik Dönüşüm
Türkiye'nin enerji ithalatının ekonomik boyutuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, 2022 yılında enerji ithalatının toplamda 96,5 milyar Dolara ulaştığını belirtti. Bu miktarın 40 milyar Dolarını petrol, 38 milyar Dolarını ise doğalgaz ithalatının oluşturduğunu vurguladı. Bu yüksek ithalat kalemini azaltma hedefiyle, 2016 yılından itibaren petrol ve doğalgaz aramacılık faaliyetlerinde köklü bir strateji değişikliğine gidildiğini açıkladı. Bu dönüşümün bir sonucu olarak Türkiye, günümüzde 6 derin deniz sondaj gemisiyle dünyanın en büyük 4’üncü filosuna sahip konuma geldi. Bakan Bayraktar, bu başarıyı daha da ileri taşıyarak, 2026 yılı içerisinde Karadeniz'in batı, orta ve doğu bölgelerinde toplam 6 adet keşif amaçlı sondaj gerçekleştireceklerini duyurdu.
Yürütülen sondaj ve aramacılık faaliyetleri sonucunda elde edilen keşiflerin, başta Türkiye Petrolleri olmak üzere kamu şirketlerinde adeta bir zihniyet devrimi yarattığını ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün yurt dışındaki birçok Türk gencinin ülkeye geri dönmesini sağlayarak önemli bir tersine beyin göçünü tetiklediğini aktardı. Gençlerin bu faaliyetlere yakından tanıklık etmeleri için üretim bölgelerinde çeşitli etkinlikler düzenlediklerini anlatan Bakan, "Gabar denince akla terör değil, petrol gelmeliydi" şeklinde bir vurgu yaparak Gabar bölgesinin yeni kimliğini kamuoyuyla paylaştı.
Doğalgaz Altyapısında Kapasite Artışı Ve Yeni Hedefler
Doğalgazı stratejik öneme sahip kritik bir yakıt olarak tanımlayan Bakan Bayraktar, 2016 yılından itibaren hem tedarik rotaları hem de kaynak formları açısından doğalgaz çeşitlendirmesi yönünde önemli adımlar atıldığını dile getirdi. Türkiye'nin mevcut durumda Silivri ve Tuz Gölü'nde toplam 6,3 milyar metreküplük yer altı doğalgaz depolama kapasitesine sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesinin de günlük 32 milyon metreküpten 161 milyon metreküpe çıkarıldığını belirtti. Halihazırda ülkenin 5 farklı noktasında, 3 adet Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) ve 2 adet LNG terminali olmak üzere toplam 5 gazlaştırma tesisi bulunduğuna işaret eden Bakan Bayraktar, "161 milyon metreküplük gazlaştırma kapasitesini 200 milyon metreküpe taşımayı hedefliyoruz. Sistemimize 2 yeni Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) daha entegre edilebilir" ifadelerini kullandı. Bu yeni yatırımlarla gazlaştırma tesisi sayısının 7'ye çıkarılması hedefleniyor.
Enerji Desteklerinde Verimlilik Odaklı Yeniden Yapılanma
Bakan Bayraktar, enerji desteklerinde verimliliği artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini de açıkladı. Elektrik tüketiminde daha önce yıllık 5.000 kilovatsaat, ardından da 4.000 kilovatsaatlik kullanımın üzerindeki destek grubundan çıkarıldığını kaydeden Bayraktar, "4.000 kilovatsaatlik limiti 2026 yılında muhtemelen bir kademe daha aşağı çekebileceğimizi düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. Doğalgaz desteklerinde de 2026 yılı için yine tüketim esaslı bir düzenleme planladıklarını aktaran Bakan, "Bu düzenleme ile doğru desteği doğru adrese ulaştıracağız. Belki de 1 trilyon Liralık bir bütçe yerine, 200 milyar Lira gibi daha düşük maliyetlerle bu hedeflere ulaşabileceğiz" değerlendirmesini yaptı.
Nükleer Enerjiye Stratejik Yöneliş Ve Yerlileşme
Günümüzde dünya genelinde ve Türkiye'de yapay zekâ, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin tetiklediği yoğun bir elektrikleşme sürecinin yaşandığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, ısıtma ve soğutma sistemlerinde de elektrik talebinin giderek arttığını belirtti. Bu durumun baz yük olarak nükleer enerjiye olan ihtiyacı kaçınılmaz kıldığını dile getirdi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük dış yatırımı olduğunu vurgulayan Bakan, ilk elektriği 2026 yılında elde etmeyi planladıklarını hatırlattı. Ayrıca Sinop ve Trakya bölgelerindeki yeni nükleer santral projeleri için üçlü veya dörtlü konsorsiyumlarla ilerleme kaydedilebileceğini ifade etti.
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin 2050 yılına kadar elektrik ihtiyacının yüzde 15'ini nükleer enerjiden karşılama hedefini ortaya koydu. Bu projelerde yerlileşmeye büyük önem verdiklerini belirten Bayraktar, 2025 yılı ikinci çeyreği sonu itibarıyla Akkuyu NGS'nin inşaatında yaklaşık 10,6 milyar Dolarlık bir yatırım ve yüzde 56 yerliliğe ulaşıldığını açıkladı.
Yenilenebilir Enerji Ve Gelecek Kapasite Artışı Programları
Bakan Bayraktar, 2026 yılı sonrasında hem çatı uygulamaları hem de sanayicilerin öz tüketim amaçlı kurduğu tesisler ile 5.1.h uygulamaları noktasında kapasite artışına yönelik çok kapsamlı bir program açıklayacaklarını da sözlerine ekledi. Bu programlar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak.