Bakan Bayraktar Türkiye Enerji Bağımsızlığı İçin Nükleere Yöneliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye şu anda nükleer rönesansa gidiyor. Enerjisini verimli kullanan, yenilenebilir kaynakları...


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde (ETÜ) gerçekleşen 'Hidroelektrikte Yenilikçi Projeler Günü' programına katıldı. Bu önemli etkinlikte Türkiye'nin artan enerji talebi, dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir bir enerji geleceği konularında kritik açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, ülkenin enerji politikasının temel hedeflerini vurguladı.

Bakan Bayraktar, program kapsamında TOBB ETÜ Hidro Su Türbini Tasarım ve Test Merkezi'ni ziyaret etti. Burada, yerli firmalar tarafından hidrolik santraller için geliştirilen 15 yenilikçi projeyi yakından inceledi ve yetkililerden detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında, Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı QuanT'ı ve yerli otomobil Togg'un geliştirme çalışmalarının sürdürüldüğü Ar-Ge merkezlerini de gezen Bayraktar, teknolojik gelişmeleri yerinde görme fırsatı buldu. Ayrıca, Togg'un yeni modeli T10F'nin direksiyonuna geçerek üniversite kampüsünde kısa bir tur attı.


Artan Enerji Talebi Ve Stratejik Öncelikler


Konuşmasında Türkiye'nin hızla büyüyen enerji talebine dikkat çeken Bakan Bayraktar, bu talebi güvenilir, sürdürülebilir ve ekonomik yollarla karşılamanın birincil öncelik olduğunu belirtti. Bakan Bayraktar, ülkenin demografik yapısındaki artışın, ekonomik büyümenin ve şehirleşmenin enerji ihtiyacını katlayarak artırdığını ifade etti. "Ülkemiz büyüyor, nüfusumuz artıyor, ekonomimiz büyüyor. Her şeye rağmen ekonomimiz büyüyor, ihracatımız artıyor. Dolayısıyla muazzam şehirleşme devam ediyor ülkemizde. Artan muazzam bir enerji talebi var. Elektrik talebi belki daha da büyüyecek. Onun için talep böyle büyürken, ihtiyacımız olan şey bunu karşılayacak tabii kapasitelerin kurulması." sözleriyle mevcut durumu özetledi.


Bakan, artan talebi karşılarken karşılaşılan en büyük sorunlardan birinin enerji dışa bağımlılığı olduğunu vurguladı. Bayraktar, bu meselenin Türkiye ekonomisi üzerindeki en önemli kırılganlık alanlarından biri olduğunu belirterek, "Türkiye'nin mutlaka ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendi kaynaklarıyla maksimum düzeyde karşılaması lazım. Ülkemiz önemli bir su ülkesi, önemli bir su kaynağımız var. Bunu en verimli, etkin şekilde kullanmamız lazım. Ama önce yenilenebilir kaynakları kullanmamız lazım. Güneşimizi, rüzgarımızı, enerjimizi verimli kullanmamız lazım" şeklinde konuştu.


Dekarbonizasyon Ve Nükleer Enerji Hamlesi


Türkiye'nin gelecek 30 yıl içerisinde karbon nötr bir ekonomi haline gelme hedefine değinen Bakan Bayraktar, bu doğrultuda ekonomiyi dekarbonize etmenin önemini dile getirdi. Artan talebi karşılarken, dışa bağımlılığı azaltırken aynı zamanda emisyonları da düşürmenin gerekliliğini vurguladı. Bayraktar, Türkiye'nin mevcut durumda petrol ve doğal gazla yurt içi ve yurt dışı üretimiyle ihtiyacının yaklaşık %15 ila %16'sını karşıladığını belirterek, bu oranın artırılması gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, Libya, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika'da yürütülen petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini ekledi.


Bakan Bayraktar, konuşmasının kilit noktasında nükleer enerjiye vurgu yaptı. Nükleer enerjinin sanayinin en önemli girdilerinden biri olduğunu, maliyet, emisyon ve sürdürülebilirlik açısından kritik bir yakıt olduğunu belirtti. Bu çerçevede, "Türkiye şu anda nükleer rönesansa gidiyor. Enerjisini verimli kullanan, yenilenebilir kaynakları devreye almış bir Türkiye, nükleeri yapmış, petrol ve doğal gazda dışa bağımlılığını en aşağı düşürmüş, inşallah bağımsız hale gelmiş bir Türkiye'yi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile başlayan nükleer enerji yolculuğunda yeni adımların atılacağının sinyallerini verdi.


Yenilenebilir Enerjinin Rolü


TOBB Başkanı Mustafa Rıfat Hisarcıklıoğlu da programdaki konuşmasında enerji sektörünün dönüşümüne ve yenilenebilir kaynaklara olan inancını dile getirdi. Enerji sektöründeki gelişim ve dönüşüm sürecinin yatırım ortamında öngörülebilirlik sağladığını ve iş dünyasına güçlü bir güven verdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Yenilenebilir enerji ve yerli üretim yönünde gösterdiğiniz kararlı duruş, Türkiye'nin enerji teknolojisi üreten ve ihraç eden ülke olma iddiasını büyütüyor. Yenilenebilir enerji artık sadece bir alternatif değil, yeni ana akımın ta kendisidir. Rüzgar ve güneşle beraber hidroenerji de bu sistemin sigortasıdır" dedi. Bu açıklamalar, Türkiye'nin enerji portföyünde yenilenebilir kaynakların merkezi rolünü pekiştiren bir perspektif sundu.