Türkiye’den Avrupa’ya LNG Depolama Teklifi Botaş İki Dev Anlaşmaya İmza Attı

Dünya LNG Zirvesi, ilk kez İstanbul’da düzenlendi. Bu yıl 25’incisi gerçekleştirilen zirve, küresel LNG devi şirketleri bir araya getirdi. Tedarikçi ve üretici ülkeler, teknoloji sağlayıcıları, finans kurumları ve akademisyenler de zirveye büyük ilgi gösterdi


İstanbul'da düzenlenen 25. Dünya LNG Zirvesi, küresel enerji piyasasının geleceğine ışık tutarken, Türkiye'nin enerji diplomasisi ve altyapı kapasitesiyle öne çıktığı bir platforma dönüştü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, zirvenin açılış konuşmasında Avrupa ülkelerine stratejik bir çağrıda bulunarak, "LNG'yi getirip bizim depolama tesislerimizde saklayabilirsiniz" ifadelerini kullandı. Bu davet, Türkiye'nin bölgesel enerji güvenliğindeki rolünü pekiştirme arzusunu net bir şekilde ortaya koydu. Zirve aynı zamanda, Türkiye'nin ulusal enerji şirketi BOTAŞ'ın önemli uluslararası anlaşmalara imza atmasına da sahne oldu. BOTAŞ, Alman devlet şirketi SEFE ile 6 milyar metreküp, İtalyan enerji devi ENI ile ise 5 milyar metreküp olmak üzere, toplamda 11 milyar metreküplük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine yönelik iki kritik anlaşmaya imza attı. 2028 yılında başlayacak ve 10 yıl sürecek bu anlaşmalar kapsamında sevkiyatlar özellikle kış aylarında yoğunlaşacak.


Küresel Ve Ulusal Enerji Görünümünde Hızlı Değişimler


Bakan Bayraktar, zirvedeki konuşmasında küresel enerji sahnesinde yaşanan hızlı değişimlere ve enerji talebindeki dramatik artışa dikkat çekti. Yapay zekâ teknolojilerinin, veri merkezlerinin ve elektrikli araçların yaygınlaşmasının, bu talebi daha da yükselttiğini vurguladı. Benzer bir trendin Türkiye'de de gözlemlendiğini belirten Bakan Bayraktar, son 20 yılda enerji talebinin 3 katına çıktığını ve önümüzdeki 30 yıllık süreçte de yeniden 3 kat artmasının beklendiğini ifade etti. Yapay zekâ, ısıtma ve soğutma sistemleri ile iklim değişikliği gibi etkenlerin enerji tüketimi üzerindeki etkilerinin tam olarak ölçülemediğini de dile getirdi. Türkiye'nin, COP 31 dönem başkanlığını üstleneceğini hatırlatan Bayraktar, emisyonların azaltılması hedefinin ülke gündemindeki en önemli maddelerden biri olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, 2053 yılına kadar net sıfır emisyona sahip bir ekonomi olma hedefine ulaşmak için kararlı stratejiler geliştirildiğini aktardı.


Yenilenebilir Enerji Ve Nükleer Güçte Hedef Büyüdü


Türkiye'nin enerji görünümünü detaylandıran Bakan Bayraktar, ülkenin yenilenebilir enerji alanındaki büyük potansiyeline dikkat çekti. "Yenilenebilir enerji kurulu gücümüz ile Avrupa'da 5'inci, dünyada 11'inci sıradayız" şeklinde konuşan Bayraktar, toplam kurulu kapasitenin yüzde 61'inden fazlasının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl boyunca kurulu güce her yıl en az 8-10 gigavatlık yenilenebilir kapasite eklenmesinin hedeflendiğini de sözlerine ekledi. Nükleer enerji cephesinde ise Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde 2026 yılında ilk elektriğin üretileceği bilgisini paylaştı. 2050 yılına kadar 20 gigavatlık nükleer kapasiteye ulaşma vizyonu doğrultusunda Sinop ve Trakya'da 8 ek reaktör inşa etme planlarının bulunduğunu aktardı. Ayrıca, küçük modüler reaktörlerin (SMR) gelecekteki enerji karışımının önemli bir unsuru olarak görüldüğünü ve 5 bin megavatlık SMR kapasitesine ulaşmanın hedeflendiğini de vurguladı.


Doğal Gaz Stratejileri Ve Keşifler Hız Kazandı


Doğal gazın hanelerden sanayiye, elektrik üretiminden ulaşıma kadar geniş bir kullanım alanı bulduğunu belirten Bakan Bayraktar, bu alandaki talebin de hızla arttığını ifade etti. 22 yıl önce yıllık 17,5 milyar metreküp olan doğal gaz tüketiminin bugün 60 milyar metreküplere ulaştığını kaydetti. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda birinci faz çalışmalarının tamamlandığını ve buradan 4 milyon haneye gaz ulaştırıldığını hatırlatan Bayraktar, bu rakamın 2026'da ikiye, 2028'de ise dörde katlanacağının altını çizdi. Türkiye'nin enerji filosuna eklenen 6. geminin Türkiye'ye ulaştığını ve 2026'da faaliyete geçeceğini duyuran Bakan, Karadeniz'de 6 yeni keşif sondajı yapacaklarını belirtti. Uluslararası alanda da aktif rol oynadıklarını gösteren bir adımla, Pakistan'da 3'ü açık deniz, 2'si kara olmak üzere 5 lokasyon için petrol ve doğal gaz arama ve üretim anlaşmaları yapıldığını anımsatarak, tüm dünyada daha fazla ortaklığa açık olduklarını bildirdi.


Depolama Ve LNG Altyapısı Gelişmeleri


Türkiye, doğal gaz altyapısına yapılan yatırımlarla depolama kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi'nin 1,7 milyar metreküp olan kapasitesinin 2030'da 8,5 milyar metreküpe çıkarılması planlanırken, Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi'nin kapasitesinin de 2028'de 6 milyar metreküpe yükseleceği açıklandı. Bu genişlemelerle birlikte, yıllık tüketimin yüzde 20-25'i kadar bir depolama kapasitesine sahip olunması hedefleniyor. Bakan Bayraktar, 2016 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde LNG arzında yaşanacak artışı öngörerek bir strateji geliştirdiklerini ve bu doğrultuda yeniden gazlaştırma kapasitesini artırma kararı aldıklarını anlattı. Kısa bir süre içerisinde bu kapasitenin 5 kat artırılarak günlük 161 milyon metreküpe çıkarıldığını bildirdi. Küresel LNG tedarikçileriyle uzun vadeli sözleşmeler yapmaya başladıklarını dile getiren Bayraktar, LNG'nin Türkiye'nin gaz ithalatının önemli bir bölümünü oluşturduğuna işaret etti. Karadeniz gazının da eklenmesiyle Türkiye'nin artık çeşitlendirilmiş tedarik portföyüne sahip bir gaz ihracatçısı konumuna geldiğini vurguladı. Bu yıl sadece büyük LNG anlaşmaları imzalamakla kalmadıklarını, aynı zamanda Türkmenistan'dan ilk kez gaz getirdiklerini, Iğdır-Nahçıvan ve Kilis-Suriye bağlantıları gibi iki yeni ara bağlantı noktası ekleyerek şebekeyi genişlettiklerini ve SOCAR ile Katar ile birlikte Suriye'ye gaz tedarik etmeye başladıklarını da aktardı.


Avrupa'ya Yönelik LNG Teklifi Ve Bölgesel Rol


Türkiye'nin Avrupa'daki enerji güvenliğine katkı sağlama arayışı devam ediyor. Bakan Bayraktar, ülkenin hâlihazırda Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Yunanistan'a boru hattı aracılığıyla, Kuzey Makedonya ve Sırbistan'a ise LNG kamyonlarıyla gaz tedarik ettiğini ifade etti. Bu çerçevede Avrupa ülkelerine "yeniden gazlaştırma terminallerimiz aracılığıyla LNG satın alması için harika bir alternatif yarattık" çağrısını yineledi. Bakan, Avrupalı ortaklara, LNG kargolarını Türkiye'ye getirerek ülkenin altyapısını kullanmaları noktasında uzun vadeli veya kısa vadeli taahhütlerde bulunabileceklerini belirtti. "Avrupa, LNG'yi getirip bizim depolama tesislerinde saklayabilir" şeklindeki teklif, Türkiye'nin coğrafi konumu ve gelişmiş enerji altyapısının bölge için kritik bir avantaj sunduğunu ortaya koydu. Bakan Bayraktar, bu yaklaşıma "Türk Yolu" adını verdiklerini ve bu stratejik yaklaşımın Türkiye'yi bölgesel ve küresel enerji ortamında güvenilir bir ortak haline getirdiğini ifade etti. Türkiye'nin esnek ve güçlü enerji pazarları inşa etmek için tüm ortaklarla iş birliğine hazır olduğunu sözlerine ekledi.


Yeni LNG Anlaşmalarının Detayları Ve Stratejik Değeri


25. Dünya LNG Zirvesi, Türkiye açısından iki önemli anlaşmaya daha ev sahipliği yaptı. Türkiye'nin milli şirketi BOTAŞ, Alman Devlet Şirketi SEFE ile 6 milyar metreküp, İtalyan ENI şirketi ile de 5 milyar metreküp olmak üzere, toplamda 11 milyar metreküplük LNG tedariki için anlaşmalar imzaladı. Bakan Bayraktar, bu anlaşmaların imza törenlerine refakat etti. Anlaşmaların 2028 yılında başlayacağı ve 10 yıl süreceği belirtilirken, SEFE ve ENI'den gelecek doğal gaz sevkiyatlarının, tüketimin en yoğun olduğu kış dönemlerinde gerçekleştirileceği aktarıldı. Bakan Bayraktar, zirvenin açılışı ve anlaşmaların imzalanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bu yeni anlaşmalarla birlikte, 2025 yılında 106 milyar metreküp, Eylül 2024'ten itibaren ise 155 milyar metreküplük uzun dönemli LNG anlaşmaları imzalandığını vurguladı. Boru hattıyla gelen gaza alternatif olarak LNG'yi konumlandırarak, rekabetçi fiyatlarla ürün çeşitlendirmesine gittiklerini belirten Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini ve esnekliğini maksimize etme hedefini yineledi.