Hanelerin %50’Sinde Çocuk Bulunmaması Ülkenin Beka Meselesi Olarak Vurgulandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, nüfus konusunun Türkiye'nin beka meselesi olduğunu belirterek, Günümüzde hanelerin yüzde 50'sinde...
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlık bütçesine ilişkin görüşmelerde milletvekillerinin sorularını ve eleştirilerini yanıtlayan Göktaş, özellikle aile yapısının korunması ve nüfus politikaları üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yaptı. Konuşmasında, hanelerin yarısında çocuk bulunmadığı gerçeğinin ülkenin geleceği için kritik bir sorun teşkil ettiğini belirtti.
"Aile Yılı" Tartışmaları Ve Aile Kurumunun Önemi
Bakan Göktaş, "Aile Yılı" ilan edilmesine yönelik eleştirilere sert bir dille karşılık verdi. Bu kararın ardından yaşanan "itibarsızlaştırma ve dezenformasyon çabalarını" yakından takip ettiklerini ifade etti. Aile kavramının bazı çevrelerce toplumun birleştirici gücü olmaktan çıkarılıp, sürekli bir tartışma konusu haline getirilmeye çalışıldığını gözlemlediklerini dile getiren Göktaş, "Aile ve kadını karşı karşıya getirme çabalarını anlamıyorum. Birini yüceltip diğerini küçümseyen zihniyet, aslında hem kadını hem aileyi zayıflatıyor. Aileyi, bu ideolojik kalıplara sığdırmaya çalışan bakış açısını tamamen reddediyoruz." sözleriyle duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.
Bireyselleşme, sosyal izolasyon ve yalnızlığın giderek artan bir trend olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, nüfus meselesinin Türkiye için bir "beka meselesi" olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, günümüzde hanelerin yüzde 50'sinde çocuk bulunmaması dikkat çekici bir veri olarak öne çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) projeksiyonlarına göre, gelecek 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk sayısında 900 binlik bir azalma beklendiği bilgisini paylaşan Göktaş, karşılaşılan pek çok sorunun temelinde aile kurumunun zayıflamasının yattığını savundu.
Doğurganlık Hızındaki Düşüş Ve Küresel Perspektif
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık hızındaki düşüşün yalnızca ekonomik göstergelere indirgenemeyeceğinin altını çizdi. Bu meselenin sadece gelir düzeyi, istihdam oranı veya ekonomik büyüklükle açıklanamayacak kadar derin olduğunu belirtti. Küresel ölçekte benzer sorunlarla mücadele eden ülkelerin aldığı tedbirlere dikkat çeken Göktaş, "Dünyadaki tüm ülkeler, bu konuda tedbirler alıyor. Avrupa'dan tutun dünyanın dört bir yanında, bugüne kadar tek çocuk politikası yürüten ülkeler dahil aileyi korumak ve güçlendirmek adına önemli adımlar atıyor. Aileyi küresel ölçekte stratejik hale getirmek durumundayız. Pek çok ülke bu konuda ekonomik desteklere önemli yatırımlar yaptı. Bir bakın, inceleyin. Sizi davet ediyorum. Dünya projeksiyonuyla ilgili size bir sunum yapayım. Bu konuya hep beraber el atmak, çalışmaya devam etmek zorundayız. Olaya ideolojik perspektiften baktığımız sürece bu konuda ilerleyemeyiz." ifadeleriyle konunun ciddiyetini vurguladı.
Kadının Güçlendirilmesi Ve Şiddetle Mücadele
Kadının toplumsal hayattaki yerinin güçlendirilmesine yönelik son 23 yılda önemli reformlara imza atıldığını belirten Göktaş, eğitimden sağlığa, siyasetten akademiye, adaletten kültür ve sanata kadar hayatın her alanında kadınların önündeki yasakların ve engellerin kaldırıldığını dile getirdi. Bakan Göktaş, "Artık bu ülkenin kadınları eski vesayet günlerine dönmeyecek." şeklinde konuştu.
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki eleştirilere de yanıt veren Bakan Göktaş, sadece kadınları değil, 6284 sayılı Kanun kapsamında çocukları da koruduklarını vurguladı. Kanunun çocukların ısrarlı takibi, istismarcının veya ebeveynin tehdidi gibi durumları kapsadığını hatırlatan Göktaş, "Bu yasal düzenlemeyi lütfen küçümsemeyin. Ufacık bir şüphe, iddia bile olsa biz 6284 kapsamında gizlilik ve uzaklaştırma kararı çıkartıyoruz. Dolayısıyla kanunun kapsamını daraltmak yerine aksine genişleterek kullanıyoruz." dedi.
Türk Ceza Kanunu'nda yapılan reformlarla cinsel saldırı, cinsel taciz ve şiddet suçlarının ağırlaştırıldığını, ısrarlı takibin müstakil bir suç olarak düzenlendiğini ifade eden Göktaş, bu mücadelenin birçok ülkeden ve uluslararası sözleşmeden çok daha önce başlatıldığını ve güçlü bir şekilde sürdürüldüğünü belirtti. "Sıfır tolerans" yaklaşımını benimsemeye devam edeceklerini, tek bir şüphenin veya vakanın dahi kabul edilemez olduğunu dile getirerek, bu konudaki mücadelenin kararlılıkla ve el birliğiyle devam ettirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye Barolar Birliği'nden mağdurlara hukuki desteğin daha nitelikli olması amacıyla bir toplantı talep ettiklerini ve mağdurlar şikayetlerinden vazgeçse bile takibin sürdürüldüğünü aktardı.
Kadın Konukevleri Ve Çocukların Korunması
Bakan Göktaş, kadın konukevlerinin doluluk oranının yüzde 69 olduğunu açıkladı. Bir kadın talep ettiğinde hemen öneride bulunduklarını ve gizlilik kararlarını uyguladıklarını belirten Göktaş, "Kadın Konukevleri'nde bazı milletvekillerinin küçümseyerek bahsettiği eğitimlerle onların mesleki beceriler edinmelerini, istihdam hayatına dahil olmalarını sağlıyor, onları daha da güçlendiriyoruz. Buraya katılan kadınları akabinde istihdama katıyoruz ki güçlü olsunlar, kendi ayaklarının üzerinde dursunlar." şeklinde konuştu. Bakanlığa bağlı 112 olmak üzere toplam 149 kadın konukevi bulunduğunu, bu yıl da 5 yeni Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi ile 4 yeni kadın konukevinin inşası için çalışmalara başlandığını kaydetti.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı'nda bilimsel temelli, çok paydaşlı bir yaklaşım benimsediklerini belirten Göktaş, hem kurum müdürleri hem de ilgili kuruluşlarla düzenli toplantılar yaptıklarını aktardı. Çocuklar Güvende Programı ile ilgili vakaların basından veya sosyal medyadan öğrenildiğine dair iddiaları ise reddederek, "Bu doğru değil. Zira 7 gün 24 saat esasıyla çalışan sürekli bir takip mekanizmamız var. İhbar hatlarımız, ALO 183, sosyal risk haritalarımızla önemli çalışmalar yürütüyoruz. Çocuklar Güvende Mobil Ekibi'mizde 394 personelimiz gece gündüz demeden çalışıyor. Bununla beraber eğer bir çocuğu sokakta bulduysak onunla ilgili hem mesleki çalışmalar hem de ailesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz." açıklamasını yaptı.
Çocukların Taciz Edildiği Ailelerine Bırakıldığı İddialarına Yanıt
Bir milletvekilinin tacize uğrayan çocukların ailelerine geri bırakıldığı ve üzerine para verildiği yönündeki iddialarına sert tepki gösteren Bakan Göktaş, bu iddiayı "gerçekten çok büyük bir yalan" olarak nitelendirerek, "Esefle kınıyorum. Böyle bir iddiada bulunmak, 81 il, 922 ilçede çalışan tüm meslek elemanlarımızın hakkına girmektir. Onların gayretlerini, emeklerini göz ardı etmektir. Bir iddia bile olsa biz o çocuğu alıyoruz. Böyle riskli bir aileye asla teslim etmeyiz. Bu travmalarını rehabilite ettiğimiz çocuklarımızı sağlıklı bireyler olarak yetiştirmelerine yönelik özel çalışmalar yürütüyoruz." ifadelerini kullandı.
Suça sürüklenen çocuklara yönelik Güçlendirici Bakım Modeli'ni hayata geçirdiklerini aktaran Göktaş, bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek çatı altında bir araya getirdiklerini belirtti. Böylece çocukların korunması ve tedbir kararlarının uygulanması açısından yeni bir çalışma başlattıklarını kaydeden Bakan Göktaş, 12 ilde İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Siteleri'nde bu modelin uygulandığını ve kısa sürede olumlu sonuçlar alınmaya başlandığını bildirdi.
Kreş Sayılarının Yetersizliğine Yönelik Eleştiriler Ve Yeni Modeller
Kreş sayılarının az olması yönündeki eleştirilere de değinen Bakan Göktaş, çocuk bakım sistemini güçlendirmek amacıyla modelleri çeşitlendirme üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Özellikle çocuk bakan annelere eğitim verilerek kayıtlı istihdam sağlanmasının önemine vurgu yapan Göktaş, "Bugün Türkiye'de pek çok yerde kadınlar başka çocuklara bakıyor. Bu kadınlara eğitimini vermek ve kayıtlı şekilde istihdam edilmesini sağlamak önemli. Bu konuda bir pilot projeye başladık, aynı zamanda bakım modellerini güçlendirici bir çalışma başlattık. Bu konuda da özellikle UNICEF'le beraber, 180 saatlik eğitim alınması ve sağlık raporu alınması için pilot çalışmalarımızı başlatmış olduk." açıklamasını yaptı.
Yeni Huzurevi İnşa Çalışmaları Ve Yaşlı Bakım Yaklaşımı
Yeni huzurevi inşa çalışmalarının devam ettiğini ve yaşlı nüfusun yoğun olduğu illere öncelik tanındığını belirten Bakan Göktaş, 2023 yılında yapılan Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'nın sonuçlarına dikkat çekti. Araştırmanın, yaşlıların yüzde 75'inin "Evimizde yaşlanmak istiyoruz." dediğini gösterdiğini aktaran Göktaş, özellikle yoksulluk riski taşıyan, yalnız yaşayan ve rehabilitasyon ihtiyacı duyan vatandaşlara yönelik huzurevi çalışmalarının sürdüğünü ancak huzurevlerinin sürdürülebilir bir bakım modeli olmadığının farkında olduklarını dile getirdi.
Sosyal Yardımların Oy Karşılığı Dağıtıldığı İddiasına Kesin Yalanlama
Sosyal yardımların "oy karşılığı dağıtıldığına" yönelik eleştirilere de kesin bir dille yanıt veren Bakan Göktaş, sosyal yardımların halk temelli, şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde vatandaşlara ulaştırıldığını belirtti. "Aksi mümkün değildir. Bu veriler her gün bilgi-işlem sisteminde güncelleniyor. 'Sen bana oy kullanmadın, sana destek vermiyorum.' gibi bir anlayış olamaz." sözleriyle iddiaları yalanladı. Görüşmelerin ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 yılı bütçesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda oy birliğiyle kabul edildi.