Bakan Şimşek Vergi Ve Harç Güncellemelerinde Enflasyon Hedefini Dikkate Alacaklarını Bildirdi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerine ilişkin sunum yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ekim 2025 itibarıyla uzun vadeli ve uygun koşullu yaklaşık 13,6 milyar dolar finansman sağladık. Bu tutar yıllık bazdaki en yüksek rakamdır" ifadesini kullandı. Bakan Şimşek ayrıca "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkanları doğrultusunda daha düşük oranda yapılmasının da gündemlerinde olduğunu belirtirken, fiyat istikrarının tesisine yönelik politikaları eş güdüm içinde ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini...
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerine ilişkin önemli bir sunum gerçekleştirdi. Küresel ekonomik gelişmelerle konuşmasına başlayan Bakan Şimşek, önümüzdeki dönemde küresel konjonktürün Türkiye için daha olumlu bir seyir izlemesini beklediklerini vurguladı.
Makroekonomik İstikrar Ve Elde Edilen Kazanımlar
Bakan Şimşek, son iki yılda uygulanan ekonomi programı sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. "Programımızın öncelikli hedeflerinden olan makro finansal istikrarın güçlendirilmesi ve şoklara karşı dayanıklılığımızın artırılmasında önemli mesafe aldık" ifadelerini kullandı. Uluslararası standartlara uygun rezerv yeterliliğinin sağlandığına dikkat çeken Şimşek, 2023 yılı Mayıs ayına kıyasla brüt rezervlerde 87 milyar Dolar, swap hariç net rezervlerde ise 112,6 milyar Dolar artış kaydedildiğini dile getirdi.
Cari açığın artık bir endişe kaynağı olmaktan çıktığını vurgulayan Bakan, koşullu yükümlülüklerin azaltıldığını açıkladı. Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış sürecinin başarıyla yönetildiğini belirten Şimşek, 24 Ekim itibarıyla 171 milyar Lira seviyesine gerileyen KKM bakiyesinin yıl sonunda 5 milyar Lira’nın altına inmesini beklediklerini ifade etti. Türk Lirası varlıklara olan güvenin artışıyla birlikte Türk Lirası’nın toplam mevduat içindeki payının %59,8’e yükseldiğini aktardı.
Makro dengesizliklerin azaltılmasıyla sağlanan kazanımların kalıcı hale getirildiğini belirten Şimşek, yıllıklandırılmış cari açığın milli gelire oranının 2023 ortasındaki %5 seviyesinden 2024’te %0,8’e gerilediğini bildirdi. 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla bu oranın %1,3 olacağını ve Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ortalama %1,2 ile sürdürülebilir seviyelerde kalmasını öngördüklerini aktardı. Bu iyileşmeyle birlikte 2023 yılı Haziran ayında milli gelire oranla %23 olan brüt dış finansman ihtiyacının 2025 sonunda yaklaşık %17’ye düşeceğini öngördüklerini belirtti.
Reel sektörün ve bankaların daha uygun koşullarla dış finansmana erişim imkanlarının arttığını dile getiren Bakan Şimşek, finansal istikrarın güçlenmesiyle ülkeye yönelik risk algısının da iyileştiğini kaydetti. "Program öncesi 700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi" diyen Şimşek, düşen risk primiyle birlikte kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetlerinde önemli ölçüde azalmalar yaşandığını ifade etti.
Enflasyonla Mücadele Ve Yeniden Değerleme Oranı
Enflasyondaki gelişmelere de değinen Bakan Şimşek, dönemsel etkilerle geçici olarak yavaşlasa da dezenflasyon sürecinin kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. Yıllık enflasyonun Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre 15,7 puan azalarak %32,9 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Önümüzdeki dönemde sıkı para politikası, destekleyici maliye politikası, bütçe imkanları dahilinde yönetilen ve yönlendirilen fiyatların hedeflerle uyumlu belirlenmesi ve başta sosyal konut olmak üzere arz yönlü tedbirler ile dezenflasyon sürecinin süreceğini öngördüklerini bildirdi.
Özellikle dikkat çeken bir açıklama yapan Şimşek, "vergi ve harçlarda yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkanları doğrultusunda daha düşük oranda güncelleme yapılmasının da gündemlerinde olduğunu" belirtti. Fiyat istikrarının tesisine yönelik politikaları eş güdüm içinde ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerinin altını çizdi.
Ekonomik aktivitedeki ılımlı seyrin sürdüğünü ifade eden Bakan, 2025 yılında da 2024 yılına benzer ılımlı bir büyüme beklediklerini aktardı. OVP döneminde büyüme patikasının dezenflasyonu desteklemesini öngördüklerini belirtti. İstihdamın program döneminde 1,1 milyon kişi arttığını, iş gücüne katılımdaki zayıf seyrin de etkisiyle işsizlik oranının tek haneli seviyesini koruduğunu söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerin artırılarak devam ettirileceğini ekledi.
Mali Disiplin Ve Bütçe Hedefleri
Bakan Şimşek, mali disiplini tesis ettiklerini ve kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. Cari fiyatlarla 3,6 trilyon Lira’ya ulaşan deprem harcamalarına rağmen bütçe disiplinini güçlendirdiklerini belirtti. Bütçedeki gelişmelere değinen Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranının 2025’te %3,6 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. OVP’de geçen sene %3,1 olarak öngörülen 2025 bütçe açığına yönelik yukarı yönlü revizyonun temel nedeninin, bazı vergi gelirlerinin beklentilerin altında kalması olduğunu dile getirdi. "Harcamalarda ise sıkı duruşumuzu koruyoruz ve geçen sene olduğu gibi bu sene de bütçe ödeneklerinin altında bir gerçekleşme bekliyoruz. 2026'da bütçe açığını yüzde 3,5 olarak hedefliyoruz" dedi.
Faiz hariç harcamalarda 2025’e göre 0,7 puanlık bir artışın söz konusu olduğunu belirten Şimşek, sadece sosyal konut programı ve doğum yardımı ödemeleri için ilave kaynak ayırdıklarını, deprem harcamaları dışındaki tüm alanlarda disiplini sürdürdüklerini açıkladı. Bakan Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranını OVP dönemi sonunda %3’ün altına indirme hedeflerini koruduklarını dile getirdi.
Kamuda tasarruf ve verimlilik paketiyle harcama disiplinini güçlendirdiklerini anlatan Şimşek, 2024’te hayata geçirilen tasarruf tedbirleri izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı şekilde uyguladıklarını söyledi. "Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi" ile 257 kamu idaresini yakından takip ettiklerini belirten Şimşek, bugüne kadar 1958 harcama biriminde denetim gerçekleştirdiklerini ve denetim raporlarını Cumhurbaşkanlığı ile ilgili idarelerle paylaştıklarını dile getirdi.
Kamu Maliyesinde Reform Gündemi
Bakan Şimşek, kamu maliyesine ilişkin üç alanda reform taslağını hazırladıklarını belirterek, "Kamu İhale Reformu, KİT Yönetişim Reformu ile mahalli idarelerin mevcut mali kurallarının daha işlevsel olmasını sağlayacak reform önerilerimizin Yüce Meclisimize sunulmasını bekliyoruz" açıklamasında bulundu. Gelir politikasını vergide adalet, vergilemede etkinlik ve kayıt dışılıkla mücadele eksenlerinde oluşturduklarına işaret eden Şimşek, son yıllarda yapılan birçok düzenlemeyle sabit gelirli vatandaşların vergi yükünü önemli ölçüde azalttıklarını söyledi.
Program döneminde yüksek gelir gruplarına yönelik vergi yükünü artıran düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Bakan, Meclis’te görüşmeleri devam eden kanun teklifinde vergide adaleti artıran, istisnaları azaltan, vergi dışında kalan bazı alanları kapsama alan ve kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendiren düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Vergi harcamalarını azaltmaya devam ettiklerini ifade etti. Vergi istisna ve muafiyetlerin azaltılması amacıyla yapılan düzenlemeler çerçevesinde 2025 için %5,1 olarak hesapladıkları vergi harcamalarının milli gelire oranını 2026’da %4,7’ye, OVP dönemi sonunda ise %4,1’e indirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Vergiye uyumu güçlendirmek için dijital uygulamaları yaygınlaştırdıklarını kaydeden Şimşek, program döneminde vergide adaleti güçlendirmek için yapılan düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik alınan tedbirlerle 2023’te %34,5 olan dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da %38,3’e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. Böylece dolaylı vergilerin payının %61,7’ye gerileyeceğini ekledi. 2023’ten itibaren dolaysız vergilerde sağlanacak 3,8 puanlık iyileşmenin 520 milyar Lira’ya tekabül edeceğini ifade etti. "Yaygın kanaatin aksine vergi yükümüz uluslararası kıyaslamalara göre yüksek değildir" diyen Şimşek, Türkiye’nin genel vergi yükünün %23,5 olduğunu aktardı. Türkiye’nin %33,9 ortalaması olan OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahip 5’inci ülke olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’de dolaylı vergi yükünün %10,7, dolaysız vergi yükünün ise %12,8 seviyesinde olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin %23,6 ortalaması olan OECD ülkeleri arasında dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip 3’üncü ülke olduğunu belirtti. Vergilemede etkinliği ve denetimi artırdıklarını, kayıt dışılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini ve mükelleflerin haklarını koruduklarını anlatan Şimşek, hükümetleri döneminde kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin önem verdikleri konuların başında geldiğine dikkat çekti.
Kayıt Dışılıkla Mücadele Ve Gelir Vergisi Beyannameleri
Vergi denetimindeki amaçlarının ceza kesmek değil, mükellefleri bilgilendirmek ve gönüllü uyumu artırmak olduğunu ifade eden Şimşek, mükellef haklarının korunması amacıyla vergi incelemelerinde uyulacak denetim standartlarına ilişkin çalışmaların tamamlandığını ve önümüzdeki günlerde yayımlanacağını bildirdi. Kayıt dışılıkla mücadelenin sonuç verdiğini belirten Bakan, beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağlandığını açıkladı. "Bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi" diyen Şimşek, ticari, zirai ve serbest meslek kazancı gelir vergisi mükelleflerinin beyanname sayısının 2,7 milyonu aştığını ve beyan edilen vergi tutarının %90 artışla 143,7 milyar Lira’ya ulaştığını kaydetti. Sonuç olarak 2022 yılında 3,8 milyon ve 2023 yılında 4,4 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısının, 2024 yılında 5 milyonu aştığını ve program döneminde her sene hesaplanan verginin 2 katına çıktığını sözlerine ekledi.
Kamu Borçluluğu Ve Faiz Harcamaları
Deprem nedeniyle artan borçlanma ihtiyacıyla yükselen faiz harcamalarına rağmen kamu borçluluğunun düşük düzeyde seyrettiğini bildiren Şimşek, 2023-2025 döneminde faiz dışı açık ve borçlanma ihtiyacının önemli ölçüde deprem harcamaları nedeniyle arttığına dikkat çekti. Faiz harcamalarının milli gelire oranının 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla %3,3 ve %3,5 olmasının beklendiğini belirten Şimşek, önümüzdeki dönemde azalan deprem harcamaları ve iyileşen faiz dışı denge sayesinde bu oranın 2027’de %3,4’e, 2028’de ise %3,3’e gerileyeceğinin öngörüldüğünü ifade etti. 2003-2022 döneminde faiz harcamalarının milli gelire oranının ortalama %4,1 seviyesinde gerçekleştiğini de hatırlattı.
Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının geçen yıl %23,6 olduğuna işaret eden Şimşek, bu oranın 2025’in ikinci çeyreğinde %24,1 olduğu bilgisini verdi. Geçen yıl %133,1 olan iç borç çevirme oranının bu yıl %132,5 seviyesinde tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bakan, OVP’de öngörülen faiz dışı dengedeki iyileşmeyle 2026’da iç borç çevirme oranının %106’ya, dönem sonunda da %100’ün altına düşürülmesinin hedeflendiğini belirtti. Böylece özel sektöre daha fazla alan açılacağını ve reel sektörün büyümesinin destekleneceğini vurguladı.
Uluslararası Finansman Ve Sektörel Destekler
Uluslararası sermaye piyasalarından sağlanan finansmana ilişkin bilgi veren Şimşek, ihraçlara yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu ve "spread"lerde önemli ölçüde gerileme kaydedildiğini belirtti. Proje ve program finansmanı kapsamında çok taraflı yatırım bankalarından altyapı, ulaşım, sağlık, doğal afetlerle mücadele, çevre, enerji ve reel sektörün desteklenmesine yönelik Ekim itibarıyla uzun vadeli ve uygun koşullu yaklaşık 13,6 milyar Dolar’lık finansman sağlandığını açıkladı. Bu tutarın yıllık bazda ulaşılan en yüksek rakam olduğunu vurguladı. Ayrıca üyesi olunan uluslararası finansal kuruluşlar, çok taraflı kalkınma bankaları ile G-20 ve OECD gibi uluslararası platformlarda Türkiye’nin etkin şekilde temsil edildiğini sözlerine ekledi.
Bakan Şimşek, AR-GE ve yatırımları güçlü şekilde desteklemeye devam edeceklerini vurgulayarak, 2025’te AR-GE faaliyetleri ile yatırım ve üretimi artırmak için 693,6 milyar Lira, 2026’da ise 836 milyar Lira vergi harcaması öngördüklerini bildirdi. İstihdamı korumaya ve artırmaya yönelik tedbirler aldıklarına işaret eden Şimşek, "İstihdamı Koruma Destek Programı" ile tekstil, giyim, deri ve mobilya gibi belirli imalat sektörlerinde istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına aylık 2 bin 500 Lira prim desteği sağlandığını anımsattı.
İmalat sanayi sektörüne yönelik ilave destek paketleri üzerinde çalıştıklarını belirten Şimşek, reel sektörün finansmana erişim imkanlarını artırdıklarını kaydetti. Hazine Destekli Kefalet Sistemi’nde imalat, ihracat ve yatırımın önceliklendirildiğini aktaran Bakan, 2025’te yürürlüğe alınan 8 yeni destek paketiyle mevcut limitlere ilave 94 milyar Lira kredi imkanının firmalara sunulduğunu ve bu imkanın 52,2 milyar Lirası’nın ihracatçılara yönelik olduğunu dile getirdi. İhracat desteklerini de artırarak sürdürdüklerini belirten Şimşek, program döneminde Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar Lira’dan 88,4 milyar Lira’ya yükselttiklerini, ihracatçılara kullandırılan günlük reeskont kredi limitini 300 milyon Lira’dan 4,5 milyar Lira’ya çıkardıklarını ve döviz cinsinden reeskont kredilerinin önünü açtıklarını ifade etti.
Kurumlar vergisinde 2023’te yapılan oran artışlarının ihracat kazançlarına uygulanmadığını anımsatan Şimşek, bu kazançların kurumlar vergisi oranının %20 olduğunu söyledi. Türk Büyüme ve İnovasyon Fonu, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Üst Fonu ve Tech-InvesTR programıyla girişimcilik ekosistemini desteklemeye devam ettiklerini sözlerine ekledi.
Hanehalkı Ve Çiftçi Destekleri
Hanehalkına enerji sübvansiyonlarının sürdüğüne dikkat çeken Şimşek, bu yılın 9 ayında elektrikte mesken birinci kademe tüketici grubunun yaklaşık %57, doğal gazda mesken tüketicilerinin ise %65 oranında sübvanse edildiğini belirtti. Çiftçi ve esnaf desteklerinin artarak devam ettiğini dile getiren Bakan, 2026 yılı tarımsal destek programları, tarım sektörü yatırım ödenekleri ile tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 626 milyar Lira kaynak ayırdıklarını bildirdi. Ayrıca tarım sektörüne yönelik 2026’da vazgeçilecek vergi tutarının 262,3 milyar Lira olduğunu açıkladı. 1,1 milyon çiftçiye, 746 milyar Lira kredi bakiyesiyle 2025’in 9 ayında 144 milyar Lira Hazine faiz/kar payı desteği sağlandığını, 780 bin esnaf ve sanatkara, 282 milyar Lira kredi bakiyesiyle bu yılın 9 ayında 49 milyar Lira Hazine faiz desteği verildiğini değerlendirmesine ekledi.
Sayıştay Denetim Raporu Ve Bütçe Detayları
Sayıştay Başkanlığının, Hazine ve Maliye Bakanlığı 2024 Yılı Denetim Raporu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, kamu mali yönetiminde saydamlık ve hesap verebilirliğin artırılmasına katkı sağlayan Sayıştay denetim raporlarına önem verdiklerini ve denetim bulgularının çözümüne yönelik çalışmaları titizlikle yürüttüklerini ifade etti. Söz konusu raporda Bakanlığa yönelik 7 bulgu yer aldığını belirten Şimşek, 5 bulgunun gereğinin Bakanlık birimlerince yerine getirildiğini, yazılım iyileştirme ve entegrasyon çalışmaları devam eden bir bulgunun gereğinin en kısa zamanda yerine getirilmesini sağlayacaklarını ve bir bulgunun çözümüne yönelik mevzuat değişikliği çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.
Bakanlığın, Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB), Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) ve Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) geçen yıl kesin hesabına ilişkin bilgiler veren Şimşek, 2024 yılı için 4,67 trilyon Lira olan Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin 4,55 trilyon Lirası’nın kullanıldığını ve bunun yaklaşık %1’ine tekabül eden 40 milyar Lira’lık kısmının Bakanlık hizmetlerinde kullanıldığını kaydetti. GİB’in 2024 yılı itibarıyla 37,3 milyar Lira olan bütçesinin 36,9 milyar Lirası’nın kullanıldığı, 405 milyon Lira olan ÖİB bütçesinin 280,8 milyon Lirası’nın kullanıldığı ve 3,5 milyar Lira olan TÜİK bütçesinin 3,2 milyar Lirası’nın kullanıldığı bilgilerini aktardı. Bakanlığın 2026 yılı bütçe teklifinin toplam 8,84 trilyon Lira, faiz hariç 6,1 trilyon Lira olduğunu belirten Şimşek, bu teklifin yaklaşık %1,3’üne tekabül eden 77,8 milyar Lira’sının Bakanlık hizmetleri için kullanılacağını ifade etti. 2026 yılı bütçesinde teklif edilen ödenek tutarının GİB için 70,6 milyar Lira, ÖİB için 474,7 milyon Lira ve TÜİK için 6,7 milyar Lira olduğunu ekledi.
Gelecek Vizyonu Ve 2026 Yılı Bütçesi
Bakan Şimşek, sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programı sabır ve kararlılıkla uygulamayı sürdürdüklerine işaret etti. Cumhurbaşkanı’nın liderliği ve güçlü desteğinin programın başarıyla uygulanmasında belirleyici olduğunu vurgulayan Şimşek, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, programla elde edilen kazanımları daha ileriye taşımak ve kalıcı hale getirmek için dijital, yeşil ve sanayide dönüşümü sağlayacak adımları atmaya devam edeceklerini belirtti. Kalkınmanın temeli olan barış ve huzur ortamını ülkede ve bölgede güçlendirmek için yoğun şekilde çalıştıklarını dile getiren Bakan, "Terörsüz Türkiye" süreciyle ülkenin enerjisini ve kaynaklarını artık daha verimli alanlarda kullanarak kalkınma sürecini hızlandıracağını ve büyüme potansiyelini artıracağını söyledi. Böylece güven ve istikrarın pekişeceğini, yatırım ikliminin daha da iyileşeceğini sözlerine ekledi. Bakan Şimşek, 2026 yılı bütçesinin öğrencilerden gençlere, çiftçilerden esnafa, çalışanlardan emeklilere, engellilerden 65 yaş üstü vatandaşlara kadar toplumun bütün kesimlerini kapsadığını ifade ederek sunumunu tamamladı.