Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Hukuk Devleti Vurgusunun Rahatsızlık Yarattığını Belirtti

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2025 - 2026 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Programda konuşan Bakan Tunç Adalet...

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nin 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, hukuk devleti kavramının bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getirdi. Bakan Tunç, konuşmasında Gazze'deki insanlık dramına ve Türkiye'nin uluslararası sistemdeki duruşuna da değindi.


İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nin Bayrampaşa yerleşkesinde düzenlenen tören, geniş bir katılımla gerçekleşti. Etkinliğe Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yanı sıra Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım, Yeniyüzyıl Üniversitesi Rektörü Yaşar Hacısalihoğlu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Metin Sarıhan, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Doktor Aydın, İstanbul Yeniyüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Azmi Ofluoğlu, öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci iştirak etti. Program, uluslararası dergilerde makaleleri yayımlanan öğretim üyelerine plaket takdimiyle başladı. Akabinde, üniversiteye birincilikle yerleşen öğrencilere de plaketleri sunuldu. Açılış töreninin teması ise, dikkat çekici bir şekilde 'İlk Dersimiz Gazze-Filistin' olarak belirlendi.


Gazze'deki İnsanlık Dramı Ve Uluslararası Sessizlik

Açılış konuşmasında Gazze ve Filistin konusuna özel bir vurgu yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bu temanın seçilmiş olmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Bakan Tunç, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden süreçte Filistin'de yaşananları "soykırım suçu" olarak nitelendirdi. Konuşmasında, Filistin'de 68 binden fazla insanın şehit edildiğini ve bu sayının yaklaşık %80'ini kadın ve çocukların oluşturduğunu ifade etti. Tunç, özellikle 20 bini aşkın çocuğun yaşamını yitirdiğini vurgulayarak, "Her gün bir sınıf dolusu çocuk katledildi," cümleleriyle durumu özetledi.


Bakan Tunç, Batılı ülkelerin bu katliam karşısındaki sessizliğini ve tepkisizliğini eleştirdi. Çocuk haklarından veya kadın haklarından bahseden Batılıların, Gazze'deki duruma karşı ses çıkarmadığını, aksine "oradaki katliama destek verircesine politika izlediklerini" öne sürdü. Tunç, bu ülkelerin soykırımcıları ziyaret ettiğini ve onlara kendi topraklarında ağır alkışlarla destek verdiğini belirterek, "Adeta o soykırım suçunu işleyenlere ortak oldular" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin ise Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde, Birleşmiş Milletler kürsüsü de dahil olmak üzere her platformda diplomatik çabalarını kararlılıkla sürdürdüğünü aktardı. Tunç, uluslararası sistemin insanlığın sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıkça dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür" sözlerini hatırlattı.


Hukuk Devleti Kavramı Ve Farklı Bakış Açıları

Adalet eğitiminin ve hukuk mesleklerine giriş sınavlarının önemine değinen Bakan Tunç, öğrencilere "hukuk misyonu kazandırmanın" ve "adalet duygusunu işlemenin" asıl hedef olması gerektiğini belirtti. Tunç, adaletin mülkün, toplumsal barışın ve devletin temeli olduğunu vurgulayarak Hazreti Mevlana'nın adalet tanımını, "her şeyin yerli yerine koymaktır" şeklinde aktardı.


Bakan Tunç, konuşmasının dikkat çekici bölümlerinden birinde, "Ben hukuk devleti dedikçe birileri bundan rahatsız oluyor" ifadelerini kullandı. Bu rahatsızlığın nedenini ise, belirli çevrelerin hukuk devleti anlayışının geçmişteki vesayetçi dönemlerle ilişkili olmasına bağladı. Tunç, bu kişilerin hukuk devleti derken, 27 Mayıs darbesinin hukukunu ve Adnan Menderes ile bakanlarını idam eden yargı sistemini anladıklarını belirtti. Aynı şekilde, 12 Eylül döneminde gençlerin yaşını büyüterek sağdan ve soldan idam kararı veren yargıyı veya 28 Şubat döneminde vesayetçilerin karşısında hazır ola geçen yargı sistemini kastettiklerini söyledi. Tunç, 28 Şubat'ta üniversite birincisi kız öğrencilerin kürsülerden yaka paça atıldığı dönemde yargının soruşturma açmadığını hatırlatarak, "İstedikleri yargı o yargı sistemi" şeklinde konuştu.


Kendi hukuk devleti anlayışlarını ise, 15 Temmuz darbecilerinden hesap soran, yolsuzluk ve hırsızlıktan da hesap soran bir yargı sistemi olarak tanımlayan Bakan Tunç, "İşte o nedenle hazmedilemeyen bu. Aradaki fark bu" dedi. Türkiye'nin hukuk güvenliği konusunda dünyanın gerisinde olduğuna dair "kara propagandaya" gençlerin aldanmaması gerektiğini vurgulayan Tunç, Türk yargısının bağımsız ve tarafsız olduğunu, bu konuda Türkiye'nin birçok ülkeden kat kat önde olduğunu savundu.


Türkiye Yüzyılı Ve Gençliğe Güven

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuşmasının sonunda Türkiye'nin geleceğine dair iyimser bir tablo çizdi. "Türkiye Yüzyılı'nı terörsüz bir şekilde inşa edeceğiz inşallah ve Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek" ifadeleriyle gençlere seslenen Tunç, "beyin göçü" ve "gençlerin Türkiye'yi terk ettiği" yönündeki karalamaların yanlış olduğunu belirtti.


Türkiye'nin gençliğine güvendiğini dile getiren Bakan Tunç, bugün ASELSAN, Roketsan, HAVELSAN, BAYKAR gibi savunma sanayii kuruluşlarında, enerji şirketlerinde, yazılım alanında binlerce genç mühendisin, teknoloji beyinlerinin Türkiye için çalıştığını kaydetti. Gençlere bol bol okuma, araştırma, üretme ve çok çalışma çağrısında bulunan Tunç, "İlim Çin'de de olsa alınız. Her yere gidilebilir. Bütün dünyayı okuyacağız. Araştıracağız. Üreteceğiz çok çalışacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.