Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Gazze’de Alıkonulan İnsan Hakları Savunucularının Serbest Bırakılmasını İstedi

ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Edirne'deki 'İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışında, Gazze'deki sivillere yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel...



Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Edirne'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretinin önemli bir bölümünü Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından dördüncü kez düzenlenen 'İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışına ayıran Bakan Tunç, aynı zamanda Gazze'de yaşanan insanlık dramına ilişkin de sert açıklamalarda bulundu. Bakan, uluslararası hukuku ihlal eden İsrail'i, alıkoyduğu insan hakları savunucularını derhal serbest bırakmaya çağırdı.



Edirne'de İşyurtları Fuarı'nın Açılışı Ve Ceza Adaleti Vurgusu



Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Edirne ziyaretine ilk olarak Vali Yunus Sezer'i makamında ziyaret ederek başladı. Ardından Selimiye Camisi'nin yakınında kurulan fuar alanına geçerek 'İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Vali Sezer'in yanı sıra AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Hüsnü Gezginci ve çok sayıda kurum temsilcisi ile vatandaş katılım gösterdi.



Bakan Tunç, açılış konuşmasında, Türkiye genelindeki 54 cezaevinin işyurdu müdürlüğünde hükümlüler tarafından üretilen ürünlerin bir hafta boyunca sergileneceğini ve satışa sunulacağını ifade etti. Ceza infaz kurumlarındaki işyurdu müdürlüklerinin, hükümlülere mesleki eğitimler sunduğunu ve üretim süreçleriyle meslek edinmelerine imkan sağladığını vurgulayan Tunç, bu fuarların ürünlerin tanıtımı ve toplumsal farkındalığın artırılması adına önem taşıdığını belirtti. Bakan Tunç, bu yıl Kırıkkale, Van ve Ankara'nın ardından Edirne'de düzenlenen fuarın dördüncü durak olduğunu kaydetti.



Konuşmasında ceza adaletinin temel amaçlarına değinen Bakan Tunç, hukuk devletinin en önemli misyonunun ceza adaletini sağlamak olduğunu dile getirdi. Ceza adaletinin soruşturma, yargılama ve infaz olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu belirten Tunç, infaz aşamasının, suçluyu topluma yeniden kazandırmak ve ıslah etmek açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Bakan Tunç, işyurtları faaliyetlerinin bu bağlamda büyük önem taşıdığını, hükümlülere meslek kazandırılarak yeniden suç işleme riskinin azaltıldığını ve topluma entegrasyonlarının kolaylaştırıldığını ifade etti. Ayrıca, işyurtlarında üretilen kaliteli ve uygun fiyatlı ürünlerin vatandaşlara sunulmasının ülke ekonomisine de katkı sağladığını ve çalışan hükümlülere asgari ücretin 1/3'ü oranında ücret ödendiğini sözlerine ekledi.



Gazze'deki İnsanlık Dramına Tepki Ve İsrail'e Sert Çağrı



Adalet Bakanı Tunç, Edirne'deki programının bir bölümünde, Gazze'de yaşanan insanlık dramına ve İsrail'in "Küresel Sumud Filosu"na yönelik tavrına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç, İsrail'in 07 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze'de bir soykırım suçu işlediğini, kadınları ve çocukları katlettiğini belirterek, İsrail'in eylemlerini "insanlık suçu" olarak nitelendirdi. Tunç, İsrail'in yıllardır Filistin topraklarını işgal ettiğini ve soykırım politikası izlediğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ve Genel Kurulu'nun işgalden çekilmeye yönelik yüzlerce kararına İsrail'in uymadığını vurguladı.



Bakan Tunç, dünyanın 46 ülkesinden 497 insan hakları savunucusunun yer aldığı, aralarında 56 Türk vatandaşının da bulunduğu Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yapılan muameleyi kınadı. Tunç, uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal eden İsrail'e sert bir çağrıda bulunarak, "Buradan sesleniyoruz; bir an önce orada alıkoyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir" dedi. Tunç, İsrail'in dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ettiğini ve uluslararası kuruluşların bu duruma karşı etkisiz kaldığını üzülerek gözlemlediklerini dile getirdi.



Uluslararası Kuruluşların Etkisizliği Ve Türkiye'nin Duruşu



Bakan Tunç, İsrail'in Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal etmesi nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanmaya devam ettiğini hatırlattı. Ancak Divan'ın aldığı tedbir kararlarının, insani yardımların engellenmemesi ve insanlık suçlarının sona erdirilmesi yönündeki çağrılarının ne yazık ki kağıt üzerinde kaldığını belirtti. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrailli yetkililer hakkında aldığı yakalama kararlarının da hayata geçirilemediğini ve uluslararası hukukun adeta işlemediğini tüm dünyanın gördüğünü vurguladı. Bu durumu insanlık adına büyük bir kayıp olarak değerlendiren Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her platformda "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek uluslararası sistemin revize edilmesi gerektiği yönündeki çağrılarını hatırlattı.



Türkiye'nin dünya mazlumlarının yanında olmaya devam edeceğini belirten Tunç, "Bir gün insanlık huzurunda hesap verecekler" diyerek Bosna soykırımcılarının akıbetine atıfta bulundu. Edirne'den, Selimiye'nin gölgesinden İsrail'in eylemlerini lanetleyen Tunç, soykırımın bir an önce durmasını temenni etti ve İsrailli soykırımcıların ilahi adaletten asla kaçamayacaklarını ifade etti.



Ak Parti'nin Kuruluşu, Reformları Ve Yeni Anayasa Çağrısı



Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Edirne Adliyesi ve Edirne Barosu'nu ziyaret ettikten sonra Cuma namazını Eski Cami'de kıldı ve Filistin'e Destek Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldı. Ardından Edirne Sarayı'ndaki ihya çalışmalarını inceleyerek Adalet Kasrı'nı gezdi. Günün sonunda AK Parti Edirne İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya gelen Tunç, siyasi değerlendirmelerde bulundu.



AK Parti'nin bir siyaset mühendisliği ürünü olmadığını, milletin kendi elleriyle kurduğu bir parti olduğunu dile getiren Bakan Tunç, partinin 23 yıldır milletten destek aldığını ve bu desteğin 2028'de de devam edeceğine inandığını belirtti. Tunç, Türkiye'nin dünyanın en tecrübeli ve güçlü lideri Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde "Türkiye Yüzyılı"nı inşa edeceğini söyledi. AK Parti hükümetlerinin 23 yıldan bu yana 81 vilayete ayrım yapmadan hizmet götürdüğünü, üniversitelerden havalimanlarına, şehir hastanelerinden organize sanayi bölgelerine kadar birçok alanda büyük eserler ortaya koyduğunu vurguladı. Milli enerji ve teknoloji hamleleriyle Türkiye'nin dışa bağımlılığını azalttığını, savunma sanayinde yüzde 80 yerlilik oranına ulaştığını ifade etti.



Fiziki kalkınmanın yanı sıra demokratik kalkınmaya da önem verdiklerini belirten Tunç, Anayasa değişiklikleri ve reformlarla hak arama yollarının arttırıldığını kaydetti. Darbelerin ve muhtıraların önlenmesi için yapısal reformlar yapıldığını, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kaldırıldığını, Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Kurulu'nun demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildiğini belirtti. Anayasa'daki vesayetçi ruhun tamamen silinmesinin, demokratik, sivil ve katılımcı yeni bir anayasayla mümkün olduğunu dile getiren Bakan Tunç, bu durumun Türkiye'nin "Türkiye Yüzyılı"na başlaması için bir borç olduğunu söyledi. Parlamentonun 01 Ekim'de açılmasıyla birlikte yeni anayasa konusunda bir uzlaşma zemini oluşmasını temenni etti.



Terörle Mücadele Ve Milletin Vefa Borcu



Bakan Tunç, terörle mücadelenin 23 yıldır kararlılıkla sürdüğünü ve bu uğurda binlerce şehit verildiğini hatırlattı. Terörün ülkeye trilyonlarca ekonomik kayıp yaşattığını ve büyük acılara neden olduğunu ifade etti. AK Parti iktidarının ilk işlerinden birinin olağanüstü hali kaldırmak ve normalleşme sürecini başlatmak olduğunu belirten Tunç, temel hak ve özgürlüklerin en geniş anlamıyla vatandaşların kullanımına sunulduğunu vurguladı. Kürtçe kaset yasağı gibi teröre zemin hazırlayan unsurların ortadan kaldırıldığını, Kürtçe enstitülerin kurulduğunu ve üniversitelerde seçmeli dersler sunulduğunu söyledi. Bakan, terörle çetin bir mücadele yürüten asker ve polisimize şükranlarını sundu ve şehitlerin emaneti olan terörsüz Türkiye hedefine ulaşacaklarını belirtti.



AK Parti'nin milletin partisi olduğunu ve milletin taleplerine duyarlı olduğunu ifade eden Tunç, 23 yıldan bu yana iktidarda olmalarını buna bağladı. Fiziksel ve demokratik kalkınma hamlelerini hayata geçirirken, muhalefetin sürekli karalama siyaseti yürüttüğünü, kaos ortamı oluşturmaya çalıştığını söyledi. Muhtıralar, darbe girişimleri, Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimi ve 15 Temmuz hain darbe kalkışması gibi olaylarla ülkenin önünün kesilmeye çalışıldığını belirtti. Ancak milletin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 15 Temmuz'da büyük bir kahramanlık göstererek vatanına sahip çıktığını vurgulayan Bakan Tunç, "O nedenle biz milletimize şükran borçluyuz. Milletimiz ne isterse onu yaparız. Milletimizin istemediği hiçbir şeyi de yapmayız" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti'deki programının ardından Kırklareli'ne hareket etti.