Kızıltepe’de ‘Basit Operasyon’ Denilen Ameliyatta Genç Kadın Hayatını Kaybetti

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde uzun süredir yürümekte zorluk çeken ve kalça ağrısı şikayetiyle başvurduğu özel hastanede ameliyata alınan Sara Çelik (24),...


Mardin'in Kızıltepe ilçesinde özel bir hastanede "basit bir operasyon" olarak değerlendirilen kalça kemiği ameliyatının ardından hayatını kaybeden Sara Çelik'in ailesi, yaşanan olayda hastanenin ciddi ihmallerinin bulunduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Aile, kızlarının hastaneye sapasağlam girdiğini ancak yaşamını yitirdiğini belirterek sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep etti.


Ölümle Sonuçlanan Ameliyat Süreci


Kızıltepe'de ağabeyi ile bir düğün salonu işletmeciliği yapan 35 yaşındaki Sara Çelik, uzun süredir sol kalça kemiğindeki ağrılar nedeniyle yürüme güçlüğü çekiyordu. Bu şikayetlerle 01 Kasım tarihinde özel bir hastaneye başvuran Çelik'e, kalça kemiği çıkığı teşhisi konuldu ve ameliyat kararı alındı. Ancak operasyon sırasında, anestezi uygulandıktan hemen sonra genç kadının fenalaştığı bildirildi. Kalp krizi geçirdiği ve kalbinin durduğu ifade edilen Sara Çelik, acilen Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen ne yazık ki kurtarılamadı.


Ailenin Ağır İhmal İddiaları Ve Acılı Feryadı


Sara Çelik'in annesi Beşire Çelik, kızının vefatının ardından duyduğu derin acıyı ve hastane yönetiminin ihmalleri olduğu yönündeki kuvvetli kanaatini dile getirdi. Gözyaşları içinde yaptığı açıklamada, kızının herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmadığını vurgulayan anne Çelik, "Benim kızım sapasağlamdı, hiçbir şeyi yoktu. Sadece sol kalça kemiğinde ağrı vardı. Onu hastaneye götürdük, kalça çıkığı ameliyatı yapacaklardı. Herhangi bir hastalığı da yoktu. Sağ olarak girdiği hastaneden ölüsü çıktı. Ameliyat öncesi narkoz verdiler, ameliyat başlamadan önce ‘Kalp krizi geçirmiş’ dediler. Benim kızımın kalp sorunu yoktu, sapasağlamdı. Burada ihmal var, ben şikayetçiyim ve onları Allah’a havale ediyorum." ifadelerini kullandı. Adalet arayışında olduklarını belirten acılı anne, başka kimsenin canının yanmaması için bu ihmallerin cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı.


Ameliyat Öncesi İddia Edilen Dikkatsizlikler


Hayatını kaybeden Sara Çelik'in ağabeyi Ömer Faruk Çelik ise, kardeşinin ölümüne yol açan süreçle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Özel hastanenin kendilerine bu operasyonun "basit bir operasyon" olduğunu söylediğini aktaran Çelik, 01 Kasım'da hastaneye yatışın ardından yaşananları detaylandırdı. Ağabey Çelik, "Onu ameliyata aldılar, ameliyat hazırlığı yapılırken bize gelip kalbinin durduğunu ve her şeye hazırlıklı olmamızı söylediler. Ameliyat başlamadan önce doktorlar dışarıda çay, kahve içiyordu. Anestezi doktoru orada değildi, işlerini teknikerlere bırakmışlardı. ‘Mavi kod’ dediler, tabii biz mavi kod nedir bilmiyorduk. Doktorlar koşmaya başladılar, sonra kardeşimin kalp krizi geçirdiğini söylediler. Boğazını deldiklerini ve içine tüp bıraktıklarını söylediler." şeklinde konuştu.


Ömer Faruk Çelik ayrıca, hastanede "kaçak çalışan" ve Bitlis'ten gelip ameliyatlara giren bir doktorun varlığından ve vergi kaçırmak amacıyla hastalardan elden para alındığı yönündeki ciddi iddialarını da dile getirdi. Aile, bu iddialar ışığında doktorlar başta olmak üzere tüm hastane hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.


Adli Ve İdari Soruşturma Titizlikle Sürüyor


Sara Çelik'in ailesinin avukatı Yusuf Onay, olaya ilişkin hukuki sürecin Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı'na intikal ettiğini teyit etti. Onay, yapılan suç duyurusunun ardından savcılığın titizlikle bir soruşturma başlattığını ve adli sürecin halen derdest olduğunu belirtti. Avukat Onay, "İhmali bulunan kişi veya kişiler her kimse adli ve idari soruşturma sonrasında ortaya çıkacaktır. Soruşturma sonrası bu kişilerin cezalandırılması ve hukukun tesis edileceğine olan inancımız tamdır." sözleriyle adaletin sağlanacağına dair beklentilerini ifade etti.


Hastane Yönetiminden Yanıtsızlık


Öne sürülen ciddi iddialar üzerine Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabirinin iletişime geçtiği özel hastanenin müdürü, izinli olduğunu ve konuyla hastane avukatının ilgilendiğini belirtti. Ancak hastane avukatı, olayla ilgili bilgi verme talebine olumsuz yanıt vererek herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındı.