Özel Anaokulundaki Berra’nın Ölümünde Bilirkişi Raporu Tarafları Asli Kusurlu Buldu

Bursa’da anaokulundaki yüzme etkinliği sırasında havuzda epilepsi nöbeti geçirip, boğulma tehlikesi geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede 7 gün sonra...

Bursa'nın İnegöl ilçesinde özel bir anaokulunda meydana gelen trajik olayda, 4 yaşındaki Berra Dizi'nin havuzda geçirdiği epilepsi nöbeti sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, olaya karışan birçok tarafı asli kusurlu ilan etti. Rapor, anaokulu işletmecisinden Berra'nın ebeveynlerine kadar farklı sorumluluk alanlarına işaret ederken, ailenin raporun tespitlerine itirazları devam ediyor.


Olayın Perde Arkası: Trajik Anlar Ve İlk Müdahale

Olay, 12 Ağustos tarihinde saat 13.30 sıralarında Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan özel bir anaokulunda yaşandı. Yaz okulu kapsamında düzenlenen yüzme etkinliği sırasında havuzda bulunan 4 yaşındaki Berra Dizi’nin, iddialara göre, epilepsi nöbeti geçirdiği anlaşıldı. Berra'nın suyun üzerinde hareketsiz bir şekilde geriye doğru gittiğini fark eden stajyer öğrenci M.P.'nin uyarısıyla, yüzme öğretmeni N.T. tarafından küçük kız havuzdan çıkarıldı. İlk müdahale, iş yeri hemşiresi B.A. tarafından gerçekleştirildi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Berra, solunum sıkıntısı yaşaması nedeniyle derhal Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Ne yazık ki, yoğun bakım ünitesinde 7 gün süren yaşam mücadelesinin ardından Berra Dizi hayatını kaybetti. Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından cenazesi İnegöl’deki İsaören Kent Mezarlığı’nda toprağa verildi.


Soruşturma Ve Bilirkişi Raporu Detayları

Berra'nın ölümü üzerine İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında anaokulundaki öğretmenlerin ve ailenin ifadeleri alınırken, alanında uzman kişilerce hazırlanan 12 sayfalık bilirkişi raporu önemli detayları ortaya koydu. Raporda yer alan bilgilere göre, anne Beyza Turan’ın çocuğunu anaokulunun yaz okuluna kaydettirirken doldurduğu 'bilgilendirme formu’nda, 'Kronik hastalığı var mı?' sorusuna "Hayır", 'Devamlı kullandığı ilaç var mı?' sorusuna "Var" ve 'Geçirdiği çocukluk dönemi hastalığı var mı?' sorusuna ise "2 kez ateşli havale geçirdi" şeklinde yanıt verdiği belirtildi.

Raporda ayrıca, Berra’nın havale tedavisini gerçekleştiren Çocuk Nöroloji Uzmanının ifadesine de yer verildi. Buna göre, 2023 yılında 1 ay arayla ateşli havale geçirdiği için ilaç tedavisine başlanan Berra'nın, 2 yıl boyunca nöbet geçirmemesi üzerine nörolojik takibinin ve ilaç kullanımının sonlandırıldığı ifade edildi. Ancak, küçük kızın olaydan 8 ay önce yine aynı anaokulunda, sınıfta bir nöbet geçirdiği de adli muayene raporları ve ifadelerle bilirkişi raporuna kaydedildi. Adli muayene raporunda Berra’nın nöbet geçirdiği, ona yönelik tedavi uygulandığı ve durmayan epilepsi nöbeti nedeniyle Bursa’ya sevk edildiği bilgisi yer aldı.


Raporun Kusurluluk Tespiti: İşletmeci, Öğretmenler Ve Ebeveynler

Bilirkişi raporu, olayda kasıt unsurunun bulunmadığına dikkat çekerken, ihmallere dayalı kusurluluk oranlarını belirledi. Rapora göre, anaokulu yönetiminin Berra’nın sağlık durumu hakkında yalnızca ebeveyn bildirimleri ile yetinip, kullandığı ilaçlarla ilgili yeterli araştırma yapmadığı ve okul sürecinde 8 ay önce Berra Dizi’nin sınıfta bir nöbet geçirmiş olmasını da dikkate alarak bir değerlendirme yapmadığı vurgulandı. Ayrıca, anaokulunda ‘çocuk yüzme havuzu’ olarak kullanılması gereken havuzun derinliğinin yasal mevzuata göre 50 santimetreden fazla olmaması gerekirken, 74 santimetre olarak ölçüldüğü ve bu havuzda etkinlikler düzenlendiği tespit edildi. Mevzuatın zorunlu kıldığı ‘sertifikalı cankurtaran’ istihdam edilmemesi de önemli bir eksiklik olarak kaydedildi. Bu gerekçelerle, anaokulu işletmecisi E.B.O., olayın meydana gelmesinde "asli kusurlu" bulundu.

Yüzme öğretmeni olarak görev yapan N.T. ise, havuz etkinliği sırasında mayo ile havuz içerisinde çocuklara yakın bir konumda bulunmaması ve çocukların kolluk takmasını sağlamaması nedenleriyle "tali kusurlu" olarak değerlendirildi. Sınıf öğretmeni N.Ş.’nin ise olayda kusurlu olmadığı belirtildi.

Bilirkişi raporu, ebeveynleri, baba İsmail Dizi ve anne Beyza Turan’ı da olayın meydana gelmesinde "asli kusurlu" buldu. Gerekçe olarak ise anaokulunda yapılacak etkinlikler açısından 4 yaşındaki çocuklarının sağlık durumunun uygun olup olmadığını dikkate almamaları, çocukları doğduğundan beri düzensiz aralıklarla nöbet geçirmiş olmasına rağmen bu durumu anaokulu yönetimi ile açık bir şekilde paylaşmayarak, çocuklarının sağlık ve güvenliğinin korunması için göstermeleri gereken özeni göstermemeleri gösterildi.


Güvenlik Kamerası Kayıtları Panik Anlarını Ortaya Koydu

Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de soruşturma dosyasına dahil edildi. Görüntülerde, çocuklar havuzdayken yüzme öğretmeninin havuz kenarında olduğu ve havuz içerisinde hiçbir öğretmenin bulunmadığı net bir şekilde görüldü. Berra Dizi’nin, asılan havluların arkasına denk gelen bir alanda yüzdüğü için ilk anda fark edilemediği belirtildi. Görüntülerde, yüzme öğretmeninin stajyer öğrencinin uyarısıyla koşarak küçük kızın bulunduğu tarafa geldiği ve onu sudan çıkardığı anlar kaydedildi. Yaşanan panik sırasında bir öğretmenin ayağının kayarak yere düştüğü, çağrılan hemşirenin de koşarak havuz kenarına geldiği anlar kameralara yansıdı. Tüm bu panik yaşanırken, diğer çocukların havuzdan çıkarılmadıkları ve yüzmeye devam ettiği de görüntülerde dikkat çekti.


Aileden Bilirkişi Raporuna Sert Eleştiri Ve Adalet Arayışı

Soruşturma devam ederken, bilirkişi raporunda ‘asli kusurlu’ bulunan baba İsmail Dizi, raporun tespitlerini sert bir dille eleştirdi ve bilirkişi heyetinin hatalı değerlendirmeler yaptığını savundu. Dizi, yaptığı açıklamada, "Orada yüzme hocası olmayan, sertifikası bulunmayan, çalışma izni ve sigortası olmayan kişi için ‘tali kusurlu’ denildi. Ayrıca yaz etkinliği kapsamında İlçe Milli Eğitim’e sunulan programda havuz etkinliği dahi yoktu. Bu okul kurulduğundan beri de denetlenmemiş." ifadelerini kullandı.

Bilirkişi heyetinin oluşumuna da dikkat çeken İsmail Dizi, heyette 2 makine mühendisi ve bir öğretmenin yer aldığını belirterek, "Orada bilirkişiler 2 makine mühendisi, 1 öğretmenden oluşuyor. 2 makine mühendisi orada direkt doktorluk mütalaası vermişlerdir. Ve biz o kişileri şikayet ettik. İş sağlığı güvenliği uzmanları orada direkt çocuk nörolojisi doktoru olmuşlar ve bunlarla ilgili bir eğitim almamışlar. Onların bakması gereken; cankurtaran var mı, yüzme hocası orada yüzme hocası mı, sertifikası var mı, havuz kenarları kaygan zeminde mi yapılmış ve havuzun kenarında can simidi, kolluk gibi ekipmanlar bulunuyor mu? O gün orada çocukları havuza kolluksuz sokan ve şemsiyenin altında oturan 2 öğretmene bakmaları gerekirken gidip doktorluk yapmışlar." diyerek tepkisini dile getirdi.

Bursa Adli Tıp Kurumu’nun Berra’nın ölüm nedenini kesin olarak belirleyemediğini de vurgulayan baba Dizi, kızlarının 8 ay önce de nöbet geçirdiği yönündeki öğretmen beyanını reddederek şunları söyledi: "Adli Tıp Kurumu dahi, çocuğumuzun neden hayatını kaybettiğini anlayamazken, orada bulunan 2 makine mühendisi ve 1 öğretmen nasıl olur da doktorluk mütalaası verip, çocuğumuzun epilepsiden dolayı öldüğünü yazabilir. Ayrıca sınıf öğretmeni ifadesinde, çocuğumuzun 8 ay önce de böyle benzer bir nöbet geçirdiğini yazmış, yalan beyanıyla. Biz 8 ay önce çocuğumuzun bağırsak enfeksiyonundan dolayı, Bursa'da özel bir hastanede yattığının belgelerini savcılık dosyasına ekledik. Bilirkişi heyeti oradaki dosyaların hiçbirine bakmayarak, çocuğumuzla alakalı direkt orada o yalan beyan veren sınıf öğretmeninin vermiş olduğu ifadeyi almışlar ve ondan dolayı da aileyi kusurlu bulmaya çalışmışlar."

Berra’nın annesi Beyza Turan da bilirkişi heyetini şikayet ettiklerini belirterek, kızları için adalet arayışında olduklarını ifade etti. Turan, "Biz kızımız için bu yola çıktığımızda adalet arayışındaydık. Hala daha adalet için savaşıyoruz. Acılı bir şekilde kızımı kaybetmiş olabilirim. Ben yandım ama başka bir annenin yanmasını istemiyorum. Bilirkişiler hakkında zaten şikayet dilekçemizi oluşturduk. Neye dayanarak çocuğumuzun sağlığı açısından mütalaa yazıldı." sözleriyle yaşadıkları acıyı ve adalet talebini dile getirdi.