Beşiktaş Belediyesi Taşınmazı Suç Örgütüne Düşük Bedelle Gizlice Satıldı İddiası Soruşturması
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 40'ı tutuklu 200 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Beşiktaş'ta bulunan bir taşınmazın düşük...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsamlı bir iddianame, Beşiktaş Belediyesine yönelik ciddi iddiaları gündeme getirdi. Tam 579 sayfadan oluşan iddianame, bir suç örgütünün belediye ihalelerine fesat karıştırdığı ve belediyeye ait bir taşınmazın düşük bedelle gizlice satıldığı yönündeki tespitlere yer verdi.
Dijital Kaynak Yazılım İhalesi İddiaları
İddianamede, Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki suç örgütünün faaliyetlerine ilişkin 25. eylem olarak kaydedilen olayda, Beşiktaş Belediyesinin lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilere yönelik dijital kaynak desteği yazılım alımı ihalesi mercek altına alındı. Yaklaşık maliyeti 55.000.000 Lira olan bu ihaleye ilişkin dikkat çekici bulgulara ulaşıldı.
Bir bilişim firmasının Beşiktaş Belediyesine yaptığı itiraz dilekçesinde, Esenler Belediyesi ve Sincan Belediyesinin benzer işlerde gerçekleştirdiği ihalelerin bedelleri karşılaştırmalı olarak belirtildi. İddianamede bu konuda, "Bilirkişiliğimize verilen dosya muhteviyatında yaklaşık maliyetin paylaşıldığına dair tespite yarayacak herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle, yaklaşık maliyeti belirlemekle görevlendirilen Beşiktaş Belediyesi personelinin sorumluluklarının 4734 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesi kapsamında değerlendirilebileceği düşünülmektedir." ifadelerine yer verildi. Bu durum, ihale sürecindeki gizlilik ve rekabet koşullarının ihlal edildiği şüphesini güçlendirdi.
İhaleye ilişkin sorumluluğu bulunan şüpheliler hakkında iddianamede şu kritik tespitler yer aldı: "Rekabet ortamının oluşmadığı, yaklaşık maliyetin gizliliğinin ortadan kalktığı, ihaleye katılma koşullarına sahip olmayan firmaların ihaleye katılmasına, suç örgütüne ait firmanın ihaleyi kazanmasına neden oldukları anlaşıldığından ihaleye fesat karıştırma suçundan sorumlu tutulmaları gerektiği anlaşılmıştır." Bu ifadeler, ihale sürecinin örgütün çıkarları doğrultusunda manipüle edildiği iddiasını kuvvetlendirdi.
Asfalt İhalesindeki Usulsüzlükler
Suç örgütünün 26. eylemi olarak kaydedilen bir diğer iddia ise Beşiktaş Belediyesinin ilçe genelinde asfalt serilmesi ihalesi oldu. Bu ihalede de benzer usulsüzlüklerin yaşandığı öne sürüldü. İhaleye ilişkin hazırlanan raporda, işin projesinin olmayışı, puanlamanın ve birim fiyat cetvelindeki hesaplamaların belirsizliği dikkat çekti. Ayrıca, yaklaşık maliyetin bilinmeden teklif verilmesinin fiilen mümkün olmadığına vurgu yapıldı.
İddianamede, suç örgütü elebaşı Aziz İhsan Aktaş'ın yaklaşık maliyet bilgisini, belediye görevlilerinin hesaplamalarıyla belirlenen rakamlardan edindiği iddia edildi. Aktaş'ın, Beşiktaş Belediyesinde sözde ihale danışmanlığı yapan ve örgüt üyesi olduğu belirtilen Mustafa Mutlu aracılığıyla bu bilgilere ulaştığı öne sürüldü. Bu yolla ihalelerde eşitlik, rekabet ve yaklaşık maliyetin gizliliği ilkeleri ortadan kaldırılarak ihalelerin örgüte ait firmalar tarafından kazanılması sağlandığı belirtildi.
Belediye Taşınmazının Şüpheli Satışı
İddianamenin en çarpıcı iddialarından biri, örgütün 27. eylemi olarak yer alan Beşiktaş Belediyesi Beltaş A.Ş.'ye ait bir taşınmazın satışına dairdi. Yaklaşık değeri 323.544.000 Lira olarak belirlenen taşınmazın satışı için karar alındığı, ihalenin önce kapalı zarf usulüyle, ardından açık artırma yoluyla gerçekleştirileceği ve sadece 3 firmanın davet edildiği aktarıldı.
Ancak bu satış sürecinde önemli usulsüzlükler tespit edildi. İddianamede, "taşınmazların suç örgütü lideri Aziz İhsan Ataş'a satışının neye istinaden yapıldığı, taşınmazın satışına dair evrak asıllarının istenilmiş olmasına rağmen dosyada satış kararının nasıl alındığına dair evraklar olmadığının görülmesi üzerine 02 Ocak 2025 tarihinde Beşiktaş Belediyesi İşletmecilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne tekrar yazı yazıldığı, yönetim kurulu kararı başta olmak üzere tüm evraklar istenildiği ve sürecin işleyişi ile ilgili Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik'in Cumhuriyet Başsavcılığına gelmesinin istenildiği" bilgisi verildi.
Beltaş A.Ş. yönetim kurulu defterinin incelenmesinde ise 04 Temmuz 2024 ve 05 Temmuz 2024 tarihlerinde alınan kararlar dışında başka bir karara rastlanmadığı belirtildi. İddianamede, "Her iki kararın da taşınmazın satışına dair olduğu ve noter tasdikinin bulunmadığı, bazı kararların noter tasdikli olmadığı, karar aralarında boş sayfalar bırakıldığı görülmüştür" ifadesi kullanılarak karar defterindeki düzensizliklere dikkat çekildi. Ayrıca, taşınmazın satışına dair herhangi bir ilan ya da kamuoyuyla paylaşım yapılmadığı da vurgulandı.
Aziz İhsan Aktaş'ın İfadesi Ve Zimmet İddiaları
Konuyla ilgili ifadesi iddianamede yer alan suç örgütü elebaşı Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediyesinden kendisine ve kardeşlerine ait firmaların yüklü miktarda alacaklı olduğu bir dönemde, belediyeye gidip başkan yardımcıları Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile görüştüğünü belirtti. Aktaş, bu görüşmelerde kendisine, "Belediyenin hakediş ödemelerini yapamayacağını ancak belediyenin hastane olarak kullanılan taşınmazı satın alırsa hakedişlerinin ödeneceğini, bunun Rıza Akpolat'ın talimatı olduğunu söylediler" şeklinde bir teklif sunulduğunu iddia etti.
Aktaş, başlangıçta bu teklifi kabul etmediğini ancak Ozan İş ve Ali Rıza Yılmaz'ın sürekli arayarak binayı satın alma konusunda baskı yapmaya başladıklarını ileri sürdü. Bu baskılar neticesinde hastaneyi değerinin üzerinde satın almak zorunda kaldığını ve sonrasında firmalarına ödeme yapıldığını anlattı. Aktaş'ın ifadesinde ayrıca, 26 Temmuz 2024 tarihinde belediyede bulunduğu sırada başkan yardımcıları Ozan İş ve Alican Abacı ile bir görüşme daha yaptığını aktarıldı. Aktaş, "Ozan İş, Sayıştay'ın yapmış olduğu incelemelerde belediyenin üst düzey personeli ve memurları aleyhine 10.000.000 Lira zimmet tespiti yaptığı, zararı gidermek için benden 10.000.000 Lira istedi. Aksi takdirde hakedişi ödemeyeceğini söyleyince Ayşegül Ünal'dan para istedim. Ayşegül'ün bankadan çektiği 300.000 Doları belediyeye getirtip Ozan İş'e teslim ettim" şeklindeki iddialar, zimmet ve rüşvet suçlamalarını da beraberinde getirdi.
Savcılık Tespitleri Ve Deliller
İddianamede, savcılığın taşınmaz satışını araştırmaya başlaması üzerine, kamunun zarara uğratıldığının ortaya çıkmasını engellemek amacıyla şüpheli Mustafa Mutlu'nun "kamu menfaati ve şeffaflık için ihaleyle satış yapıldı" fikrini öne sürdüğü ve Rıza Akpolat'ın talimatıyla geçmişe yönelik sahte ihale evrakları hazırladığı tespitine yer verildi.
Herhangi bir mecrada satış ilanı bulunmayan taşınmaz için en düşük bedelli değerleme raporunun sözde ihalede esas alındığı belirtilen iddianamede, Aziz İhsan Aktaş'ın yakın arkadaşları Mehmet Arıca ve Ahmet Başdaş'ın ihaleye teklif vermiş gibi gösterilerek satışın gerçek değerin çok üzerinde, şeffaf ve rekabetin sağlandığı bir ortamda yapıldığı görüntüsü verilmeye çalışıldığı aktarıldı.
Savcılık tespitlerinde ayrıca, İstanbul'un emlak değeri en pahalı bölgelerinden Beşiktaş'ta bulunan taşınmaz için satış tarihine yakın, güncel bir değerleme raporu yerine en düşük bedelli raporun esas alındığına dikkat çekildi. İddianamede, "Açık artırma ya da ihale usulüyle yapılacak bir satışta taşınmaz, suç örgütü liderinin verdiği değerin çok üzerinde fiyata satılmış olacaktı. Ancak taşınmaz düşük bedelle, gizlice satılarak gerçek bedel ile aradaki fark Rıza Akpolat ve belediye yöneticileri arasında paylaşılmıştır" ifadelerine yer verilerek, kamunun büyük zarara uğratıldığı iddia edildi.
Aziz İhsan Aktaş'ın tapu işlemlerinin yapıldığı gün 10.000.000 Lirayı belediye binasında, Alican Abacı'nın odasında Ozan İş'e verdiğine ilişkin beyanı ve para çekilmesine ilişkin dekontu sunması, şüpheli Ozan İş'in paranın varlığını kabul etmesi, ancak kendisinin de o sırada Beşiktaş Belediyesinde olmasına rağmen paranın Alican Abacı'ya verildiğini belirtmesi de önemli bir delil olarak değerlendirildi. Bu durum, örgüt liderinin 10.000.000 Lira verdiğini doğrular nitelikte olduğu savcılık tarafından belirtildi.