Özgür Özel Muğla’da Zeytinliklerin Madenciliğe Açılmasına Karşı Mücadele Çağrısı Yaptı

CHP Lideri Özgür Özel, “Ankara’daki Meclis Muğla’nın toprağına, zeytinine, doğasına kasteden bir düzenleme yaptı. Eğer o Meclis sizin sesinizi duymuyorsa...


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla'nın Menteşe ilçesinde gerçekleştirilen "Toprağımızı Vermiyoruz" mitingine katıldı. Özel, çeşitli siyasi partilerden üyelerin, seçmenlerin ve farklı görüşlerden vatandaşların bir araya geldiği bu meydanın, aslında bir yasama organı niteliği taşıdığını ifade etti.


Muğla Meydanı Artık Meclis Niteliğinde


Demokratik sistemlerde milletin, vekâletini verdikten sonra 5 yıl boyunca kenarda beklemeyip süreci izlediğini, denetlediğini ve gerektiğinde müdahale ettiğini vurgulayan Özel, Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'nin tüm tepkilere rağmen Muğla'nın toprağına, zeytin ağaçlarına ve doğal yapısına kasteden bir düzenlemeye imza attığını belirtti. Özel, bu duruma ilişkin sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Eğer o Meclis sizin sesinizi duymuyorsa bugün Muğla Atatürk Meydanı artık meclisin kendisidir. Büyük Millet Meclisi, milletin meclisi burasıdır artık.”


Zeytinliklerin Madencilik Faaliyetlerine Açılmasına Anayasal İtiraz


Zeytinlik alanlarını madencilik faaliyetlerine açan yasal düzenlemeye karşı, tarihte eşine az rastlanır bir birliktelikle 260 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını açıklayan Özel, zeytin ağacının her inançta kutsal kabul edildiğini ve "ölmez ağaç" olarak bilindiğini dile getirdi. Zeytin ağacının sembolik anlamı üzerine efsanevi bir anlatımı aktaran Özel, “Efsaneye göre zeytin ağacı tarihte bu topraklarda yaşamış olan Homeros’un kulağına eğilip der ki ‘Herkese aitim kimseye ait değilim. Senden önce de vardım senden sonra da ben olacağım.’ İşte zeytin böyle bir ağaç. Sizden önce de vardı, sizden sonra da olacak. O kazanacak, kötülük kaybedecek,” ifadelerini kullandı.


23 Yılda Zeytinlere Yönelik Süregelen Saldırılar


Zeytin ağaçlarının barış, bereket ve huzurun simgesi olduğunu belirten Özel, böylesine değerli bir varlığın korunması ve çoğaltılması gerekirken, ülkeyi 23 yıldır yöneten iktidarın tam tersi yönde davrandığını iddia etti. Özel, bu süreçte Meclis zemininde zeytin ağaçlarına yönelik 11 kez saldırı girişiminde bulunulduğunu ve son 14 yılda gerçekleşen bu saldırıların 8’ine bizzat şahit olduğunu kaydetti. Komisyonlarda sabahlamalar, genel kurulda son anda geri dönmeler gibi zorlu mücadeleler verildiğini ifade eden Özel, son düzenlemenin toplumdan gelen tüm tepkilere rağmen, koordinatlar belirtilerek “adrese teslim” bir şekilde gerçekleştirilen bir saldırı olduğunu belirtti.


Anayasa Mahkemesi'ne Vicdan Çağrısı


Anayasa Mahkemesi'ne seslenerek bu kararı verirken vicdanlarını ön planda tutmalarını talep eden Özel, güncel durumu değil, gelecek nesillerin ve torunların ihtiyaçlarını düşünmeleri gerektiğini aktardı. Özel, “Kendilerinin değil torunlarının, gelecek kuşakların bu ülkenin talan edilmesine değil zeytinine, doğasına, çevresine ihtiyaç var. Anayasa Mahkemesine çağrımızdır. Torunlarımız için sizden adalet bekliyoruz,” sözleriyle beklentilerini dile getirdi.


Özel, 80 yılda Türkiye genelinde yalnızca 1186 maden ruhsatı verilirken, Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde bu sayının 386.000'e ulaştığını öne sürdü. Muğla özelinde ise ormanlık alanların yüzde 70’inin, il topraklarının ise tamamının yüzde 60’ının maden ruhsatı kapsamına alındığını iddia etti. Özel, madencilik faaliyetlerine değil, kamu yararı gözetmeyen “vahşi madenciliğe” ve gözü dönmüş bir yaklaşımla yapılan madenciliğe karşı olduklarını vurguladı.


Vatan Hainliği Suçlaması Ve Hukuki Mücadele


Doğayı değil, parayı önceleyen bir sistemin sonuna kadar karşısında durduklarını belirten Özel, devlet payının yüzde 0,9 olduğu ve madenlerin tamamen yurt dışındaki farklı ülkelere ve odaklara “peşkeş çekildiği” bu sürece sessiz kalmanın, daha önce defalarca bu kürsüden dile getirildiği gibi, önüne gelene vatan haini diyenlerin yaptıkları “en büyük vatan hainliği” olduğunu söyledi. Partisinin 19 Mart tarihinden itibaren bir yargı tacizinin, ağır bir saldırının ve hukuk tanımazlığın hedefinde olduğunu belirten Özel, o günden bugüne 57 farklı eylemle, 10 milyondan fazla vatandaşı bu sürece itiraz etmek ve mücadele etmek için meydanlarda ağırladıklarını ifade etti. Mücadelelerinin siyasi bir parti mücadelesi olmanın ötesinde olduğunu belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslında cephe bir savaş tabiridir ve aslında bizler kolay kolay kullanmayız ama savaştayız, saldırıdayız. Birileri geleceğimize savaş açmış, birlikteliğimize savaş açmış, demokrasiye savaş açmış biz de bunun karşısında demokratik direnme hakkını kullanıyoruz ve kötülükle savaşıyoruz.”


Özel, konuşmasının sonunda, bu mücadelenin kazanılacağına olan inancını dile getirerek, “Biz kazanacağız, iyiler kazanacak, haklılar kazanacak, halk kazanacak, zeytin ağaçları kazanacak, doğa, çevre mücadelemiz kazanacak. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Hepinizi çok seviyoruz. Biz kazanacağız, siz kazanacaksınız,” diyerek sözlerini noktaladı.