Akdeniz Üniversitesi’nde Kanser Hastası İhmali Ve SGK Yolsuzluğuyla 4 Akademisyenin İhracı İstendi
Akdeniz Üniversitesi’nden 4 doktor akademisyen hakkındaki disiplin soruşturmasında, kanser hastalarının tedavisinin geciktirildiği, SGK’ya usulsüz işlem...
Akdeniz Üniversitesi'nde görevli üç profesör ve bir öğretim görevlisi hakkında başlatılan geniş çaplı soruşturma, tıp dünyasında ve kamuoyunda yankı uyandırdı. Rektör yardımcılığı ve başhekimlik gibi önemli pozisyonlarda bulunmuş Prof. Dr. M.T. ile Prof. Dr. A.B.T., Prof. Dr. Ü.O. ve Öğr. Gör. Dr. M.A. hakkında, kanser hastalarının tedavisinin geciktirilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) usulsüz işlemler yapılması ve araştırma görevlilerine sistematik mobbing uygulanması iddiaları üzerine yürütülen disiplin soruşturması tamamlandı. Geçen mart ayında görevden uzaklaştırılan bu isimler için kamu görevinden çıkarma cezası teklif edildi.
SGK Usulsüzlükleri Ve Finansal Manipülasyonlar Ortaya Çıktı
Soruşturma raporunda yer alan tespitlere göre, söz konusu akademisyenlerin görev yaptıkları Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Polikliniği'nde SGK mevzuatına aykırı çok sayıda işlem gerçekleştirdiği belirlendi. Ameliyat kodlarının manipüle edilerek haksız ve usulsüz tahsilatlar yapıldığı saptandı. Raporda dikkat çekici detaylar arasında, bazı ameliyatların hiç yapılmadığı halde sisteme yapılmış gibi girildiği ve ay sonunda gerçekleştirilen ameliyatların ise bir sonraki ay tekrar yapılmış gibi gösterilerek SGK'dan ikinci kez ücret talep edildiği ifade edildi. Bu durumun, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması anlamına geldiği vurgulandı.
Kanser Hastalarının İhmali Ve Öncelik İddiaları
Akademisyenlere yöneltilen en ağır iddialardan biri, kanser veya kanser şüphesi bulunan hastaların ameliyatlarının kasıtlı olarak ertelenmesiydi. Soruşturmada, bu gecikmeler için sıklıkla "yoğun bakım yeri yok" gerekçesinin öne sürüldüğü, ancak aynı dönemde akademisyenlerin kendi özel hasta gruplarına öncelik vererek yoğun bakım imkanlarını kullandıkları tespit edildi. Raporda yer alan ifadelerde, "Kanser hastalarına haftalar sonrasına randevu verdirirken, robotik uyku apnesi ameliyatı gibi kendi hastalarını öncelikli olarak yoğun bakıma aldılar" şeklinde ciddi iddialara yer verildi. Bu durumun, hastaların tedavi süreçlerini olumsuz etkilediği ve sağlık hizmetlerine erişimdeki adaletsizliği gözler önüne serdiği belirtildi.
Araştırma Görevlilerine Yönelik Sistematik Mobbing Uygulamaları
Soruşturma, sadece finansal usulsüzlükler ve hasta ihmaliyle sınırlı kalmayıp, dört akademisyenin araştırma görevlilerine yönelik sistematik baskı ve mobbing uygulamalarını da gün yüzüne çıkardı. Raporda, akademisyenlerin çalışma planlarını kişisel tercihlerine göre düzenleyerek bazı asistanların eğitim hakkını bilerek engellediği belirtildi. İfadelerde, öğretim üyelerinin, "Benim ekibimde olanlara ancak öğretirim, ekip dışında kalanlar benim ekibimde yer alamayanlar da iki tonsil (bademcik) yapar gider" gibi ayrımcı ve tehditkâr söylemlerde bulundukları aktarıldı. Asistanların angarya işlerde çalıştırıldığı ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığına dair kanıtlar da raporda yer aldı. Bazı araştırma görevlilerinin tehditkâr ifadelerle sindirilmeye çalışıldığı, "Senin hakkında öyle iddialarda bulunurum, psikolojik olarak rahatsız ederim, İstanbul-Ankara gezer durursun bunu düzeltebilmek için" gibi beyanlarla karşılaştıkları da tespit edildi.
Disiplin Süreci Ve Yükseköğretim Kurulu'na Teklif
Tamamlanan disiplin soruşturması sonucunda, Prof. Dr. M.T., Prof. Dr. A.B.T., Prof. Dr. Ü.O. ve Dr. M.A. hakkında yöneltilen suçlamalar, "kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler" kapsamında değerlendirildi. Bu ağır nitelendirme, eylemlerin ciddiyetini ortaya koydu. Disiplin soruşturması neticesinde, dört isim için de kamu görevinden çıkarma cezası teklifi hazırlandı. Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, bu teklifi uygun bularak nihai kararın verilmesi amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı'na gönderdi. YÖK'ün dosya üzerindeki incelemesini tamamlamasının ardından, akademisyenler hakkındaki nihai kararın kısa süre içinde açıklanması bekleniyor.
Akademisyenlerin Durumu Ve Son Gelişmeler
Soruşturma sürecinde dikkat çeken gelişmeler de yaşandı. Nisan ayında Dr. M.A.'nın görevinden istifa ettiği, Temmuz ayında ise Prof. Dr. Ü.O.'nun emekli olduğu öğrenildi. Bu gelişmeler, disiplin sürecinin sonucunu etkileyebilecek olmakla birlikte, hakkındaki soruşturmaların ve teklif edilen cezaların yasal geçerliliğini sürdürdüğü belirtildi.
Prof. Dr. M.T.'Ye Yönelik Ayrı Soruşturma: Gizli Kamera İddiası
Eski rektör yardımcısı Prof. Dr. M.T., önceki dönemlerde de tartışmalı bir olayla gündeme gelmişti. Odasının önüne üniversitenin güvenlik sistemine dahil olmayan gizli bir kamera kurduğu tespiti üzerine hakkında ayrı bir disiplin soruşturması yürütüldü. Bu kamera olayının, görevin kötüye kullanılması, güvenin ihlali ve kişisel yaşamın gizliliğinin ihlali niteliği taşıdığı belirtildi. Bu olayla ilgili olarak da Prof. Dr. M.T. için "kamu görevinden çıkarma" cezası teklifi YÖK'e gönderildi. Bu ek soruşturma, akademisyene yönelik suçlamaların kapsamını daha da genişletti ve durumun ciddiyetini pekiştirdi.