Kırklareli Bungalov Faciasında Tesis Sahibine 18 Yıl Hapis Cezası Verildi

Kırklareli'ndeki sel felaketinde 'Sisli Vadi' bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin ölümüne ilişkin dava, istinaf mahkemesinin kararı bozmasının ardından yeniden görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı olan Bülent Bayrak savunmasında, "26 aydır benim gibi tutuklu olan yok. Benzer olaylarda 3-6 ay tutuklu bulunuyorlar. Çünkü bu bir doğal afet öngörüm olsaydı böyle bir şey yapmazdım. İşlerimi de idare edebilmek adına açık cezaevine veya ev hapsinin bulundurulması gerekiyor beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. Daha önce 11 yıl 3 ay hapis cezası verilen Bülent Bayrak, bu kez 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Kırklareli'nin İğneada beldesinde 05 Eylül 2023 tarihinde yaşanan ve altı kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bungalov faciasıyla ilgili yeniden yargılamada karar açıklandı. Mahkeme, tesis sahibi Bülent Bayrak'ı "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan bilinçli taksir indirimiyle birlikte 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar, bölgedeki kaçak yapılaşma ve doğal afet riskleri konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.


İğneada'da Yaşanan Acı Facia

Olay, Kırklareli'nin doğal güzellikleriyle ünlü İğneada beldesinde, Longoz Ormanları içerisinde yer alan Sisli Vadi mevkisinde meydana geldi. 05 Eylül 2023 tarihinde şiddetli sağanak yağışlar neticesinde dere yatağında kurulan turistik bungalovların bulunduğu alanda sel felaketi yaşandı. Yaşanan bu elim olayda Dr. Selman Bağışlar, eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ve tesis müdürü Ümit Solmaz sel sularına kapılarak yaşamını yitirdi.


Ruhsatsız Yapılar Ve Yıkım Kararları

Facia sonrasında başlatılan soruşturma, 'Sisli Vadi' adıyla faaliyet gösteren ve sele kapılan 18 bungalovun ruhsata aykırı bir şekilde inşa edildiğini ortaya koydu. Kırklareli İl Özel İdaresi tarafından mühürlenen işletme hakkında daha önce yıkım kararı verildiği ancak bu kararın uygulanmadığı belirlendi. Ayrıca tesislerin vergi levhasında faaliyet alanı olarak 'karma çiftlik' yani 'bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim' olarak gösterildiği, sosyal medyada ise "Doğada uyanmak, doğaya uyanmak", "Oksijeni bol, stresi az" gibi ifadelerle turistik amaçlı tanıtıldığı tespit edildi.


Hukuki Sürecin Başlangıcı Ve İddianame

Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, tesis sahibi Bülent Bayrak hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan gözaltı kararı çıkarıldı. Bayrak, Keşan'da yakalandı ve beraberindeki firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ile Cenan Aydın ile birlikte tutuklandı. Ulutürk ve Aydın daha sonra avukatlarının itirazı üzerine serbest bırakıldı. Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, tutuklu Bayrak ile şirket yöneticileri Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma" suçundan 3 yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi.


Bilirkişi Raporları Ve Kusur Tespiti

Mahkemenin olay yerinde keşif yapılması kararı üzerine, 28 Haziran'da uzman bir bilirkişi heyeti incelemelerde bulundu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden İnşaat Mühendisi-Mimar Doç. Dr. İsmail Dabanlı, Meteoroloji Mühendisi Doç. Dr. Elçin Tan, İnşaat Mühendisi Dr. Öğretim Üyesi H. Emre Alçiçek ve Jeoloji Mühendisi Dr. Orhan Yavuz tarafından hazırlanan 21 sayfalık rapor mahkemeye sunuldu. Raporda, tutuklu sanık Bülent Bayrak, tutuksuz yargılanan Cenan Aydın, Büşra Gökgöz ve Kırklareli İl Özel İdaresi 'asli kusurlu' bulundu. Sevcan Ulutürk'ün ise kusurunun olmadığı tespit edildi.


İlk Mahkeme Kararı Ve İstinaf Süreci

Yargılama süreci kapsamında, savcı Uğur Öztürk mütalaasında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma" suçundan yargılanan biri tutuklu dört sanığın ayrı ayrı altı kez "olası kastla ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Kırklareli 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, sekizinci duruşmada tesis sahibi Bülent Bayrak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma" suçundan 11 yıl 3 ay, tutuksuz sanıklar Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz'ü ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırdı. Sevcan Ulutürk ise beraat etti. Bayrak'ın tutukluluk halinin devamına, Aydın ve Gökgöz'ün adli kontrol şartlarının sürmesine hükmedildi.

Selahiyesinde hayatını kaybedenlerin yakınları, yerel mahkemenin bu kararını istinaf mahkemesine taşıdı. İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı bozarak davanın yeniden görülmesine hükmetti.


Yeniden Yargılama Ve Sanığın Savunması

İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamanın üçüncü duruşması görüldü. Duruşmaya, selde yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatları ile tutuklu sanık Bülent Bayrak ve avukatları katıldı. Davanın tek tutuklu sanığı Bülent Bayrak, savunmasını zaman zaman gözyaşları içinde gerçekleştirdi. Bayrak, en başından beri savunmasını tam olarak yapamadığını, haksız yargılandığını ve sürekli hakaretlere maruz kaldığını ileri sürdü. Bayrak, savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"Bir önceki mahkeme başkanına da hakaretler edilmişti. Satılmış köpek diye hitap edilerek kalem fırlatıldı. Biz size de saldırılacağını biliyorduk. 26 aydır tutukluyum. Benim kimseye tazminat verecek gücüm kalmadı. Söylenenlerin yüzde 90'ı yalan, dere yatağını kimse değiştirmedi, bize 11 kamu kurulundan görüş aldık. DSİ'nin raporu ‘yapabilirsin’ yönündeydi. Ruhsatlı yapılarımız var bölgede, yüzlerce ağaç, devletin yaptığı baraj yıkıldı. Ruhsatsızlık ve mühür bozmadan diye söylenen ve tarafıma açılan davadan beraat ettim. Bu bölgeye kamu kurumları dahil 11 kurumdan görüş alındı, hiçbiri burada sel olur demedi. Ben bu Sisli Vadi için kimseye rüşvet vermedim. Hiçbir bağlantım da yok. O gece saat 03:00'te doğal afet sınırı aşıldı. Barajı yapanların bilirkişi raporlarında yer alıyor. Büyük gövdeli ağaçlar kürdan gibi devrildi. Barajı, elektrik direğini, kara yolunu yapanlar öngöremedi böyle bir doğal afet olacağını ben nasıl öngörebilirim. Bir kişi bana burada sel riski olduğunu söyleseydi suçluydum. Hiçbir uyarı yoktu, benim sel geleceğinden haberim nasıl olabilir. DSİ bana uygun raporu verdiyse benim suçum nasıl olabilir. Tahmini 6 metre civarında su yüksekliğinden bahsediliyor. Bilirkişi raporlarında araziye 40 bin tondan fazla kütük geldiği belirtiliyor. Ben arazime 40 bin ton kütük geleceğini bilsem bırakın yapı yapmayı adım atmam. 26 aydır benim gibi durumda tutuklu olan yok. Benzer olaylarda 3-6 ay tutuklu bulunuyorlar. Çünkü bu bir doğal afet, öngörüm olsaydı böyle bir şey yapmazdım. İşlerimi de idare edebilmek adına açık cezaevine veya ev hapsinin bulundurulması gerekiyor, beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum."


Yeniden Yargılamada Nihai Karar

Mahkeme, yeniden yapılan yargılamada sanık Bülent Bayrak'ı "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti. Sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ciddiyeti göz önüne alınarak Bayrak'a 12 yıl hapis cezası verildi. Sanığın eylemini "bilinçli taksirle" işlediği gerekçesiyle cezada 1/2 oranında artırım yapılarak toplamda 18 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Sanık hakkında başka bir artırım veya indirim yapılmazken, tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Tutuksuz sanıklardan Cenan Aydın ile Büşra Gökgöz, 7 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılırken, Sevcan Ulutürk'ün beraatine karar verildi.