Mersin’de Genç Kızın Şakalaşma Bahanesiyle Öldürülmesi Davası Başladı
MERSİN Toroslar’da 31 Ağustos gecesi, Hiranur Aygar (16), başından tabanca ile vurulmuş halde ağır yaralı olarak otomobille Mersin Şehir Hastanesi’ne...
Mersin'de 19 yaşındaki genç kızın şüpheli ölümü, yargıya taşınan acı bir olayın merkezine oturdu. Genç kızın erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark (19), hakkında “çocuğa karşı kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Başlangıçta intihar vakası olarak gösterilmeye çalışılan olay, polisin detaylı soruşturması ve sanıkların çelişkili ifadeleriyle trajik bir “şaka”nın cinayetle sonuçlandığını ortaya koydu. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan dava, kamuoyunun yakından takip ettiği bir yargılama süreci oldu.
Olayın Perde Arkası Ve Çelişkili İfadeler
Olayın hemen ardından hastane polisine verdiği ilk ifadede, Hüseyin Arda Şark genç kız arkadaşı Hiranur'un intihar ettiğini iddia etti. Şark, yaklaşık 2 aydır birlikte olduğu Hiranur ile dışarıda tabancayla havaya ateş ettiklerini, ardından Nazmi Çetin (20) ve Mustafa Zeybek (27) ile bir markette durduklarını anlattı. İfadesinde, "Hira, tabancayı alıp başına ateş etti" şeklinde beyanda bulundu. Ancak olay yerinde bulunan Zeybek ve Çetin'in ifadelerindeki çelişkiler, Cinayet Büro Amirliği ekiplerini harekete geçirdi. Geniş çaplı bir soruşturma başlatan ekipler, üç şüpheliyi de gözaltına aldı.
Soruşturma Derinleşti, Sanıklar Tutuklandı
Polis sorgusunda, Hüseyin Arda Şark'ın ilk ifadesini değiştirmesi, olayın seyrini tamamen farklı bir noktaya taşıdı. Şark, ikinci ifadesinde, boş olduğunu zannettiği tabancayı şakalaşmak amacıyla kız arkadaşı Hiranur'un alnına dayadığını ve tetiğe bastığını itiraf etti. Bu itirafın ardından, cinayet büro ekipleri tarafından gözaltına alınan Hüseyin Arda Şark, Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İddianame Hazırlandı, Yargılama Başladı
Olayın tüm detayları ışığında hazırlanan iddianamede, sanıkların işlediği iddia edilen suçlar ayrıntılı olarak belirtildi. İddianamede, Hüseyin Arda Şark hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından ağır cezalar talep edildi. Diğer sanıklar Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek ise olay sonrası delilleri karartma girişimleri nedeniyle "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamalarıyla cezalandırılmaları istendi.
Sanığın Mahkemedeki Savunması Ve Olay Sonrası Gelişmeler
Davanın ilk duruşması, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti karşısında savunma yapan sanık Hüseyin Arda Şark, olay anını kendi bakış açısından aktardı. Şark, "Silahı Hiranur’a uzattım. Şakalaştık. ‘Sıkayım mı’ dedi. ‘Silahla şaka olmaz’ diyerek geri almak istedim. O esnada silah ateş aldı" şeklinde bir beyanda bulundu. Şark'ın olay sonrası eylemleri ise tüyler ürpertici detaylar içeriyordu. Genç kızın vurulmasının ardından Şark, Hiranur'u bir dere kenarına götürüp "uluorta bıraktığını" ve eve döndüğünü itiraf etti. Eve gittiğinde ağabeyine olayı anlattığını ve ağabeyinin kendilerine kızması üzerine Hiranur'u alarak hastaneye götürdüklerini belirtti. Bu ifade, delilleri yok etme ve ağır yaralı birini kaderine terk etme suçlamalarını güçlendirdi.
Duruşma Ertelendi, Tutukluluk Hali Devam Etti
Mahkeme heyeti, dava dosyasındaki bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Yargılamanın sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi adına tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu karar, adaletin tam olarak sağlanması ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için hukuki sürecin titizlikle sürdürüleceğinin önemli bir göstergesi oldu. Kamuoyu, bu vahim olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılmasını ve suçluların hak ettikleri cezayı almasını bekliyor.