Bursa Üretimi Yeni Renault Clio Hibrit Ve LPG Motorlarla Türkiye Yollarında Yerini Alıyor

Tüm zamanların en çok satılan Fransız otomobili olan, son 20 yıldır ise Bursa'daki Oyak Renault Fabrikaları'nda üretilen Renault Clio, yeni nesli ile satışa çıkmak için gün sayıyor


Renault'nun küresel ve Türkiye pazarlarında büyük ilgi gören modeli Clio, Portekiz'de gerçekleştirilen özel bir lansman etkinliğinde kamuoyuna tanıtıldı ve ilk kez asfalt üzerinde deneyimlendi. Eylül ayında MAİS A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başlayan Bahaettin Tatoğlu'nun yanı sıra, Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ve Renault MAİS COO'su Levent Timur gibi üst düzey yöneticiler de bu önemli etkinlikte hazır bulundular. Geçtiğimiz Eylül ayında Münih Otomobil Fuarı'nda ilk kez sergilenen yeni Clio'nun direksiyonuna geçme fırsatı yakalandı. Altıncı nesliyle 2025 yılının Şubat ayında Türkiye pazarında satışa sunulması planlanan yeni Clio'ya dair edinilen ilk izlenimler, aracın her açıdan önemli bir gelişim kaydettiği yönünde oldu. Fransız markanın üst yönetiminden gelen açıklamalar, yeni dönemin stratejik şifrelerini barındırdığı için, yeni Clio'nun detaylarına geçmeden önce bu açıklamalara odaklanmak önem arz etmektedir.


Türkiye Renault'nun Global AR-GE Üssü Haline Geliyor


Portekiz'in başkenti Lizbon'da düzenlenen uluslararası lansmanda, Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, markanın Türkiye'deki yatırım ve dönüşüm planlarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Jaillet, 2024 yılında duyurulan ve toplam hacmi 400 milyon Euro olan yatırımın mevcut durumunu detaylandırdı. Bu yatırımın temel odak noktasının dört yeni modelin yerel üretimi, yeni nesil hibrit motorun Türkiye'de lokalizasyonu ve Ar-Ge kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu belirten Jaillet, "Bu plan artık tamamen sahada uygulamaya konulmuştur. Duster'ın Bursa'daki üretimi zaten başladı. Bugün Clio 6'nın lansmanını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, 54 farklı ülkeye ihraç edilecek olan Boreal'ın üretimi de yakın zamanda başlayacaktır. Bunlara ek olarak, henüz duyurulmamış yeni bir modelimiz de geliştirme aşamasındadır" ifadelerini kullandı.


Bursa'da üretilecek olan Clio 6'nın geliştirme süreçlerinde Türk mühendislerin katkılarına da dikkat çeken Jaillet, önemli bir bilgiyi paylaştı: "Bursa'daki mühendislik merkezimiz, 2025 yılı itibarıyla resmen Renault'nun dünya genelindeki Ar-Ge ağına entegre edildi. Bu merkezde 400'den fazla mühendis aktif olarak görev yapmaktadır. Yeni Clio'nun geliştirme sürecindeki birçok modülün, testlerin ve doğrulama çalışmalarının önemli bir kısmı Bursa'daki Ar-Ge ekibimiz tarafından yürütülmüştür." Bu açıklama, Türkiye'nin artık sadece bir üretim üssü olmaktan öte, Renault'nun küresel inovasyon ve geliştirme stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini açıkça ortaya koydu.


Geniş Kitlelere Yönelik Hibrit Stratejisi


Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, pazar taleplerine doğru ve büyük ölçekli bir şekilde yanıt verebilmenin şirket için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, atılan ilk adımın tam hibrit (full hybrid) teknolojisine odaklanmak olduğunu belirtti. Jaillet, "Geniş kitlelerin elektrifikasyona erişebilmesi için en doğru çözümün tam hibrit olduğuna inanıyoruz. 'Herkes için elektrifikasyon' yaklaşımımızda iki temel unsur bulunmaktadır: fiyat erişilebilirliği ve aracın çok yönlülüğü. Bugün itibarıyla Türkiye'de hibrit teknolojiye dair tüm değer zincirini entegre etmiş durumdayız" dedi.


Türkiye'de hibrit motor üretme kapasitesine sahip tek marka olduklarını da gururla belirten Jaillet, gelecek yıl itibarıyla Bursa'da üretilen dört modelin tamamının elektrifikasyon kapsamına alınacağını açıkladı. Bu durumun hem Türkiye ekosistemi için önemli bir fırsat hem de elektrifikasyonun geniş kitlelere yayılmasında büyük bir adım olduğunu vurgulayan Jaillet, "Bugün CO₂ emisyonlarını herkes için ulaşılabilir şekilde 89 gram düzeyine çekmek istiyorsanız, bunun en mantıklı ve erişilebilir yolu tam hibrittir. Yani elektrifikasyon konusunda artık dünün dünyasında değiliz; tam tersine, gerçek anlamda bugünün çözümünü, yani karbon azaltımını sağlayan teknolojiyi sunuyoruz" şeklinde konuştu. Bu stratejik yaklaşım, Renault'nun çevresel sürdürülebilirlik hedeflerini geniş bir kullanıcı kitlesiyle buluşturma niyetini ortaya koymaktadır.


Megane Sedan'ın Geleceği Ve Stratejik Konumu


Renault'nun Türkiye pazarında en çok tercih edilen modellerinden biri olan Megane Sedan'ın üretimi, bir süredir Bursa'daki Karsan fabrikasında devam etmektedir. 2021 yılında imzalanan 5 yıllık sözleşme kapsamında, Karsan'ın 210 milyon Türk Lirası yatırım yaparak 55 bin adet Megane Sedan üretim kapasitesine ulaşması için anlaşmaya varılmıştı. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, Megane Sedan'ın Karsan'daki üretiminin devam edeceğini açıklayarak, modelin geleceği hakkındaki spekülasyonlara netlik getirdi. "Mégane Sedan'ın bugün gösterdiği performanstan gerçekten çok memnunuz. Satış seviyeleri hala son derece yüksek devam ediyor. Dolayısıyla kısa vadede bu modeli durdurmak gibi bir planımız kesinlikle yoktur. Mégane Sedan'ın geleceğine yönelik regülasyon tarafında da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu model ile ilgili, GSR-II regülasyonları sonrasında da devam edebilmesi için gerekli uyarlamaları yapmak üzere çalışmalarımız devam ediyor. Mégane Sedan bizim için güçlü bir ürün ve uzun bir süre daha satmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. Portekiz'deki lansman sırasında edinilen bilgilere göre, Megane Sedan'a yapılacak güncellemeler arasında, markanın yeni kimliğine uygun bazı görsel eklemelerin de yer alma ihtimali bulunmaktadır.


Jaillet'in bu açıklamaları, Renault'nun Türkiye'yi artık sadece bir üretim üssü olarak değil, aynı zamanda tasarım, geliştirme, üretim ve ihracat faaliyetlerinin eş zamanlı olarak yürütülebildiği stratejik bir merkez olarak konumlandırdığını net bir şekilde gözler önüne serdi. Bu bağlamda, Clio 6'nın da markanın bu yeni döneminin en somut örneklerinden biri olduğu rahatlıkla ifade edilebilir.


Clio'nun Türkiye Pazarındaki Sarsılmaz Başarısı


Renault MAİS COO'su Levent Timur, yaptığı açıklamalarda, bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio'nun üretildiği Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nın yeni nesil Clio'nun da üretim merkezi olma misyonunu sürdüreceğini vurguladı. Timur, modelin Türkiye pazarındaki etkileyici satış performansına ilişkin detaylı bilgiler verdi. "Clio, Türkiye'nin adeta kendi modeli haline gelmiştir. Yaklaşık 20 yıldır, üç farklı nesil boyunca Bursa'daki Oyak Renault Fabrikası'nda üretilmektedir. Bugüne kadar sadece Türkiye'de 600 binden fazla Clio satıldı. 2019 yılından bu yana da Türkiye'de en çok satılan modeller sıralamasında hiç podyumdan inmedi. Bazen birinci, bazen ikinci oldu; ancak her zaman ilk üçte yer aldı. Ayrıca, dünya genelindeki satışlarda Fransa'dan sonra Clio'nun en çok satıldığı ikinci ülke Türkiye'dir" dedi. Bu veriler, Clio'nun Türk tüketicisi nezdindeki güçlü konumunu ve Renault'nun Türkiye'deki üretim stratejisinin başarısını teyit etmektedir.


Yeni Clio'nun Donanım Paketleri Ve Gelecek Modelleri


Levent Timur'un aktardığı bilgilere göre, yeni Clio 6, Türkiye pazarında iki farklı donanım versiyonu ile satışa sunulacak. Giriş seviyesi olarak konumlandırılan Evolution versiyonunda, adaptif hız sabitleyici ve elektrikli park freni gibi özellikler standart olarak yer alacak. Üst donanım paketi olan Esprit Alpine ise, 18 inç jantlar, Google entegre bilgi-eğlence sistemi ve yarı otonom sürüş özellikleri gibi daha kapsamlı donanımları bünyesinde barındıracak. Öte yandan, Renault'nun C-Segment SUV/MPV modeli Scenic'in 2026 yılında Türkiye pazarına sunulacağını açıklayan Timur, markanın ikonik modellerinden Renault 4'ü de Türkiye'ye getirme konusundaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi.


ÖTV Teşviği İle Gelen Hibrit Versiyonun Detayları


Timur'un verdiği bir diğer önemli bilgi, yeni Clio'da yer alacak hibrit motor seçeneğiyle ilgili oldu. Modelde kullanılan 1.8 litrelik hibrit ünite, vergi avantajı sağlayan düşük ÖTV diliminde konumlandırılacak. Bu durum, otomotiv sektöründe "Toyota teşviği" olarak bilinen ve 2016 yılında Toyota'nın Sakarya'daki C-HR hibrit modeli için özel olarak çıkarılan ÖTV teşviğinin şimdi yerli üretim Clio hibrit için de geçerli olacağı anlamına geliyor. Hibrit Clio'nun bu kapsamda yüzde 70 ÖTV diliminde yer alması bekleniyor. Eğer söz konusu teşvik olmasaydı, hibrit Clio'nun yüzde 150 ÖTV diliminde yer alması gerekecekti.


2016 yılında yapılan yasal düzenleme ile elektrikli motor gücü 50 kW'ı geçen ve motor hacmi 1800 cc altında kalan hibrit araçlarda ÖTV oranı o dönemde yüzde 90'dan yüzde 45'e çekilmişti. Bu şartları o dönemde sadece Toyota C-HR karşılarken, 2019 yılından itibaren bir diğer Toyota modeli olan Corolla hibrit de söz konusu teşvikten yararlanmaya başlamıştı. Clio'nun bu avantajdan faydalanması, hibrit teknolojisinin Türkiye pazarında daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak kritik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Hibrit versiyonun 2026 yılının ikinci yarısında pazara sunulması hedeflenmektedir.


LPG Seçeneği Ürün Gamına Eklendi


Tüm bu gelişmelerin ışığında, yeni Clio'nun motor seçenekleri de netleşti. Araçta toplamda 3 farklı motor seçeneği sunulacak. Ürün gamının zirvesinde tam hibrit E-Tech 160 hp güç ünitesi yer alıyor. Bu motorun benzinli motorlara kıyasla yakıt tüketimini yüzde 40'a kadar azaltabildiği belirtiliyor. Özellikle şehir içi sürüşlerde sürenin yüzde 80'ine kadar elektrik modunda ilerleyebilen bu hibrit seçenekte, 1.4 kWsa kapasiteli bir batarya görev yapıyor. Aracın 0'dan 100 km/s hıza ulaşma süresi 8.3 saniye olarak açıklanırken, sistemin toplam tork değeri 205 Nm seviyesindedir.


2025 yılının Şubat ayından itibaren satışa sunulacak olan yeni 1.2 litre 115 hp benzinli motor (TCe 115) ise, üç silindirli bir yapıya sahiptir. Bu ünitenin, Austral ve Rafale modellerindeki tam hibrit E-Tech 200 hp sisteminin içten yanmalı motorunun aynısı olduğu ifade edildi. Direkt enjeksiyon ve Atkinson çevrimine sahip olan TCe 115, EDC 6 çift kavramalı otomatik şanzıman ile tercih edilebilecek. Bu 115 beygirlik motor, 190 Nm tork üretmektedir. Ayrıca, 1.2 litrelik üç silindirli motorun, 200 Nm tork üreten, 120 beygir gücündeki LPG'li bir versiyonu da Clio'da sunulacaktır. LPG'li Clio'da 50 litrelik LPG deposu bulunacak ve otomobilin toplam menzili 1.450 km olarak açıklanmaktadır. LPG'li Clio'nun da hibrit versiyon gibi 2026 yılının ikinci yarısında satışa sunulması beklenmektedir.


Cesur Tasarım Ve Teknoloji Odaklı İç Mekan


Clio 6'nın dış tasarımında, yerini aldığı modelle herhangi bir benzerlik bulunmazken, markanın diğer güncel otomobilleriyle de görsel bir bağ kurmaması dikkat çekmektedir. Öyle ki, ön ve arka kısımda Renault logoları olmasa, yeni Clio'nun bir Renault olduğunu tahmin etmek oldukça zor olabilir. Tasarımdaki bu radikal değişimin, geçtiğimiz Haziran ayında görevinden ayrılan Renault Group'un eski CEO'su Luca de Meo'nun stratejisinin bir sonucu olduğu öğrenildi. Renault yetkilileri, de Meo'nun "dikkat çeken" bir Clio istediğini ve otomobilin tasarımının bu vizyon doğrultusunda şekillendiğini aktardı. Nesil değişimiyle birlikte, Clio'nun uzunluğu 67 mm artarak 4.12 metreye çıkarken, genişliği de 39 mm artışla 1.77 metreye ulaştı. Bu yeni oranlar, daha uzun bir kaput ile birleşince araca dinamik ve modern bir görünüm kazandırmıştır.


Clio'nun dış tasarımındaki bu cesur hatlar, kabin içinde ise markanın daha alışılmış çizgilerine yerini bırakıyor. Kokpitte, markanın retro elektrikli modeli R5'ten esinlendiğini gizlemeyen yeni Clio'da, kavisli çift ekrana yer verilmiştir. Çift 10 inçlik ekranda, Google Entegre OpenR Link sistemi bulunmaktadır. Bu ekranlar aracılığıyla Google Haritalar navigasyonu, Google Play uygulamaları ve Google Asistan gibi hizmetlere erişim sağlanabilmektedir. Austral ve Rafale modellerinden ilham alan yeni direksiyon simidinin kullanıldığı kokpitin üst kısmında, donanım seviyesine bağlı olarak kumaş veya Alcantara döşeme seçenekleri sunulmaktadır. Ayrıca, kokpitte ve kapılarda yer verilen ambiyans aydınlatmaları da kabin içerisindeki atmosferi zenginleştiren bir diğer yeni detaydır.


Yeni Clio, selefinde olduğu gibi CMF-B platformunu kullanmakla birlikte, daha uzun bir aks mesafesi (2.591 mm) ve daha geniş iz genişliği (önde +39 mm, arkada +10 mm) sayesinde daha kararlı bir sürüş deneyimi sunduğu hissedilmektedir. Öte yandan, benzinli versiyonda 319 litre olarak açıklanan bagaj hacminin, hibrit versiyonda 309 litreye düştüğü de belirtilmelidir.


Geliştirilmiş Sürüş Dinamikleri Ve Ergonomi Anlayışı


Direksiyon tepkileri artık bir üst segmente yaklaşan yeni Clio, yapılan iyileştirmelerle segmentinin üzerinde bir ses yalıtımı sunar hale gelmiştir. Verilen bilgilere göre, Clio'nun sürtünme katsayısı (cW) 0.30 seviyesine indirilmiştir. Aerodinamik geliştirmelerin yanı sıra, ön cam sütunlarında artık yalıtım köpüğünün kullanıldığı da aktarıldı. Orta konsolun aşağıda konumlandırılması, kabin içindeki ferahlığı artırırken, direksiyon yanına alınan vites kolu da daha fazla saklama hacmi elde edilmesine olanak tanımıştır. Ayrıca, orta konsoldaki bardaklıkların üzerinde artık tablet kapağına benzer katlanabilir bir parça bulunmaktadır.


Ancak, direksiyonun sağ tarafında artık vites, silecek ve multimedya olmak üzere tam 3 ayrı kolun yer alması, kullanımda bazı zorluklar yaratabilmektedir. Örneğin, park manevraları sırasında, vites değiştirmek yerine kendinizi silecekleri çalıştırırken bulmanız olasıdır. Dolayısıyla, bu durumun belirli bir alışkanlık gerektirdiği ifade edilmelidir. Sonuç olarak, Clio 6, Türk otomotiv sanayisi ve Fransız marka için yeni bir dönemi temsil etmektedir. Otomobilin özelliklerinin nesil değişimiyle birlikte her anlamda ileri gitmesi ve bu süreçlerin önemli bir kısmının Bursa'daki Ar-Ge merkezinde yürütülmesi, küresel otomotiv endüstrisinde Türkiye'nin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.