Esenyurt Belediye Başkanının Görevden Alınması Siyasi Uzlaşı Tartışmalarını Beraberinde Getirdi
CHP Lideri Özgür Özel Esenyurt’taki ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde konuştu. “Çanakkale’de, Kürt’le Türk koyun koyuna yatıyorsa, Esenyurt’ta da...
Siyasi bir figür, Esenyurt'ta yaşanan yerel seçim süreci ve sonrasındaki gelişmeler hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, ömrünü Türk-Kürt kardeşliğine adayan bir bilim insanı olarak tanımladığı Prof. Dr. Ahmet Özer'in Esenyurt Belediye Başkanlığı dönemine ve ardından gelen olaylara dikkat çekti. Yerel seçimlerde yüzde 51'lik oy oranıyla Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birinin yönetimine getirilen Ahmet Özer'in, sadece 209 gün gibi kısa bir süre makamda kalabildiğini vurguladı.
Konuşmacı, Özer'in görev süresinin yaklaşık 7 ay ile sınırlı kaldığını belirterek, "Ahmet Özer'i, 'teröristtir' diye, 'teröre destek veriyor' diye tutukladılar" ifadelerini kullandı. Bu tutuklamanın o dönemde "kent uzlaşısı"nı suç sayan çevreler tarafından eleştirildiğini hatırlatan siyasetçi, bu durumu kesin bir dille reddetti. "Bunun adı suç değildir. Bunun adı demokrasidir, demokratik siyasettir. Suçsa, o suçun tek sahibi benim, buradayım. Hepsini ben üstleniyorum" diyerek "kent uzlaşısı"nın meşruiyetini savundu ve sorumluluğu üstlendiğini bildirdi.
Demokratik Siyasette Kürt Toplumuyla İlişkiler
CHP'nin Kürt toplumuyla ilişki kurma yöntemlerine dair eleştirilere de yanıt veren siyasi figür, partinin gizli anlaşmalar yapmak zorunda olmadığını belirtti. Seçmen analizleri yaparak, gerekli görüşmeleri gerçekleştirerek ve doğru isimleri listelerine dahil ederek Kürtlerin temsilini sağlamanın demokratik bir hak olduğunu ifade etti. "Bu da Kürtlerin anasının ak sütü gibi helaldir" sözleriyle bu hakkın altını çizen konuşmacı, bu durumu suç olarak görmenin ırkçılık olduğunu savundu. Ayrıca, bu tür bir bakış açısının ötekileştirme olduğunu, ülkeyi ve kuruluş değerlerini inkar anlamına geldiğini dile getirdi. "Çanakkale’de, Kürt’le Türk koyun koyuna yatıyorsa, Esenyurt’ta da kol kola siyaset yapabilir. Buna kimse engel olamaz" diyerek toplumsal birlikteliğin siyasi iş birliğini doğal kıldığını vurguladı.
Esenyurt Belediyesi Varlıklarının Akıbeti
Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum döneminde gerçekleştiği iddia edilen varlık devirlerine de değinen konuşmacı, belediyenin önemli mülklerinin farklı kurumlara aktarıldığını öne sürdü. Özellikle "Milyarlarca Liralık 'Lise Kampüs Projesi'ni bakanlığa devretti. Esenyurt’un malını gitti Milli Eğitim Bakanlığı’na verdi" iddiasını dile getirdi. Ayrıca, belediyeye ait 10 dönüm arazinin Sağlık Bakanlığı'na devredildiğini belirtti. Konuşmasında en dikkat çekici iddialardan biri ise "38 cami ve altındaki yüzlerce işletmeyi, o yüzlerce cami altındaki işletmelerin gelirleriyle belediyeye para kalacak, size hizmetler yapılacaktı. Yüzlerce dükkânın parasını Diyanet’e devretti" şeklindeydi. Bu durumun belediyenin gelir kaynaklarını ve dolayısıyla ilçe sakinlerine sunulacak hizmetleri olumsuz etkilediğini savundu.
Yerel Seçim İtirazları Ve Tartışmalı Sonuçlar
Hafta sonu Bayrampaşa Belediyesi'nde yaşananları "komedi" olarak nitelendiren siyasi figür, seçim sonuçlarına yönelik şaibe iddialarını gündeme getirdi. Kendi partilerinden seçilip istifa eden iki bağımsız üye ile "iş pişirildiği"ni ileri sürerek, kendilerinin kazandığı seçimin mahkeme kararıyla iptal edildiğini ifade etti. Konuşmacı, daha sonra kurulan baskılar ve "kirli pazarlıklar" sonucunda, sadece bir oy farkıyla hile ve hurda ile seçimin kazanıldığını iddia etti. Bu açıklamalar, yerel seçimlerin şeffaflığı ve demokratik süreçlere yönelik endişeleri bir kez daha gündeme getirdi.
Muhittin Böcek Hakkındaki İddiaların Reddi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında ortaya atılan "itirafçı olduğu" yönündeki iddialara da sert tepki gösterildi. Bu iddiaları "iftira" olarak niteleyen konuşmacı, konudan başsavcının bile haberi olmadığını söyledi. Muhittin Böcek'e, CHP aleyhinde iftira atması için kişiler gönderildiğini iddia eden siyasetçi, Başkan Böcek'in bu teklifi reddettiğini vurguladı. Böcek'in, "Mevcut belediye başkanıydım. Parti ankete baktı, kararını verdi. Beni aday yaptı. Kimseye iftira atamam. Sağlığım el vermiyor ama bu dediğinize de ahlakım el vermiyor" sözleriyle iftiranameyi imzalamayı reddettiğini aktardı. Bu durum, siyasi arenadaki kirli pazarlıklar ve itibarsızlaştırma çabaları iddialarını güçlendirdi.