Bakan Kurum Mecliste Deprem Konutları Seferberliğini Ve İklim Hedeflerini Savundu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğini ve başkanlığını yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği...
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, Bakanlığının 2026 yılı bütçe görüşmelerinin ardından milletvekillerinin yönelttiği soruları yanıtlayarak, özellikle 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen yeniden yapılandırma çalışmaları ve iklim değişikliği politikaları hakkında detaylı bilgiler verdi.
Deprem Bölgesi Yeniden Yapılandırma Çalışmaları
Bakan Kurum, Kahramanmaraş merkezli depremleri siyaset konusu yapmanın, hem kaybedilen canların hüznüne hem de yeni yuvalarına kavuşan vatandaşların mutluluğuna bir saygısızlık olduğunu vurguladı. Depremin ilk gününden itibaren bir yandan sahada yapılması gereken işlerle yoğun bir mücadele verdiklerini, diğer yandan ise ortaya atılan algılara ve yalanlara karşı cevap verme gayreti gösterdiklerini belirtti. Kurum, siyasi söylemlerden uzak durulması çağrısı yaparak, depremin 15’inci gününde konutların temellerinin atıldığını ve 45’inci gününde ise ilk anahtarların hak sahiplerine teslim edildiğini anımsattı.
Depremden etkilenen 11 ilde yürütülen yerinde dönüşüm projeleri kapsamında 121 bin yuva inşa ettiklerini aktaran Bakan Kurum, bölgede ayrıca 90 bin sosyal konut projesinin devam ettiğini açıkladı. Bu çalışmalarla birlikte, hak sahiplerine ve rezerv alanlardaki kentsel dönüşüm projeleriyle teslim edilen konut sayısının çok yakın bir zamanda 680 bine ulaşacağını ifade etti. Kurum, Türkiye'nin deprem bölgesinde dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliğini gerçekleştirerek adeta bir "destan" yazdığını sözlerine ekledi.
Deprem bölgesindeki konteyner kentlerdeki duruma da değinen Kurum, şu an itibarıyla 41 bin hak sahibi vatandaşın konteyner kentlerde kaldığını, bu vatandaşların 29 bin 900’üne ise ev çıktığını belirtti. Bakan, yıl sonunda tüm hak sahiplerinin evlerine yerleşeceğini ve hiç kimsenin konteynerda kalmayacağını taahhüt etti. Ayrıca, yeni konutların inşa edilmesiyle bölgedeki konut fiyatlarında da düşüş yaşandığına dikkat çekti.
Deprem sonrası yaşanan büyük yıkımın ardından normal yaşama geçiş sürecinde bilimin ve teknolojinin rehberliğinde hareket ettiklerini vurgulayan Kurum, yaptıkları çalışmalarla sağlam zeminleri titizlikle belirlediklerini dile getirdi. Bakan, “Fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadık” diyerek, bu çalışmaların çevreyi de koruyarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Hatay, Antakya, Defne, İskenderun, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye gibi şehirlerde 06 Şubat sabahından daha fazla yeşil alan oluşturulduğunu söyledi. Rezerv alanların bölge için bir seçenek değil, bir zaruret olduğuna işaret eden Kurum, hiçbir vatandaşın istemediği alanda zorla proje gerçekleştirilmediğini de sözlerine ekledi.
Toki Ve Konut Projelerinde Gelinen Nokta
TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ile ilgili eleştirileri şaşkınlıkla karşıladığını belirten Bakan Kurum, bugün deprem bölgesindeki herkesin TOKİ konutlarında oturmak istediğini dile getirdi. Kurum, “Bugün deprem bölgesindeki herkes TOKİ konutlarında oturmak istiyor, TOKİ binalarında oturmak istiyor. Türkiye’de milyonlarca aileye yuva kuran, inşa eden TOKİ ile ‘mağduriyet’ kelimelerini yan yana koymayalım” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Asrın felaketinden sonra önceliklerin değiştiğini ve büyük yıkımı bir an önce gidermek için tüm güçleriyle bölgede seferber olduklarını vurgulayan Bakan Kurum, bu süreçte var olan bazı projelerde yavaşlamalar yaşandığını kabul etti. Ancak, TOKİ’nin yürüttüğü “İlk Evim Arsa” projesinde 235 bin hak sahibi bulunduğunu ve bu hak sahiplerinin 107 bin 534’ü için imar planlarının tamamlandığını açıkladı. Geri kalan planların da kısa süre içinde tamamlanacağını bildirdi. Ayrıca, 250 bin konutluk “İlk Evim” sosyal konut projesi kapsamında ise 253 bin 840 konutunun yapımına başlandığını kaydetti. Bakan Kurum, millete seslenerek, “Milletimizin gönlünü her zaman olduğu gibi ferah tutmasını ve bize güvenmesini istiyorum, diliyorum. 1 milyon 750 bin sosyal konutu teslim eden bir irade, her afette milletin yanına iki saat sonra koşmuş olan bu kadro, İlk Evim Arsa projemizde de hiç rahatsızlık duymayın, bu konutlarımızı da tamamlayacaktır” diyerek güvence verdi.
Gayrimenkul Sertifikası modeli ve Damla Kent projesine ilişkin soruları da yanıtlayan Kurum, Bakanlık olarak vatandaşların uygun maliyetle, güvenle ve huzurla ev sahibi olabilmesi için her türlü argümanı ortaya koyduklarını belirtti. Emlak Katılım Bankası ile devlet eliyle faizsiz konut, iş yeri ve araç alma imkânı sunduklarını, Damla Kent projesiyle de gayrimenkul sertifikası sunulduğunu ifade etti. Kurum, “Bu projeyle vatandaşımız sertifika alarak ev sahibi olabilmektedir. Bu proje milletimizin yuva hayalini gerçekleştirmeye ve gerçeğe dönüştürme sözümüzün en büyük ispatlarından biridir” ifadelerini kullandı.
Arnavutköy Sazlıdere’deki sosyal konut projesine yönelik iddialara da açıklık getiren Bakan Kurum, “Sazlıdere konusu yine insafsız yalanların dolaşıma sokulduğu önemli başlıklardan biridir. Burada sadece dar gelirli vatandaşlarımız hak sahibi olabilir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı konut alabilir ama ısrarla aynı algılar yapılmaya devam ediliyor” şeklinde konuştu.
Çevre Ve İklim Değişikliği Politikaları
Gebze’de meydana gelen bina çökmesi olayına hızlıca müdahale ettiklerini ve bizzat yerinde incelemelerde bulunduğunu aktaran Bakan Kurum, bu kapsamda 4 bin 988 bağımsız birimin incelendiğini belirtti. Yapılan risk analizi sonucunda 21 binanın riskli bulunduğu bilgisini paylaşan Kurum, riskli binaların çoğunun 2000 yılı öncesi yapılar olduğunu, üç tanesinin ise yeni olmasına rağmen projesine uygun olmadığı için riskli çıktığını söyledi. Riskli bulunan binalar için vatandaşlara kentsel dönüşüm imkânı sunulduğunu ve bu süreçte her türlü kira ve taşınma yardımı verileceğini ifade eden Bakan, yıkılan binaların yerine yenilerinin inşa edileceğini ve mağdur olan esnaf ile vatandaşlara destek sağlanacağını bildirdi.
Türkiye’nin ev sahipliğini ve başkanlığını yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin ise Bakan Kurum, “Türkiye’nin COP31 ev sahipliği almaya dair başarısı küçümsenecek değil, hep birlikte gurur duyacağımız bir başarıdır” dedi. 196 ülkenin liderinin katılacağı bu zirvenin Türkiye’de yapılacağını ve Türkiye’nin aynı zamanda COP31’in gündemini ve yürütülmesinden sorumlu olacak ülke olarak zirveye başkanlık edeceğini ve son kararı vereceğini dile getirdi.
İklim Kanunu sorusunu yanıtlayan Bakan Kurum, günümüzde dünyanın afetler başta olmak üzere iklim krizinin ciddi etkileri altında olduğunu, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye’nin de bu durumdan etkilendiğini ifade etti. Bu duruma karşı özgün mekanizmalar geliştirerek hem kendi hassasiyetlerini gözettiklerini hem de uluslararası düzeyde aktif politikalara öncülük ettiklerini belirtti. Kurum, “İşte İklim Kanunu da bu noktada devreye giriyor. Bu kanun Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve Yeşil Büyüme vizyonu çerçevesinde iklim değişikliği ile mücadelemize ivme kazandırmaktadır” dedi. Sözlerinin devamında, “Şu hususu da açıkça ifade etmek isterim ki bu ülkenin çevresine, doğasına, suyuna, toprağına halel getirecek hiçbir düzenlemede bizim imzamız olmaz. İklim Kanunu da iddiaların tamam aksine Türkiye’nin geleceğini korumak için atılmış stratejik bir adımdır” şeklinde kesin bir ifade kullandı.
Komisyondaki görüşmelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri ile Türkiye Çevre Ajansının Sayıştay raporu kabul edildi.