Bakan Kurum: Deprem Bölgesinde Konut Seferberliği Ve İklim Kanunu Çalışmaları Devam Ediyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğini ve başkanlığını yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin "Türkiye'nin COP31 ev sahipliği almaya dair başarısı küçümsenecek değil, hep birlikte gurur duyacağımız bir başarıdır." dedi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığının 2026 yılı bütçe görüşmeleri sonrasında milletvekillerinin sorularına detaylı yanıtlar verdi. Bakan Kurum, ülkemizin karşı karşıya kaldığı büyük deprem felaketi sonrası yürütülen konut projelerinden iklim değişikliğiyle mücadele politikalarına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.



Deprem Sonrası Yeniden Yapılanma Ve Siyasi Tartışmalar

Bakan Kurum, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan süreci değerlendirirken, depremi siyaset konusu yapmanın hem hayatını kaybedenlerin anısına hem de yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlara karşı bir saygısızlık olduğunu dile getirdi. Bakanlık olarak ilk günden itibaren bir yandan sahada yapılması gereken işlerle yoğun bir şekilde ilgilenirken, diğer yandan da oluşan yanlış algılara ve asılsız iddialara cevap verme gayretinde olduklarını belirtti.



Hızlı Konut Seferberliği Ve Yerinde Dönüşüm Hamlesi

Deprem bölgesinde gerçekleştirilen hızlı konut üretimi seferberliğine vurgu yapan Kurum, depremin üzerinden henüz 15 gün geçmişken konutların temellerinin atıldığını, 45'inci gününde ise ilk anahtarların hak sahiplerine teslim edildiğini anımsattı. Bölgedeki 11 ilde yürütülen yerinde dönüşüm projeleri kapsamında 121 bin konutun inşa edildiğini aktaran Bakan, devam eden yaklaşık 90 bin sosyal konut projesiyle birlikte, hak sahiplerine teslim edilecek konut sayısının çok yakın zamanda 680 bine ulaşacağını ifade etti. Bu projelerin, dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği olduğunu belirten Kurum, Türkiye'nin bu süreçte adeta "destan" yazdığını sözlerine ekledi.



Konteyner Kentlerdeki Durum Ve Gelecek Vizyonu

Depremden etkilenen vatandaşların geçici barınma ihtiyacını karşılayan konteyner kentlere ilişkin gelen soruları da yanıtlayan Bakan Kurum, halihazırda konteyner kentlerde yaşayan 41 bin hak sahibi vatandaşın bulunduğunu ve bu vatandaşların 29 bin 900'ü için konut tahsislerinin yapıldığını açıkladı. Yıl sonuna kadar tüm hak sahiplerinin evlerine yerleşeceğini ve hiç kimsenin konteynerde kalmayacağını taahhüt eden Kurum, yeni konutların inşasıyla birlikte bölgedeki konut fiyatlarında da düşüşler yaşandığını gözlemlediklerini aktardı.



Bilimsel Yaklaşım Ve Rezerv Alanların Önemi

Bakan Kurum, depremden etkilenen 11 ilde hayatın normale dönmesi için bilimsel ve teknolojik yöntemlerin ışığında hareket ettiklerini vurguladı. Bu süreçte sağlam zeminlerin titizlikle belirlendiğini ifade eden Kurum, "Fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadık." diyerek güvenli yapılaşma prensibini ortaya koydu. Ayrıca, yapılan çalışmalar neticesinde Hatay, Antakya, Defne, İskenderun, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye gibi şehirlerde 06 Şubat sabahından daha fazla yeşil alan oluşturulduğunu belirtti. Rezerv alanların bölge için bir seçenek olmaktan ziyade bir zaruret olduğunu kaydeden Bakan, vatandaşların istemediği hiçbir alanda projenin hayata geçirilmediğini sözlerine ekledi.



Toki'ye Yönelik Eleştirilere Yanıt

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile ilgili eleştirileri şaşkınlıkla takip ettiğini dile getiren Kurum, "Bugün deprem bölgesindeki herkes TOKİ konutlarında oturmak istiyor, TOKİ binalarında oturmak istiyor. Türkiye'de milyonlarca aileye yuva kuran, inşa eden TOKİ ile 'mağduriyet' kelimelerini yan yana koymayalım." değerlendirmesinde bulundu. Asrın felaketi sonrası önceliklerin değiştiğini ve büyük yıkımı bir an önce gidermek için tüm gücüyle bölgede seferber olduklarını dile getirdi.



Diğer Konut Projeleri Ve Vatandaş Güvencesi

Bakan Kurum, "İlk Evim Arsa" projesi kapsamında 235 bin hak sahibinin bulunduğunu, 107 bin 534’ü için imar planlarının tamamlandığını ve kalanların da çok kısa sürede tamamlanacağını bildirdi. Ayrıca, 250 bin konutluk "İlk Evim" sosyal konut projesinde 253 bin 840 konutun yapımına başlandığını belirterek, "Milletimizin gönlünü her zaman olduğu gibi ferah tutmasını ve bize güvenmesini istiyorum, diliyorum." çağrısında bulundu.



Gayrimenkul Sertifikası Ve Damla Kent Modeli

Gayrimenkul Sertifikası modeli ve Damla Kent projesine ilişkin soruları da yanıtlayan Kurum, Bakanlık olarak vatandaşların uygun maliyetle, güvenle ve huzurla ev sahibi olabilmesi için çeşitli argümanları ortaya koyduklarını ifade etti. Emlak Katılım Bankası aracılığıyla faizsiz konut, iş yeri ve araç alımına imkan tanıdıklarını, Damla Kent projesiyle de gayrimenkul sertifikası sunduklarını belirtti. Bu projenin, vatandaşların yuva hayallerini gerçeğe dönüştürme sözünün en büyük ispatlarından biri olduğunu söyledi.



Sazlıdere Ve Gebze'deki Kentsel Dönüşüm Çabaları

Arnavutköy Sazlıdere'deki sosyal konut projesiyle ilgili yapılan tartışmalara da değinen Bakan Kurum, "Sazlıdere konusu yine insafsız yalanların dolaşıma sokulduğu önemli başlıklardan biridir. Burada sadece dar gelirli vatandaşlarımız hak sahibi olabilir. Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı konut alabilir ama ısrarla aynı algılar yapılmaya devam ediliyor." ifadelerini kullandı. Gebze'de çöken bina ile ilgili olarak ise olay yerine hızlı bir şekilde gittiğini ve bizzat incelemelerde bulunduğunu aktardı. Bölgedeki 4 bin 988 bağımsız birimin incelendiğini ve riskli bulunan 21 bina için vatandaşlara kentsel dönüşüm imkanı ile kira ve taşınma yardımı sunulduğunu belirtti. Bu binaların yıkılıp yenilerinin yapılacağını ve mağdur olan esnaf ile vatandaşlara her türlü desteğin sağlanacağını kaydetti.



İklim Değişikliği Ve Çevre Politikaları

Türkiye'nin ev sahipliğini ve başkanlığını üstleneceği Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin de bilgi veren Kurum, bu başarının küçümsenemeyecek düzeyde ve gurur duyulması gereken bir başarı olduğunu belirtti. 196 ülkenin liderinin katılacağı zirvenin Türkiye'de yapılacağını ve COP31'in gündemi ile yürütülmesinden Türkiye'nin sorumlu olacağını, son kararı da Türkiye'nin vereceğini ifade etti.



Türkiye'nin Cop31 Ev Sahipliği Ve İklim Kanunu Vurgusu

İklim Kanunu ile ilgili soruları da yanıtlayan Bakan Kurum, dünyanın afetler başta olmak üzere iklim krizinden ciddi sorunlar yaşadığını ve Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'nin de bu durumdan etkilendiğini dile getirdi. Kendi hassasiyetlerini gözeterek uluslararası düzeyde aktif politikalara öncülük ettiklerini belirten Kurum, İklim Kanunu'nun Cumhurbaşkanı'nın ilan ettiği 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve Yeşil Büyüme vizyonu çerçevesinde iklim değişikliğiyle mücadeleye ivme kazandıracağını söyledi. Kurum, "Bu ülkenin çevresine, doğasına, suyuna, toprağına halel getirecek hiçbir düzenlemede bizim imzamız olmaz. İklim Kanunu da iddiaların tam aksine Türkiye'nin geleceğini korumak için atılmış stratejik bir adımdır." açıklamasında bulundu.



Komisyonda yapılan görüşmelerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri ile Türkiye Çevre Ajansının Sayıştay raporu kabul edildi.