Özgür Özel Kürt Sorununda Meclis Çözümü Çağrısı Yaparak Yargıdaki Endişelerini Açıkladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, Şu anda bir çözüm umudu varsa inanın bundan kimse kaybetmez. dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa'dan katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özel, ülkenin temel sorunlarından Kürt meselesinin çözümünden yargı süreçlerindeki olası manipülasyon iddialarına, dış politika konularından parti içi cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yaptı.
Manisa'da Eğitim Ve Sosyal Destek Vurgusu
Manisa'da gerçekleştirdiği program kapsamında Özel, kentte açılışı yapılacak Ferdi Zeyrek Vakfı'nın önemine değindi. Söz konusu vakfın Manisa'daki ihtiyaç sahibi çocukların eğitimine önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Özel, vakfın gelecekte kreşler, öğrenci yurtları ve burs imkanları sunacağını belirtti. Bu girişimin, toplumsal dayanışma ve eğitimde fırsat eşitliği için atılmış değerli bir adım olduğunu vurguladı.
Kürt Sorununda Meclis Çözümü Ve Demokratikleşme Vurgusu
CHP Genel Başkanı, uzun süredir kamuoyunun gündemini meşgul eden "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin görüşlerini dile getirdi. Bu süreci, "Meclis çatısı altında yönetilmesi gereken bir süreç" olarak tanımlayan Özel, Kürt sorununun "demokratikleşme çerçevesinde çözülmesi gerektiğini" savundu. Sürecin başarıya ulaşması halinde ülkenin hiçbir kesiminin kaybetmeyeceğini belirten Özel, aksi durumun yol açacağı olumsuz sonuçlara dikkat çekti. Özel, "Şu anda bir çözüm umudu varsa inanın bundan kimse kaybetmez. Ben şöyle düşünemem 'Partim zor durumda, ben bu komisyondan çekileyim, ben olmazsam bu süreç olmaz, bu süreci baltalayayım'. Bu süreç baltalandıkça ne olacak? Yeniden kan akacaksa, yeniden şehit cenazesi gelecekse Türkiye'nin bütün paraları bombalara, mayınlara gidecekse doğru değil ki bu." ifadelerini kullanarak, meselenin ulusal bir uzlaşı ve barış perspektifiyle ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşım, siyasetin dar parti çıkarlarının ötesinde, ülkenin geleceği için sorumluluk alması gerektiğini ortaya koydu.
Yargı Süreçlerindeki Endişeler Ve Olası Manipülasyon İddiaları
Özgür Özel, yargı bağımsızlığına ilişkin ciddi endişelerini de kamuoyuyla paylaştı. Kendisine, eylül ayında Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamındaki iddianamenin, ekim ayında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması iddianamesinin tamamlanacağı yönünde bilgiler ulaştığını aktaran Özel, bu iddianamelerin henüz sonuçlanmamasından dolayı duyduğu "endişeyi" dile getirdi. Özellikle İBB soruşturmasına ilişkin olarak, soruşturmaların tamamlanmasının ardından belirli yargı mensupları ve mahkemeler aracılığıyla davanın manipüle edilebileceği yönündeki kaygılarını ifade etti. Özel, "Bunlar iddianame yazacaklar. Ve artık hakim, mahkemenin savcısı olacak. O konuyla ilgili çeşitli hazırlıklardan, özel atamalardan, özel olarak düşürüleceği bir mahkemeden bahsediyorlar. Ben de onunla ilgili bir hazırlık yapıyorum. 'Bu mahkemeye düşerse bu hakim' diye noterden önceden bir tespit yaptırıp böyle kağıdı açabilirim. 'Bakın nereye getirdiler, o kadar mahkeme varken o kadar imkan varken hangi mahkemeye ve kime düşürdüler' diye bir noter zarfı kapatabilirim günü gelince açabilirim." sözleriyle, olası usulsüzlüklere karşı hukuki bir kayıt tutma niyetinde olduğunu gösterdi. Bu açıklamalar, yargıya olan güvenin zedelendiği ve siyasi davalarda adil yargılanma hakkının tehlikeye atılabileceği yönündeki güçlü iddiaları ortaya koydu.
Dış Politikada Milli Çıkarlar Ve F-35 Meselesi
CHP Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın muhalefetin uluslararası arenada Türkiye'nin çıkarları için destek olması gerektiği yönündeki açıklamasını değerlendirdi. Özel, Türkiye'nin çıkarı söz konusu olduğunda yurt dışında her zaman güç birliği yapabileceklerini vurguladı. Özellikle F-35 savaş uçağı projesine ilişkin olarak, bu durumu "Türkiye'nin uğradığı en büyük haksızlıklardan biri" olarak niteledi. Türkiye'nin F-35 projesinin ortağı olduğunu ve ödemelerini yapmış olmasına rağmen, hak ettiği 6 adet F-35 uçağının Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hangarlarda bekletildiğini, hatta üzerinde Türk bayrağı bulunduğunu belirtti. Özel, "F-35 parası ödenmiş, hak ettiğimiz 6 F-35 var, Amerika'da hangarda duruyor, üzerinde Türk bayrağı var. Bunların 4'ünü Namık Tan büyükelçi iken teslim almıştır. 6 F-35'imiz orada duruyor, onları bize vermiyorlar." sözleriyle durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Bu 6 uçağın teslimi ve ek olarak 18 uçağın daha verilmesinin Türkiye'nin hava savunma kapasitesindeki önemli bir sorunu büyük ölçüde çözeceğini aktardı. Özel, bu milli meselede kendisine düşen her görevi yapmaya hazır olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Yardımcısının kendi partisinden bir bakana veya arkadaşına vereceği bilgiyi veya talimatı, kendisi için de geçerli kabul edeceğini belirtti. Bu yaklaşım, yurt içinde eleştirel bir ana muhalefet partisi olmalarına rağmen, yurt dışında "Türkiye'nin partisi" kimliğiyle milli çıkarların savunulmasına verdiği önemi gösterdi.
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Ve Parti İçi Süreçler
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkça ifade etti. Özel, "Bunu ben de söylüyorum, Mansur Bey de. Onu adaylaştırmak için her şeyi yapacağız. Ekrem Başkanın bir yedeği yok. Ben, Mansur Bey'i bir yedek aday pozisyonuna sokamam." sözleriyle, İmamoğlu'nun adaylık pozisyonunun netliğini ve Mansur Yavaş'ın farklı bir konumda olduğunu vurguladı. İmamoğlu'nun aday olamaması gibi bir senaryoda ise kararın partinin yetkili kurullarında, 2 milyon üyesiyle ve milletle birlikte verileceğini belirtti. Özel, Mansur Yavaş'ın "kuvvetli bir seçenek" olduğunu kabul etmekle birlikte, onun adaylaşması durumunda da üyelerin ve milletin görüşünün alınacağını, birden çok adayın olması halinde dahi aynı sürecin izleneceğini kaydetti. Bu açıklamalar, partinin aday belirleme sürecinde demokratik katılımı ve geniş taban mutabakatını esas alacağını ortaya koydu.