Özel Muğla’da Zeytinlikleri Madenciliğe Açan Yasaya Karşı Anayasa Mahkemesi’ne Seslendi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'daki Meclis Muğla'nın toprağına, zeytinine, doğasına kasteden bir düzenleme yaptı. Eğer o Meclis sizin sesinizi...

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel Muğla'da düzenlenen "Toprağımızı Vermiyoruz" mitinginde önemli açıklamalarda bulundu. Atatürk Bulvarı'nı dolduran binlerce vatandaşa hitap eden Özel katılımcıların farklı siyasi görüşlerden oluşmasına rağmen meydanın adeta bir meclis niteliği taşıdığını vurguladı.


Özel demokrasilerde milletin yalnızca vekaletini verip 5 yıl boyunca kenarda beklemeyeceğini ifade etti. Milletin yasama organını izlediğini denetlediğini ve gerektiğinde müdahale ettiğini belirtti. Halkın kendisini ilgilendiren her konuda söz söyleme hakkına sahip olduğunu ve iktidarların milletin aleyhine kararlar alması durumunda itiraz ederek sokağa ineceğini kaydetti. Ankara'daki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tüm toplumsal tepkilere rağmen Muğla'nın toprağına zeytinine ve doğasına zarar veren bir düzenlemeyi hayata geçirdiğini hatırlattı. Özel sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer o Meclis sizin sesinizi duymuyorsa bugün Muğla Atatürk Meydanı artık meclisin kendisidir. Büyük Millet Meclisi milletin meclisi burasıdır artık."


Zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören yasal düzenlemeye karşı atılan adımı açıklayan Özel tarihte ender görülen bir dayanışmayla 260 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını bildirdi. Bu durumun söz konusu düzenlemenin vahametini ve toplumsal karşılığını yansıttığını dile getirdi.


Özel konuşmasında zeytin ağacının önemine değinerek her inançta kutsal kabul edilen bu ağacın "ölmez ağaç" olarak bilindiğini hatırlattı. Özel bir efsaneyi aktararak zeytinin zamana meydan okuyan varlığını vurguladı: "Efsaneye göre zeytin ağacı tarihte bu topraklarda yaşamış olan Homeros'un kulağına eğilip der ki 'Herkese aitim kimseye ait değilim. Senden önce de vardım senden sonra da ben olacağım.' İşte zeytin böyle bir ağaç." Özel kendisini koyların ağaçların çevrenin sahibi sananlara parasıyla yasa çıkarıp ağaçları kesip katledeceğini düşünenlere zeytin ağacının Homeros'un kulağına fısıldadığı bu sözü hatırlatmanın gerekliliğini belirtti. Zeytin ağacının kendilerinden önce var olduğunu ve onlardan sonra da var olmaya devam edeceğini söyleyerek haklı olanın kazanacağını ve kötülüğün kaybedeceğini ifade etti. Zeytin ağacının İslamiyet dahil her dinde kutsal bir yeri olduğunu barış bereket ve huzurun simgesi olduğunu dile getirdi. Özel zeytin ağacının faydalarının saymakla bitmeyeceğini bunun aynı zamanda bir üretim geçim sanayi ve kalkınma aracı olduğunu insanlara iş ve aş sağladığını kaydetti. Böyle bir değeri koruyup çoğaltmak gerekirken 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın tam tersi yönde adımlar attığını savundu.


Özel iktidarın 23 yıllık süresinde zeytinliklere Meclis zemininde 11 kez saldırdığını bunun son 14 yılında yaşanan 8 saldırıya bizzat şahit olduğunu aktardı. Komisyonlarda sabaha kadar süren mücadeleler sonucunda bazı düzenlemelerin genel kuruldan son anda geri döndüğünü ancak bu mücadelenin hiç bitmediğini belirtti. Özel ilk kez toplumsal tepkilere ve verilen mücadeleye rağmen yasanın "koordinatlar belirtmek suretiyle adrese teslim şekilde" hazırlanarak bu saldırının gerçekleştiğini söyledi. Akbelen'deki durumun yalnızca bir örnek olduğunu belirten Özel yasanın içerdiği tehlikeli maddelerle birlikte ilerleyen süreçlerde izin mekanizmalarının çok hızlanacağını çoğu zaman yasal süreçlerin arkasından dolaşılacağını ve bu kanunun mevcut haliyle kalması durumunda doğa katliamlarının hızlanarak artacağını ifade etti.


Anayasa Mahkemesi üyelerine seslenen Özel bu kararı verirken ellerini vicdanlarına koymalarını talep etti. Bugün değil yarınları kendi torunları değil gelecek kuşakların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalarını istedi. Ülkenin talan edilmesine değil zeytinine doğasına ve çevresine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Özel Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı çağrıda şunları söyledi: "Torunlarımız için sizden adalet bekliyoruz."


Maden ruhsatları konusunda dikkat çekici rakamlar paylaşan Özel Cumhuriyet'in ilk 80 yılında yalnızca 1186 maden ruhsatı verildiğini kaydetti. Buna karşılık Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde ise bu sayının 386000'e ulaştığını iddia etti. Muğla'nın durumuna özel vurgu yapan Özel ildeki ormanlık alanların yüzde 70'inin ve topraklarının tamamının yüzde 60'ının maden ruhsatı kapsamına alındığını öne sürdü.


Vahşi Madenciliğe Karşı Net Tavır


Özel madencilik faaliyetlerine ilkesel olarak karşı olmadıklarını ancak "bu tarz vahşi madenciliğe kamu yararı gözetmeyen gözü dönmüş madenciliğe" ise sonuna kadar karşı olduklarını dile getirdi. Doğayı değil parayı önceleyen bir sistemin karşısında durduklarını belirtti. Özel mevcut durumda devlet payının sadece yüzde 0,9 olduğunu ve madenlerin yurt dışındaki farklı ülkelere ve odaklara peşkeş çekildiğini iddia etti. Bu duruma sessiz kalmanın geçmişte bu kürsüden de defalarca dile getirildiği gibi önüne gelene vatan haini diyenlerin yaptığı en büyük vatan hainliği olduğunu söyledi.


Cumhuriyet Halk Partisi'nin 19 Mart tarihinden itibaren bir yargı tacizinin ağır bir saldırının ve hukuk tanımazlığın hedefi olduğunu belirten Özel o günden bu yana 57 eylemle 10 milyondan fazla vatandaşı meydanlarda bu sürece itiraz etmeye ve mücadele etmeye davet ettiklerini ifade etti. Özel verdikleri mücadelenin siyasi bir mücadele veya sadece bir siyasi partinin kendini koruma mücadelesi olmadığını vurguladı. Arkasındaki tüm demokratik yapıların güçlerini demokrasiden ve sandıktan aldığını sözlerine ekledi.