CHP Lideri Özel Asgari Ücretin Reel Değerini Kaybedişi Ve Ekonomi Yönetiminin Başarısızlığını Dile Getirdi

TBMM'de, partisinin grup toplantısında kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. İşte Özel'in açıklamalarından önemli başlıklar...


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Özel, iç ve dış gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunurken, özellikle ekonomik sıkıntılar, asgari ücretin reel değeri ve toplumsal sorunlara dikkat çekti.


Anma Ve Adalet Vurgusu


Özel, konuşmasına yılın son grup toplantısında geçmişe dönük bir değerlendirme ile başladı. Geride kalan yılın "zulmü ve darbeyi" beraberinde getirdiğini, en yakınların kaybedilmesiyle sınandıklarını ifade eden Özel, yeni yıla umutlarla girilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasında, 01 Aralık 1930 tarihinde şehit edilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile Bekçi Şevki ve Bekçi Hasan'ı minnetle andı. Özel, Cumhuriyet'in bekçilerinin bugüne dek asla baş eğmediğini belirterek, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğildiğini dile getirdi.


Depremde yakınlarını kaybeden vatandaşların grup toplantısına katılımına değinen Özel, 06 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 52 bin kişinin acısının hala taze olduğunu söyledi. Kamu görevlileri hakkında yargılama izni verilmemesi nedeniyle adalet arayışında olan depremzedelerin kaygılarını dile getiren Özel, Kovid-19 ile ilgili bir düzenlemenin deprem suçlularına af getirebileceği yönündeki endişeleri paylaştı. CHP olarak, deprem suçlularının bu tür düzenlemelerden faydalanmaması için ellerinden geleni yapacaklarının sözünü verdi ve bu konudaki mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.


Bütçe Eleştirileri Ve Ekonomi Politikalarına Yönelik Tepkiler


Geçtiğimiz hafta Meclis'te kabul edilen 2026 bütçesine sert eleştiriler getiren Özel, bütçenin "faiz bütçesi" olduğunu savundu. Parti grubunun bütçe görüşmeleri sırasında verdiği 49 önergenin hiçbirinin kabul edilmemesine rağmen gösterdikleri 14 günlük mücadele için teşekkürlerini iletti. Özel, bütçeden sorumlu olanların Meclis'e gelerek bütçeyi savunmaktan kaçınmalarını, iktidarın yönetme kabiliyetini kaybettiği şeklinde yorumladı ve Artık karşımızda bir iktidar partisi yok, müstakbel bir muhalefet partisi var ifadelerini kullandı. Mevcut hükümetin ana muhalefete muhalefet ettiğini öne süren Özel, psikolojik üstünlüğün ve iktidarın el değiştirdiğini, ana muhalefetin "fikren ve zikren" iktidara oturduğunu, milletin ise sandık gününü beklediğini iddia etti.


Ekonomik hedeflerin tutturulamadığını ve sapmaların yaşandığını belirten Özel, hükümetin kötü yönetiminin yükünün vatandaşın sırtına yüklendiğini savundu. Özel, 19 Mart darbesi oldu ve bu darbenin maliyeti 160 milyar Dolardır diyerek, bu "darbenin" ekonomik etkilerine dikkat çekti. Özel'in iddiasına göre, siyasi müdahaleler ekonomide ciddi dalgalanmalara yol açtı. Borsa İstanbul'da işlem gören yüz şirketin hisselerinin bir günde %9 değer kaybettiğini, CHP İstanbul İl Başkanlığına kayyum atanması girişiminde borsanın %6, CHP'nin kapatılması talebinin Yargıtay'a gönderildiği gün ise %4 düştüğünü örneklerle açıkladı. Bu tür olayların ülkenin ekonomisine ve uluslararası yatırımcıların güvenine zarar verdiğini vurguladı.


Asgari Ücret, Enflasyon Ve Hayat Pahalılığı


Özgür Özel, asgari ücretin ve emekli maaşlarının günümüz ekonomik koşullarında yetersiz kaldığına dair güçlü eleştiriler yöneltti. Asgari ücretli bir vatandaşın hissettiği enflasyon oranının %63 olduğunu iddia eden Özel, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) hedeflediği %17'lik enflasyonun %30 olarak gerçekleştiğini belirtti. Özel, bu sapmaların ve enflasyonun yükselişinin arkasında siyasi müdahaleler olduğunu savunarak, Bu darbe olmasaydı bu zamların yarısı olmayacaktı dedi. Emeklilere daha fazla maaş verilememesinin de yine bu "darbe"den kaynaklandığını öne sürdü.


Geçmişle günümüzdeki satın alma gücü karşılaştırması yapan Özel, daha önce 8 çeyrek altın alabilen asgari ücretin günümüzde 2 çeyrek altına kadar gerilediğini ifade etti. Bu durumun, vatandaşın alım gücünde ciddi bir düşüşe işaret ettiğini belirtti. Otomobil fiyatları üzerinden de bir karşılaştırma yapan Özel, Türkiye'de 1.5 milyon Lira değerindeki bir otomobilin vergilerle 2.5 milyon Lira'ya satıldığını, Almanya'da bu aracı almak için 15 ay çalışmak gerekirken, Türkiye'de 99 ay çalışılması gerektiğini örnek gösterdi. Özel, bu farklılığın nedenini Türkiye'deki "kara düzen" ve demokrasi eksikliğine bağladı.


Açlık sınırının 30 bin Lira olduğu bir ülkede, asgari ücretin 27-28 bin Lira'nın altında belirlenmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işverenlere Kefenin cebi yok diyerek aslında hak edilen 39 bin Lira'lık asgari ücretin verilmeyeceğini ima ettiğini söyledi. Özel, büyük kentlerde kiraların 30 bin Lira seviyesine ulaştığı bir dönemde, teklif edilen asgari ücretin kirayı dahi karşılamadığına dikkat çekerek, bunun kul hakkı olduğunu belirtti.


Yatırım Ortamı Ve Toplumsal Sorunlar


Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarında yaşadığı sıkıntılara da değinen Özel, ülkenin Kenya'dan 2.5 kat daha yüksek faiz oranlarıyla borçlanmak zorunda kaldığını aktardı. Bir belediye başkanının babasının emekli maaşına, hakkında kesinleşmiş bir hüküm olmaksızın el konulduğu olayını örnek göstererek, bu tür uygulamaların uluslararası yatırımcılar nezdinde güven kaybına yol açtığını söyledi. Manisa'ya gelmesi beklenen Alman otomotiv devinin vazgeçtiğini ve Çinli bir yatırımcının ise Macaristan'ı tercih ettiğini belirterek, ülkenin yatırım çekme potansiyelinin siyasi ve hukuki belirsizlikler nedeniyle zarar gördüğünü vurguladı.


Özgür Özel, uyuşturucu ve sanal bahis gibi toplumsal sorunların yaygınlaşmasına da dikkat çekti. Ülkenin gündemine oturan bahis ve uyuşturucu operasyonlarını değerlendiren Özel, ilkokulların önlerine kadar uyuşturucunun geldiğini ve insanların çaresizlikten sanal bahise yöneldiğini ifade etti. Eski Milli Piyango idaresinin özelleştirilmesiyle birlikte ortaya çıkan sanal kumar platformlarının, yoksulluk ve çaresizlik içindeki insanları kolayca tuzağa düşürdüğünü belirtti. Yeşilay'ın raporlarına göre 40 milyon kişinin bir şekilde bu tür oyunlarla temas ettiğini aktaran Özel, insanların geçinemediği için kredi kartlarından %96 faizle para çekerek veya son birikimleriyle sanal bahise yöneldiğini söyledi.


Uyuşturucuyla mücadele yöntemlerini de eleştiren Özel, ünlülerin isimlerinin kullanıldığı operasyonların, aslında baronlara ulaşmaktan ziyade siyasi muhalifleri hedef alma amacı taşıyabileceği endişesini dile getirdi. Özel, Bu uyuşturucunun baronu yok mu? Bunu gemilerle getirenler nerede? İktidar cephesi güç savaşıyla yakan topu birbirlerine atmaya başladı diyerek, uyuşturucu ticaretinin gerçek faillerinin bulunması gerektiğine işaret etti.