CHP Lideri Özel’den Asgari Ücret Ve Önemli Politik Gündem Değerlendirmesi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bu yılın sonunda asgari ücreti 26 bin 500 lira yapmaya, bir yıl boyunca da böyle tutmaya niyetleniyorlar. Asgari ücreti yüzde...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nın ilk CHP Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Özel, ekonomik sorunlardan yargı süreçlerine, eğitim politikalarından uluslararası anlaşmalara kadar pek çok konuda hükümeti eleştirirken, partisinin gelecek vizyonuna dair ipuçları da verdi.


Meclis Açılışı Ve Milli İrade Vurgusu

Yeni yasama yılının ülke için hayırlı olmasını temenni ederek konuşmasına başlayan Özel, 01 Ekim'de gerçekleştirilen özel oturum ve resepsiyona CHP'nin katılmama kararını değerlendirdi. Bu kararın, "milli iradeye ve Meclis'e saygısızlık" olarak nitelendirilmeye çalışıldığını anımsatan Özel, partisinin duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Özel, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine karşı AK Partili milletvekilleriyle birlikte demokrasi safında yer aldıklarını anımsattı. Söz konusu darbe girişiminde dönemin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a karşı yapılan kalkışmaya direndiklerini vurgulayan Özel, günümüzdeki politik duruşlarını da bu perspektifle değerlendirdi. Özel, "Şimdi partimiz yine milletin seçtiklerinden korkan, onun yerine atadıklarıyla yönetmek isteyen, sandıkla geldiği halde sandıktan kaçan, 'işim geldi, demokrasi trenine binmiştim, işime gelmedi ikinciliğe düştüm, şimdi indim' diyenlere karşı yani '19 Mart darbecileri'ne karşı 15 Temmuz darbecisine nasıl yüz vermediysek onlara da vermedik, onun da karşısına dikildik." ifadelerini kullandı.


Tutuklu Belediyeler Ve Yargı Süreçleri

CHP Genel Başkanı Özel, tutuklu bulunan CHP'li belediye başkanları hakkında henüz bir iddianame hazırlanmamış olmasına sert tepki gösterdi. Hiç kimsenin neyle suçlandığını bilmediğini belirten Özel, "rüşvet aldılar, belediyeleri soydular" gibi iddiaların ispat edilmesi gerektiğini savundu. Özel, yargılamanın temel prensiplerini hatırlatarak, "Önce şahit, delil lazım. Bunlara dayanan namuslu bir iddianame lazım. Yetmez, yargılama, savunma, delillerin tartışılması, karar lazım. Yetmez, istinafta onay lazım. Yetmez, Yargıtay'da kesinleşme lazım ki birisine bu suçu söyleyesin. Daha sadece tutuklama kararı olup da ortada bir satır iddianame yokken arkadaşlarıma 'rüşvetçi, hırsız, dolandırıcı' diyecek adamın alnını karışlarım." sözleriyle yargıdaki mevcut durumu eleştirdi.


Siyasi Gerilim Ve MHP Liderine Sert Yanıt

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi söylemlerine de yanıt veren Özgür Özel, Bahçeli'nin "İtirafçı CHP'lidir, iddia sahibi CHP'lidir, müşteki CHP'lidir, fail CHP'lidir" şeklindeki sözlerini anımsatarak, "Buraya kadar geldi. Hırsıza CHP'li, yolsuza CHP'li... Kiminle, nasıl konuştuğunuzu bileceksiniz." dedi. Özel, konuşmasının devamında Ankara'nın ortasında işlenen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir cinayet davasına gönderme yaparak, "Bütün Türkiye konuşuyor, birileri susuyor. Ankara'nın ortasında vurulan MHP'li, vurup da yargılananlar mahkemede söylüyorlar, MHP'li. Azmettirenler MHP'li, serbest bırakıldıktan hemen sonra susturulan MHP'li, susturanlar MHP'li, azmettirenler MHP'li, konuşmayan bir tek sensin, MHP'li. Hak etmediğimi duyarsam, hak ettiğini duyarsın. Bu partinin suçsuz evlatlarına hazımsızlıkla iftira atanların, hak ettikleri sözü duymalarının vakti çoktan gelmişti, bundan sonra da duyacaklar. Hodri meydan." ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.


Ekrem İmamoğlu İddianamesi Ve Meclis'in Saygınlığı

Yolsuzluk soruşturması kapsamında yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun iddianamesi için bazı çevrelerin "tuğla gibi iddianame" ifadesini kullanmasına tepki gösteren Özel, "Biz, o tuğla gibi iftiranameyi bekliyoruz. Yargılanmak için değil, yazanları yargılamak için." şeklinde konuştu. Meclisin saygınlığının, onu seçenlerin memnuniyeti ve sorunları çözme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirten Özel, günümüz Türkiye'sindeki ekonomik tabloya dikkat çekti. Ülkede 7 milyon asgari ücretli, en düşük maaş alan 4 milyon emekli ve hemen üst dilimlerdeki 11 milyon emekli, ayrıca ürünü para etmediği için topraktan kopan milyonlarca çiftçi ve geleceğinden umutsuz gençlerin varlığına değinen Özel, "Bu Meclis nasıl saygın olabilir? Meclis'i saygın, vatandaşı perişan bir ülke olmaz. Vatandaş perişansa o Meclis'te saygınlık olmaz." değerlendirmesinde bulundu.


Asgari Ücret Ve Alım Gücündeki Gerileme

Ekonomik duruma ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Özel, Türkiye'de açlık sınırının 28 bin Lira'ya, yoksulluk sınırının ise 91 bin Lira'ya ulaştığını vurguladı. Bu rakamlarla birlikte, 6 emeklinin maaşlarını birleştirmesi durumunda bile yalnızca birinin yoksulluktan kurtulabileceği gerçeğine dikkat çekti. Asgari ücretin 17 bin 2 Lira'dan 22 bin 104 Lira'ya çıkarıldığı tarihten bu yana alım gücünün 16 bin 500 Lira'ya gerilediğini savunan Özel, hükümetin hedeflenen enflasyonu "zam" olarak sunmaya hazırlandığını iddia etti. Özel, "Asgari ücreti utanmadan, sıkılmadan yüzde 20 artırmaya niyetleniyorlar. Bu yılın sonunda asgari ücreti 26 bin 500 Lira yapmaya, bir yıl boyunca da böyle tutmaya niyetleniyorlar. Asgari ücreti yüzde 44 enflasyon varken geçen sene yüzde 30 artırıp milleti bu hale getirenler, şimdi aynı kötü niyetle adım atmaya niyet ediyorlar." sözleriyle hükümetin asgari ücret politikalarını eleştirdi.


Kredi Kartı Faizlerine Savaş İlanı Ve Sosyal Vaatler

Çarşı, pazar ve marketlerdeki fiyat artışlarına karşın milyonlarca ücretlinin maaşının yılda sadece bir kez artırılmasına değinen Özel, bu durumun adaletsizliğini vurguladı. Asgari ücrete yüzde 20 zammın hedeflendiği bir ortamda, ödenemeyen kredi kartı borçlarına ve bankadan çekilen küçük miktardaki nakit avanslara uygulanan yüzde 95 faize savaş ilan ettiklerini duyurdu. Özel, "Bunu düşürtene kadar Meclis zemininde ve meydanlarda hep beraber mücadele edeceğiz, garibanın sırtından bu keneleri söküp atacağız." dedi. Ayrıca CHP iktidarında okullarda her gün ücretsiz sıcak yemek dağıtılacağını ve okula başlayan çocukların ailelerine her yıl 15 Ağustos'ta 10 bin Lira "okula başlangıç ya da okula dönme desteği" verileceğini de ifade etti. Özel, CHP'li belediyelerin kendi bölgelerindeki okullara su sebili, temizlik ve diğer ihtiyaç duyulan alanlarda destek sağlamaya devam ettiğini örneklerle açıkladı.


Eğitim Sistemi Ve Çocuk İşçiliği Riski

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin değiştirilmesine ilişkin açıklamalarını değerlendiren Özel, bu değişikliğin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Özel, "Zorunlu eğitimi kısaltmak çocuk işçiliğini yasallaştırmak ve çoğaltmaktır, çocuk işçiliğinin yarattığı iş kazaları ve o güvencesiz ortamlarda sabilerin hayatlarını kaybetmesi çok daha fazla artacaktır. Zorunlu eğitimi kısaltmak kız çocuklarının eğitim dışına itilmesi, eşitsizliğin büyümesi, toplumsal uçurumun derinleşmesi demektir. Kim istiyor bunu? Tarikatlar ve bazı gözü dönmüş patronlar. MÜSİAD istiyor mesela. 'Çocuklar erken yaşta iş gücüne katılsın' diye önerisi var, MÜSİAD'ın. Tarikatlar istiyor, 'kız çocukları okulda olmasınlar' diyor. Bakan çıkıp bu talepleri bir kılıf içine sokup bunu da Meclis'ten geçirmek üzere bu sene içinde çaba sarf edeceklerini söylüyor." şeklinde konuştu. Zorunlu eğitim süresinin uzatılması gerektiğini savunan Özel, ara eleman eksiği gibi sorunların doğru planlama ve mesleki eğitimin güçlendirilmesiyle çözülmesi gerektiğini belirtti.


Kalıcı Yaz Saati Uygulaması Ve Nadir Toprak Elementleri

Kalıcı yaz saati uygulamasının 8 yıldır sürdürülmesini de eleştiren Özel, uygulamanın getirdiği sıkıntılara dikkat çekerek, bu konuda Meclis'in harekete geçmesini talep etti. Konuşmasının son bölümünde ise stratejik öneme sahip nadir toprak elementleri konusuna değindi. Türkiye'nin dünyada en çok nadir toprak elementleri rezervine sahip 5'inci ülke olduğunu hatırlatan Özel, Çin ve ABD'nin bu elementler üzerindeki küresel rekabetine dikkat çekti. Eskişehir'deki nadir toprak elementleri rezervleri konusunda ABD ile yapıldığı iddia edilen anlaşmayı eleştiren Özel, "Bu elementleri toprağın içinde, karışım halinde, başka cevherin içinden alacaklar, 2002 derecede birini, 2005 derece sıcaklıkta birini damıtacaklar, teknoloji ellerinde, orada yapacaklar. Bizden 1 Lira'ya alacaklar. Bunu damıtacaklar, mikron düzeyinde kullanacaklar, ürettiği cep telefonunu Türkiye'ye satacaklar. Meselenin özü şu, 1 Lira'ya aldığı şey bize 1000 Lira'ya geri dönecek." sözleriyle anlaşmanın ekonomik sonuçlarının Türkiye aleyhine olacağını savundu. Özel, Türkiye'nin nadir toprak elementlerini işleyecek teknolojiye sahip olmadığı gerekçesiyle böyle bir anlaşma yapıldığı iddialarına karşılık, AK Parti ve MHP'ye çağrıda bulunarak, "Türkiye nadir elementlerle ilgili ayağa kalkmalıdır. AK Parti'lilere de MHP'lilere de çağrımdır, millete şikayet ediyorum, nadir elementler Türkiye'nin geleceğidir, Trump'a verilemez, sahip çıkalım, sattırmayalım. Gençlerimizin geleceğini kurtaralım." dedi.