CHP Lideri Özel Partisinin Muhalefetteki Son Kurultayı Olduğunu Vurgulayarak İktidar Hedefini Açıkladı

CHP 39. Olağan Kurultayı'nın ikinci gününde devam ediyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı konuşmada, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun...



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen 39. Olağan Kurultay'ın ikinci gününde oldukça kapsamlı ve iddialı bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında, CHP'nin köklerinin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine dayandığını vurgulayan Özel, partinin önce ülkenin kurtuluşunu, ardından kuruluşunu örgütleyen, Türkiye'ye eşit yurttaşlık ve temel insan haklarını getiren, çok partili demokratik sisteme geçişi sağlayan öncü bir siyasi hareket olduğunu belirtti. Uzun yıllar iktidardan uzak kalsa da, CHP'nin gücünü daima milletten aldığını ve Türkiye'nin kurucu iradesini temsil ettiğini ifade etti.



Kurultayların Değişimdeki Rolü Ve Delegelerin Sorumluluğu



Özel, CHP'de bir kurultay toplandığında, ülkenin gündeminin de bu kurultay olduğunu dile getirdi. Her kurultayın öncesinde bir seçim atmosferinin yaşandığını söyleyen Özel, "Kurultaylarımız, hem partiyi hem de ülkeyi değiştirme görevini ve sorumluluğunu taşır. Sizler, Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz," diyerek delegelerin omuzlarındaki sorumluluğun büyüklüğüne dikkat çekti. Ülkede sandığın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir dönemde, mahallelerden başlayarak ilçe ve il kongreleri aracılığıyla bu salona gelen delegelerin, 2 milyon üyelerinin ve 86 milyon vatandaşın yükünü taşıdığını belirten Özel, kurultayda alınacak kararların partiyi iktidara taşıyacak kadroları belirleyeceğini ifade etti. Bu önemli günde, disiplin ve kararlılıkla görevini yapmaya gelen tüm delegelere ve CHP örgütüne saygılarını sundu.



Partinin Yükselen Başarısı Ve İktidar Vizyonu



Son iki yıldır yoğun bir mücadele içinde olduklarını kaydeden Özgür Özel, CHP'yi 47 yıl aradan sonra Türkiye'nin birinci partisi konumuna taşıdıklarını belirtti. Partinin oy oranını ittifak olmaksızın yüzde 25'ten yüzde 38'e çıkardıklarını açıklayan Özel, kendilerine istikamet çizmeye çalışanlara boyun eğmediklerini ve Ankara merkezli değil, millet merkezli bir siyaset izlediklerini vurguladı.



Partiye katılımları artırma sözlerini tuttuklarını söyleyen Özel, iki yıl önce 1.2 milyon olan üye sayısını tam 2 milyona ulaştırdıklarını ifade etti. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacının da aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanının desteğiyle ve büyük bir mutabakatla hazırlandığını, neredeyse oy birliğiyle kabul edilerek yürürlüğe konulduğunu belirtti. Bu yeni tüzükle gençlerin ve kadınların önlerinin daha da açıldığını, örgütün ve üyelerin adaylıklardaki söz hakkının güçlendirildiğini söyledi. Ayrıca, küçük kurultay olarak nitelendirdiği Örgüt Temsilcileri Meclisi'ni yeniden şekillendirerek katılımcılığı artırdıklarını kaydetti.



Verdikleri değişim sözünün altını attıkları adımlarla doldurduklarına işaret eden Özel, "Kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz, ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz," sözleriyle partinin yeni kimliğini pekiştirdi. Tarih önünde bir söz verdiğini dile getiren Özel, "Bu kurultay, partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır," ifadelerini kullanarak partisinin iktidar hedefini net bir şekilde ortaya koydu.



Siyasal Normallaşma Çabaları Ve Karşılaşılan Engeller



Özgür Özel, milletin iradesine direnenlerin bugün karşılarında olduğunu savunarak, yerel seçimlerin ardından hem partide politika ürettiklerini hem de belediyelerde hizmet sunduklarını dile getirdi. Belediyelerden duyulan memnuniyet oranlarının, yerel seçimde alınan oyların da çok üzerine çıktığını ve partinin anketlerde birinci parti konumunu koruduğunu aktardı. Birinci parti olmanın sorumluluğuyla siyasetin yönünü milletin sorunlarına çevirmek için çabaladıklarını belirten Özel, bu süreci "normalleşme" olarak tanımladı.



Daha önce kendilerini arayıp sormayanlara, şehit cenazesinde selam vermeyenlere, Anıtkabir'de yüzlerine bakmayanlara dahi kendilerinin ulaştığını anlatan Özel, bu yaklaşımla ülkede kavganın ve kutuplaşmanın son bulmasını hedeflediklerini söyledi. "Millet, bizden kavga değil hizmet bekliyor. 'Milletin sesini duyun, milletin sandıkta yazdığı mektubu okuyun.' dedik," ifadeleriyle bu tutumlarının vatandaşlardan büyük destek gördüğünü belirtti. Özel, bu durumun, anketlerde geriye düştüğünü ve CHP'nin oylarının emanet olduğunu düşünen çevreleri rahatsız ettiğini, bu yüzden "normalleşme" havasını bozmayı tercih ettiklerini ileri sürdü.



Hukuki Süreçler Ve "Müesses Nizam" Eleştirisi



Konuşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik iddiaları ve hukuki süreçleri de eleştiren Özel, İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılması ve üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasını kabul edilemez buldu. CHP'nin bir sonraki genel seçimlerdeki cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirlediğini ve bu adayın İmamoğlu olduğunu hatırlatan Özel, partililere teşekkür etti. Parti örgütüne ve Türk milletine olan güvenini dile getirerek, "Adayım burada, örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı," ifadelerini kullandı.



Türkiye'nin çok zor dönemler gördüğünü ancak hiçbir dönemin bu denli gaddarca olmadığını savunan Özel, "Elinde kumandası, üzerinde pijaması oturanlara sesleniyorum. Gün, sokaklara çıkma, meydanlara akma günüdür. Ya o pijamayla evinde oturup sıranın sana gelmesini bekleyeceksin ya da meydanlara çıkıp bizimle birlikte bu darbeyi püskürteceksin," diyerek vatandaşları mücadeleye çağırdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırladığı iddianame ile CHP'ye kapatma davası açılmak istendiği iddialarına değinen Özel, "CHP'yi kapatmaya kalkanlar bilsin ki, bizi çok yılanlar sokmaya çalıştı. 12 Eylül'de Kenan Evren bu partiyi kapatabileceğini sandı, millet yine Gazi'nin emanetine sahip çıktı, kapıdaki kilidi kırdı. Gücünü milletten alan 102 yıllık dev çınar dimdik ayaktadır. Bu çınar milletimizle var olmuştur ve ilelebet var olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bu çınara uzanan elleri millet kırar," sözleriyle partilerine yönelik tehditlere karşı milletin direnişini vurguladı.



Özel, Türkiye'de yıllardır kurgulanmış bir "müesses nizam" olduğunu ve bu düzenin çıkarlarının milletin çıkarlarıyla çeliştiğini öne sürdü. Bu kurguda CHP'ye biçilen rolü reddettiklerini belirterek, "Biz, bu müesses nizamın çarkına çomak soktuk. Biz, birbirinin aynısı bu azınlığa baş kaldırdık. 'Ben devletim' diyenlere milletin gücünü hatırlattık," dedi. Kendilerine yönelik "Kurultayı kazanamaz," "Yerel seçimleri kazanamaz," "Bunlar ittifak kuramaz," "Sokağa çıkmayın, partinizde oturun" gibi iddiaların boşa çıktığını hatırlatan Özel, artık kimsenin CHP'ye sınır ve istikamet çizemeyeceğini, siyaseti kendi bildikleri gibi yapacaklarını ve hesap vereceklerse yalnızca millete vereceklerini ifade etti.



Türkiye'nin Doğum Sancısı Ve "Arınma" Tartışmasına Yeniden Bakış



Türkiye'nin bir "doğum sancısı" çektiğini belirten Özgür Özel, verdikleri mücadelenin eskinin yeniliklere karşı direnişi olduğunu vurguladı. Ülkenin geleceğe yürüyüşünün AK Parti'nin "kara düzeninin" krizlerine, kaoslarına ve kavgalarına sıkıştırılamayacağını ifade eden Özel, bu mücadelenin veda edemeyenlerle geleceğe yürüyenler arasında yaşandığını söyledi. Hiçbir gücün yeninin doğumuna ve eskinin gidişine engel olamayacağını sözlerine ekledi.



Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "arınma" çağrısına da yanıt veren Özel, "CHP'de öz güvensiz siyaset devri kapanmıştır," dedi. Partinin artık yüzde 25 değil, yüzde 40'a uzanan bir seçmen kitlesine sahip olduğunu ve daha önce CHP'ye oy vermeyenlerin de artık kendileriyle birlikte olduğunu belirtti. CHP'nin herkesin babaevi olduğunu, bu sofrada herkese yer bulunduğunu söyleyen Özel, "Bundan sonra da aslan sosyal demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, Kürt demokratlarla, liberal demokratlarla, sosyalist demokratlarla hep birlikte yürüyeceğiz," diyerek geniş bir siyasi yelpazeye hitap ettiklerini ifade etti. Özel, müesses nizamın savcıları ve hakimleri olabileceğini ancak kendi yanlarında milletin bulunduğunu vurguladı. Müesses nizamla mücadeleden dönüş olmadığını belirten Özel, "Dönüşü olmayan bu yolda korkanlara da yer yoktur. Müesses nizama işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara, bu örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur," ifadeleriyle partide arınma gerektiren anlayışları tanımladı. Özel, "CHP arınacaksa, işte bu anlayıştan arınacak. Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerden, sokaklardan meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Çünkü bu parti artık, seçim gecesi ışıklarını erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. CHP arınacaksa, bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da bu millet bizimle birlikte zincirlerinden kurtulacak," sözleriyle partinin geleceğe dönük kararlılığını ortaya koydu.



Bölgesel Ve Uluslararası Politikalar Bağlamında Türkiye'nin Rolü



Meclis'te Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18 toplantı yaptığını anımsatan Özel, buna rağmen belediyelere hala kayyum atandığını, "kent ittifakı" ve "kent uzlaşısı" adı altında utanç davalarıyla insanların hapiste olduğunu ve seçilmiş siyasetçilerin hala tutuklu bulunduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını vurgulayan Özel, tüm meselenin İmralı'ya gitmeme noktasına sıkıştırılmasının doğru olmadığını, bu sorunların çözülmeden ilerlemenin mümkün olmadığını ifade etti. Siyasetin dayatmalarla değil, milletin rızası alınarak yapılması gerektiğinin altını çizen Özel, partisinin bu konudaki kararının yıkıcı değil, yapıcı olduğunu söyledi.



Orta Doğu coğrafyasının uzun yıllardır çatışmaların, savaşın ve acının dinmediği bir bölge olduğunu belirten Özel, bu duruma yüz çeviremeyeceklerini dile getirdi. Suriye'deki iç savaşın Türkiye'nin ekonomik ve sosyal iklimini derinden etkilediğini, Gazze'deki soykırımın ise herkesi derinden üzdüğünü ve harekete geçirdiğini ifade etti. Türkiye'nin huzuru ve refahının, bölgenin barışı ve düzeni için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Özel, ülkenin milli çıkarları, kardeşliği ve birliği merkeze alan bir bilinçle bölgesel bir güç olma sorumluluğu taşıdığını ve demokrasi birikiminin tüm kimlikler ve inançlar için huzur ve refah sağlayacak güce sahip olduğunu belirtti.



Adalet Reformu Ve Avrupa Birliği Üyeliği Hedefi



Hedeflerinin Türkiye'yi millet merkezli siyasete döndürmek olduğunu dile getiren Özel, mevcut sorunlardan dört alanda yapacakları reformlarla adalet getirerek çıkacaklarını belirtti. Bu alanları mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet ve sosyal adalet olarak sıralayan Özel, şunları kaydetti:



Öncelikle mahkemede adaleti sağlayacaklarını, böylece yolu adliyeye düşen herkesin orada adaleti bulacağına inanacağını ifade etti. Ardından gelirde adaleti sağlayacaklarını, Türkiye'nin üreten bir ülke olacağını ve elde edilen gelirin adaletle paylaşılacağını söyledi. Özel, bu ülkenin onurlu insanlarının birinin yakını olduğu için değil, bu memleketin yurttaşı olduğu için "temel vatandaşlık geliri" ile belli bir gelir seviyesine sahip olacağını vurguladı. Üçüncü olarak vergide adaleti sağlayacaklarını, devletin kasasının verginin yüzde 89'unu yoksullardan toplayarak dolmayacağını, verginin gerçekten kazanandan, çok kazanandan çok, az kazanandan az alınacağını ve kazanmayandan vergi alınmayacağını belirtti. Son olarak da sosyal adaleti sağlayacaklarını dile getirdi.



Demokrasi, adalet ve ekonomide atacakları adımlar ile dış politikada elde edecekleri saygınlığın Türkiye'ye Avrupa Birliği (AB) kapılarını açacağını anlatan Özel, Türkiye'nin en kısa sürede AB'ye tam üye olacağını ve başta gençler olmak üzere tüm vatandaşların vizesiz Avrupa, yasaksız Türkiye'ye kavuşacağını sözlerine ekledi.



Zor zamanlardan geçildiğini ve en ağır bedellerin ödendiğini belirten Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ben sizlere ilk seçime kadar güzel günler vadetmiyorum. Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size mücadele vadediyorum. Ben size 100 yıl önce olduğu gibi gerekirse ölümü göze almayı ama işgale teslim olmamayı vadediyorum ve tüm mücadelenin sonunda size iktidar vadediyorum. Ben size onur, haysiyet ve cesaret vadediyorum. Ben sizin gözlerinizde o cesareti görüyorum. Ben size bakınca bu zaferi birlikte kazanacağımız yol arkadaşlarımı görüyorum."