Diyarbakır’da Çöp Poşetinde Bulunan Sümeyye Durgun’un Katil Zanlısı Eşiyle Konuştu
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde, bir binanın 8'inci katındaki dairede çöp poşetinde cesedi bulunan Sümeyye Durgun’un (18) cinayet şüphelisi olarak sitenin...
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde yaşanan tüyler ürpertici cinayetin detayları ortaya çıktı. Bir apartman dairesinde çöp poşeti içinde cansız bedeni bulunan 29 yaşındaki Sümeyye Durgun'un katil zanlısı olarak yakalanan site kapıcısı S.K.'nın, genç kadını arayan eşi Ahmet Durgun ile cinayetten kısa bir süre sonra yüz yüze konuştuğu ve onu yanıltmaya çalıştığı belirlendi. Bu şoke edici bilgi, olayın vahametini daha da artırdı.
Olayın Korkunç Keşfi Ve Soruşturma Süreci
Olay, 24 Aralık akşam saatlerinde Yenişehir ilçesi Fabrika Mahallesi'ndeki bir sitede meydana geldi. Boş olduğu belirtilen bir dairede mülk sahibinin yaptığı kontrol sırasında, çöp poşetine sarılı bir kadın cesediyle karşılaşıldı. İhbar üzerine derhal olay yerine sağlık ve emniyet ekipleri yönlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda, cesedin bir gün önce eşi tarafından kayıp ihbarında bulunulan Sümeyye Durgun'a ait olduğu tespit edildi. Durgun'un cenazesi, detaylı otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.
Başlatılan geniş çaplı soruşturma çerçevesinde, sitenin kapıcısı S.K., cinayet şüphelisi olarak gözaltına alındı. Edinilen ilk bilgilere göre, S.K.'nin Sümeyye Durgun ile arasında gönül ilişkisi olduğu iddia edildi. Bu ilişkinin bir sonucu olarak çıktığı öne sürülen tartışma esnasında S.K.'nin, genç kadının başına sert bir cisimle vurarak onu öldürdüğü tahmin ediliyor.
Ahmet Durgun'un Çaresiz Arayışı Ve Katille Karşılaşması
Sümeyye Durgun'un cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Bağlar ilçesi Yeniköy Mezarlığı'nda defnedildi. Soruşturma titizlikle sürerken, cinayetin işlendiği dairede çöp poşetinde bulunan Sümeyye Durgun'un eşi Ahmet Durgun'un (29) yaşadıkları, olaya farklı bir boyut kattı. Ahmet Durgun'un, eşinin cansız bedeni bulunmadan bir gün önce, onun bindiği taksinin şoförüne ulaşarak aldığı bilgilerle cinayetin işlendiği sitenin 8'inci katına kadar gittiği ve burada katil zanlısı kapıcı S.K. ile yüz yüze geldiği ortaya çıktı. Ahmet Durgun, o anları şöyle anlattı:
27 Mayıs'ta evlendikleri Sümeyye ile mutlu bir hayat sürdüklerini belirten Ahmet Durgun, eşinin kendisine "Dışarı çıkabilir miyim?" diye mesaj attığını, kendisinin de onay verdiğini ifade etti. Sümeyye'nin arkadaşının yanına gideceğini ve kısa süre sonra döneceğini söylediğini aktaran Durgun, son telefon görüşmesinin 23 Aralık Salı günü saat 15.38'de gerçekleştiğini dile getirdi. Eşinin Şehitlik dört yola doğru geldiğini ve Et ve Süt Kurumu civarında arkadaşının araçla kendisini alacağını söylediğini belirten Durgun, eşinin daha sonra dört yoldaki bir taksiye bindiğini fark ettiğini ancak utandırmak istemediği için hemen aramadığını söyledi.
Bir süre sonra eşine ulaşamayınca paniğe kapılan Ahmet Durgun, eşinin telefonunun kapalı olmasının olağan olmadığını ve can güvenliğinden endişe duyarak polis merkezine başvurdu. Sabah erken saatlerde taksi durağına giderek eşinin bindiği taksinin şoförüne ulaştığını anlatan Durgun, şoförün kendisine eşinin başta Adli Tıp Kurumu kapısı dediğini ancak daha sonra konum atıldığını ve adresin "ev, daire" olduğunu söylediğini belirtti. Taksicinin, Sümeyye Durgun'u cinayetin işlendiği bloğa bıraktığını ve "8'inci kat" diye duyduğunu Ahmet Durgun'a aktardığı öğrenildi.
Şüpheli Kapıcıdan Şaşırtıcı Tavırlar
Taksi şoföründen aldığı bilgilerle siteye giden Ahmet Durgun, bloğa girer girmez başında bere olan bir kapıcıyla karşılaştığını ve onun asansörden siyah çöp poşetleri çıkardığını gördüğünü anlattı. Durgun, o anları şu sözlerle aktardı: "Kapıcı olduğunu düşüncesiyle, 'Ağabey sen buranın kapıcısı mısın?' dedim. 'Evet' dedi. 'Ağabey buranın kameraları falan var mı?' diye sordum. Biraz tereddüt etti. Sonra bana, güvenlik kulübesinin karşısında bir arkadaş olduğunu, onun buralarla ilgilendiğini söyledi. Adamı iyi niyetli sandım. Yardımcı oluyor diye düşündüm. Ben de ona eşimin fotoğrafını gösterdim. Çöpleri toplarken dairelerde veya akşam girerken karşılaşmış mı diye sordum. Kendisi bir an tereddüt etti, paniklemiş gibi oldu. Ama aklıma kesinlikle gelmezdi yani onun bu işte bir parmağı var mı yok mu diye."
Ahmet Durgun, eşinin taksicinin kendisine söylediği 8'inci kat meselesini kapıcıya da aktardığını ancak kapıcının "orada kimse oturmuyor" yanıtını verdiğini belirtti. Kapıcının, ev anahtarlarının ev sahibinde olduğunu ve kendisinin oradan çöp almadığını, bildiği kadarıyla boş olduğunu söylediğini dile getirdi. Vicdanen rahatsız olan Durgun, tekrar 8'inci kata çıkarak kapıları çaldığını ancak herhangi bir ses gelmediğini söyledi. Siteyle ilgilenen bir görevliye ulaşarak boş daireleri gezdiklerini ancak 8'inci kattaki kapalı dairelerin anahtarının kendilerinde olmadığını öğrendiğini ifade etti. Ahmet Durgun, son çare olarak site grubuna eşinin fotoğrafını ve numarasını yazmasını rica ettiğini ve oradan ayrıldığını anlattı.
Cinayetin Ortaya Çıkışı Ve Adalet Talebi
Ertesi gün bisiklete binip dolaşırken Engin isimli bir arkadaşının kendisini aradığını belirten Ahmet Durgun, arkadaşının acilen siteye gelmesi gerektiğini ve poşette cansız bir bayan cesedi bulunduğunu söylediğini anlattı. Olay yerine gittiğinde ambulans, kalabalık ve polis ekiplerini gördüğünü belirten Durgun, o anki şaşkınlığını şu sözlerle ifade etti: "Kapıcıyı kesinlikle daha önce hiç görmedim. Sadece oraya taksiye indikten sonra ona fotoğrafı gösterdiğim zaman görmüştüm. Neden benim eşime kıyar? Kimseye borcumuz yoktu. Kimseyle bir alıp veremeyeceğimiz yoktu. Eşim çok iyi niyetli biriydi. Mutluyduk. Eşim amcamın kızıdır. Kaçarak evlendik. Samsun’a gittik. Daha sonra bize kucak açtılar. Kabul ettiler. Nikahımızı kıydıktan sonra Diyarbakır'a geldik. Allah eşimden razı olsun. Her zaman bana derdi ki; ‘Rabb’im seni cennetime koysun inşallah.’ İnşallah beni duyuyorsa Rabb’im onu cennetine koysun. Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum. İdam edilmesini istiyorum. Allah hakkımızı bırakmasın. Ocağımıza ateş düşürdüler. Canımdan parçamı aldılar. Onsuz nasıl yaşarım."