Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Küresel Denklemde Vazgeçilmez Bir Güç Haline Geldi
‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Kapanış Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’den Gazze’ye, Körfez’den Rusya-Ukrayna çatışmasına kadar hiçbir yerde...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Kapanış Programı"nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin iç siyasetten bölgesel ve küresel dinamiklere uzanan geniş bir yelpazedeki konumunu değerlendirirken, ülkenin artık uluslararası ilişkilerde vazgeçilmez bir aktör olduğunu vurguladı.
Siyasi Teşkilatlanma Ve Hizmet Anlayışı
AK Parti'nin Türkiye'deki siyasi yaşamda kurumsal teşkilatlanma konusunda öncü bir rol üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin en büyük güç ve güven kaynağının teşkilatları olduğunu ifade etti. Teşkilat mensuplarının adanmışlığına dikkat çekerek, "Elhamdülillah bu vefakâr teşkilattaki yorgunluk, bıkkınlık ve yıpranmayı göremezsiniz. İlk günkü kadar heyecanlıyız. İlk günkü kadar coşkuluyuz. Ülkemize ve davamıza hizmet noktasında ilk günkü kadar azimliyiz" dedi. Erdoğan, millete hizmet anlayışında dargınlık, küskünlük veya ümitsizliğe yer olmadığının altını çizdi. Yaklaşık 24 yıl önce yola çıkıldığında bu mücadelenin uzun ve meşakkatli olacağının bilindiğini ancak buna rağmen milletin hizmetinden geri durulmadığını belirtti. Milletin AK Parti'ye ve kadrolarına emanet ettiği geleceğe layık olmak için gayretle çalışmaya devam ettiklerini dile getirdi.
Bölgesel Ve Küresel Dinamikler Arasında Türkiye
Konuşmasında dünya siyasetinin içinden geçtiği sancılı döneme de değinen Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrası galipler tarafından kurulan uluslararası sistemin kökünden sarsıldığını ifade etti. Sıcak çatışmaların ve savaşların başta Türkiye'nin çevresi olmak üzere dünyanın birçok bölgesini doğrudan etkilediğini vurguladı. Ticaret, teknoloji ve enerji alanlarındaki yoğun rekabetin, askeri ve siyasi güç mücadelesini yeni ve zorlayıcı bir evreye taşıdığını dile getirdi. Bu istikrarsızlık dalgasının yayıldığı bir dönemde, Türkiye'nin hem ülke içinde hem de sınırları ötesinde gerçekleştirdiği stratejik hamlelerle bu tehlikelerden uzak durmayı başardığını kaydetti.
Türkiye'yi bölgesel ve küresel çatışmaların bir tarafı haline getirmek için çeşitli oyunların oynandığını hatırlatan Erdoğan, muhalif çevrelerin de kullanılarak bu yönde adımlar atıldığını iddia etti. Bu dönemde Türkiye'nin Batı ittifakından uzaklaştığı, ekseninin Doğu'ya kaydığı ve oyun dışına itildiği gibi iddiaların sıklıkla dile getirildiğini aktardı. Ancak Cumhurbaşkanı, tüm bu iddiaların, tezlerin ve öngörülerin sonuçsuz kaldığını, haklı çıkanın ve doğru yerde duranın Türkiye olduğunu belirtti. Bölgelerdeki güncel gelişmelere dikkat çekerek, bu durumu herkesin net bir şekilde gözlemlediğini ifade etti.
Türkiye'nin Artan Küresel Etkisi
Türkiye'nin dış politikası, gelişen demokrasisi, güçlü savunma sanayisi ve istikrarlı ekonomisiyle hem içeride hem de dışarıda attığı kararlı adımlar sayesinde küresel bir güce dönüştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin uluslararası alandaki itibarının arttığını belirtti. Barış, huzur ve istikrar denince akla gelen ilk ülkelerden birinin Türkiye olduğunu, şefkat, merhamet ve adalet gibi kavramlar bağlamında da bu aziz milletin zihinlerde canlandığını dile getirdi. Sahada ve masada sergilenen güçlü Türkiye gerçeğinin dost düşman herkes tarafından kabul edildiğini ve açıkça ifade edilmek zorunda kalındığını belirtti. Erdoğan, "Suriye’den Gazze’ye, Körfez’den Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmalara kadar hiçbir yerde Türkiye’siz bir denklem kurulamıyor" ifadelerini kullanarak ülkenin diplomatik ve jeopolitik öneminin altını çizdi. Türkiye'nin hem bölgesinde hem de dünyada sözüne itibar edilen, çevresine huzur ve istikrar ihraç eden bir konuma ulaştığını söyledi.
Terörle Mücadelede Kararlılık Ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu
Konuşmasının devamında Türkiye Yüzyılı vizyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, barışın, kardeşliğin, kalkınmanın ve adaletin egemen olduğu bu vizyonu hayata geçirme yolunda tarihi bir eşikte olunduğunu belirtti. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak tüm enerjilerini ve dikkatlerini bu vizyona yoğunlaştırdıklarını, karşılaşılan direncin süreci sadece biraz uzatabileceğini ancak bu vizyonun unsurlarıyla hayata geçmesini engelleyemeyeceğini ifade etti. Gençlere özel bir hatırlatmada bulunan Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'na giden yolda atılması gereken en önemli adımlardan birinin yarım asırlık terör sorunundan ülkeyi tamamen kurtarmak olduğunu vurguladı. On binlerce vatandaşın şehit verildiği ve ekonomiye yaklaşık 2 trilyon Dolar maliyeti olan terör bataklığının, 86 milyon vatandaşın el birliğiyle ortadan kaldırılacağını belirtti. Bu mücadelede sabırlı, samimi ve soğukkanlı bir şekilde hedefe doğru ilerlediklerini söyledi.
Erdoğan, hedefe yaklaşıldıkça, Türkiye'nin bu meseleyi çözmesini istemeyen odakların süreci rayından çıkarmaya yönelik operasyonlarını artıracağının farkında olduklarını dile getirdi. "Allah’ın izniyle bu tuzakların hiçbirine düşmeyeceğiz. Her ne bahaneyle, her ne gerekçeyle olursa olsun aramıza nifak sokmak isteyenlere aldanmayacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi. Türkiye'nin gayesinin nesillerin heba olmadığı, annelerin ağlamadığı, barışın, kardeşliğin, güvenliğin, huzur ve refahın tüm bölgede hakim olduğu bir iklim yaratmak olduğunu ifade etti. Ortak bir iradeyle önce terörsüz Türkiye'yi, ardından da terörsüz bölgeyi bu ülkenin evlatlarına en kalıcı eser olarak kazandıracaklarını belirtti.
Türkiye Yüzyılı buluşmaları kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Erdoğan, kadın kolları aracılığıyla 18.272 şehit ailesine, "Terörsüz Türkiye" konulu mektuplarının elden ulaştırıldığını aktardı. Tüm şehitlere rahmet diledi, gazilere hayırlı ve bereketli ömürler temenni etti. Şehit ve gazileri yetiştiren ailelere saygılarını ileterek, milletin emrinde olmayı sürdüreceklerini bir kez daha vurguladı.