Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Bölgenin Veri Üssü Konumuna Yükselecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde '2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2028-2029 yıllarında Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında kritik bir dijital köprü görevi üstleneceğini belirterek, ülkenin bölgenin veri üssü konumuna erişeceğini açıkladı. Bu stratejik hedef, TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni'nde dile getirildi ve Türkiye'nin bilimsel ilerlemesi ile teknolojik altyapı yatırımlarının gelecekteki rolünü vurguladı.


Bilim İnsanlarına Takdir Ve Vefa

TÜBA ve TÜBİTAK'ın değerli mensuplarına, bilim dünyasına önemli katkılar sunan tüm bilim insanlarına şükranlarını sunarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahiplerinin belirlenmesinde yoğun emek sarf eden hakemlere ve komitelere teşekkür etti. Programın ülkeye, millete ve bilim camiasına hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, 11 Haziran'da vefat eden Prof. Dr. Gazi Yaşargil'i ve Türkiye Bilimler Akademisi'ne emek veren ancak bugün aramızda olmayan tüm bilim insanlarını rahmetle andı.


Bu yılki TÜBA ödülleri kapsamında 38 kıymetli bilim insanına ödül ve beratları tevcih edildi. TÜBİTAK bilim ve teşvik ödülleri ise 8 farklı üniversiteden 11 hocaya takdim edildi. Elektrokimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden RNA biyolojisine; diş hekimliğinden nöroloji, tarih ve felsefeye kadar geniş bir yelpazede eser veren akademisyenler başarılarından ötürü tebrik edildi. Uluslararası Akademi Ödülleri Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki önemli isme verilirken, Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülleri Eczacılık Özel Ödülü de dahil olmak üzere 28 genç akademisyene sunuldu. Ayrıca, 4'ü telif eser, 3'ü jüri özel ödülü, 1'i Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere 8 hocaya Bilimsel Telif Eser Ödülü verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alan hocaların görev yaptığı kurumların ülkenin hemen her bölgesinde yer almasının da memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.


Türkiye'nin Köklü Bilim Mirası Ve Gelecek Vizyonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın fıtratı gereği soran ve sorgulayan bir varlık olduğunu, bilimin ise birikime ve evrenselliğe dayalı olduğunu vurguladı. Türkiye'nin astronomiden tıbba, matematikten mimariye kadar dünyaya sayısız değerler kazandırmış köklü bir medeniyetin devamı olarak bilimde önde gelen ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. "Batı'da kurulan ilk üniversiteler, bizim eğitim metotlarımızın ve müfredatımızın örnek alınması suretiyle faaliyetlerine başlamıştır" diyen Erdoğan, Türk alimlerinin, mütefekkirlerinin ve sanat erbabının asırlar boyunca hem bu topraklara hem de tüm insanlığa çok değerli eserler hediye ettiğini belirtti. Geçmişin parıltılı günleriyle yetinmeyerek, geçmişten alınan birikimi geleceğe taşımak gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, "Maziden aldığımız birikimle heybemizi daha da doldurarak; büyüterek, yenileyerek, güçlendirerek ve elbette zenginleştirerek atiye taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Bu doğrultuda, insanlığın istifadesine sunulan bilgiye sırt dönülmeyeceği, bununla birlikte kendi kavramlarının üretileceği ve kendi lügatiyle düşünülerek ilerleneceği mesajını verdi.


Bilimsel Destekler Ve Teknolojik Hamleler

Bilim ve teknoloji alanında son yıllarda sağlanan desteklere değinen Erdoğan, sadece TÜBİTAK bünyesindeki akademik Ar-Ge destek programları kapsamında son 23 yılda 36 binden fazla projeye 153 milyar Türk Lirası kaynak tahsis edildiğini belirtti. Aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanına ise 46,5 milyar Türk Lirası destek sağlandığını kaydetti. Özel sektördeki 28 bin 493 projenin 134 milyar Türk Lirası gibi güçlü bir kaynakla desteklendiğini aktaran Erdoğan, bilim kültürünü ülkenin her köşesine yayma amacıyla 2007'den bu yana 53 bin 394 projeye güncel rakamlarla 8,22 milyar Türk Lirası destek verildiğini dile getirdi. Teknolojik altyapıdaki gelişmelere vurgu yapan Cumhurbaşkanı, teknopark sayısının 2'den 113'e, Ar-Ge merkezlerinin sayısının sıfırdan 360'a ve teknoparkı olan il sayısının 2'den 64'e yükseltildiğini ifade etti. Milli Uzay Programı ve TEKNOFEST gibi girişimlerle gençlerin bilim, teknoloji ve inovasyonla buluşturulduğunu aktaran Erdoğan, kütüphanecilik alanındaki gelişmelere de dikkat çekti. Yedi yıl içinde kütüphane kullanım alanının 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye çıkarıldığını ve 2026 yılında bu alanın 1 milyon metrekarenin üzerine, oturma kapasitesinin ise 200 bin kişinin üzerine taşınmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, 300 milyon elektronik kaynağın yanı sıra 141 milyon 700 bin fiziksel kaynağa sahip olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin dünyanın üçüncü büyük kütüphanesi konumunda olduğunu ve öğrenci ile akademisyenlerin hizmetine sunulduğunu ifade etti.


Dijital Geleceğe Yönelik Stratejik Adımlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekadan otonom sistemlere, veri depolama ve işleme merkezlerinden insansız teknolojilere kadar birçok alanda küresel çapta dikkat çeken çalışmalara imza atıldığını kaydetti. Yakın zamanda Türkiye'de ilk kez hiper ölçekli bir bulut bölgesinin kurulmasına yönelik stratejik bir mutabakat imzalandığını duyurdu. 2028-2029 yıllarında faaliyete geçmesi planlanan bu proje ile Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracağını ve ülkenin bölgesel bir veri üssü konumuna geleceğini vurguladı. Tüm bu başarılara, Sinop'taki füze denemelerine yönelik "balıklar tedirgin oluyor" gibi sığ muhalefet eleştirilerine rağmen ulaşıldığını belirten Erdoğan, milletin bilgisine, birikimine, çalışkanlığına, zekasına ve keşif kabiliyetine sonuna kadar inandıklarını ifade etti. "Son 23 yılda elde ettiğimiz kazanımlar gelecek adına bize ümit veriyor, heyecan veriyor. Bizi daha büyük hedeflere koşmak için yüreklendiriyor" diyerek geleceğe yönelik inancını yineledi.


Özgüven Ve Bilimsel Bağımsızlık Vurgusu

Erdoğan, Semerkant'tan Kurtuba'ya, Bağdat'tan İstanbul'a, Şam'dan Kahire'ye kadar asırlarca dünyanın en önemli bilim, sanat ve kültür merkezlerine ev sahipliği yapmış olan Türk medeniyetinin yeniden inkişafının hiç olmadığı kadar yakın olduğunu dile getirdi. Tarih ve medeniyetten tevarüs edilen zengin birikimle bilgi ve bilim üretme noktasında yeni bir yola girildiğini ifade etti. Bu yolculukta en büyük ihtiyacın, Batı karşısında kompleksli davranmak değil, tarihten ve ecdattan miras kalan özgüvene sıkı sıkıya sarılmak olduğunu belirtti. Üniversitelerin ve bilim camiasının ideolojik dayatmalardan, kerameti kendinden menkul tiplerin baskısından ve hizipçilikten arındıkça, tıpkı kendi yatağında akan bir nehir gibi kendi mecrasına doğru ilerlediğini vurguladı. Ödül listesindeki isimlerin bunun bir ispatı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanlarından gurur kaynağı olacak daha nice başarılar beklediğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.