Cumhurbaşkanı Erdoğan İnsan Hakları Beyannamesi’Nin Geçmişteki İhlallerini Vurguladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde İnsanlık İçin Güçlü Türkiye programına katılacak, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK)...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından düzenlenen “İnsanlık İçin Güçlü Türkiye” programında önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında insan hakları kavramının tarihsel gelişimine ve Türkiye’deki uygulanma süreçlerine değinen Erdoğan, özellikle “vesayet dönemleri” ve “bürokratik oligarşi”nin demokrasiye verdiği zararları eleştirdi.


Programın açılışında katılımcıları en kalbi duygularıyla selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileriyle bir araya gelmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade etti. “İnsanlık İçin Güçlü Türkiye” programının hem ülke hem millet hem de gönül ve kültür coğrafyası için hayırlara vesile olmasını temenni etti. Bu kıymetli etkinliği düzenleyen AK Parti İnsan Hakları Başkanlığını tebrik eden Erdoğan, icrasında emeği geçen herkese şükranlarını sundu.


Konuşmasında, savaşların, çatışmaların, yokluk ve yoksulluğun ağır yükünü omuzlarında taşımak zorunda kalan masum çocukları, cefakar anneleri ve babaları da yürekten selamladığını dile getiren Cumhurbaşkanı, insanlığın ortak acılarına vurgu yaptı.


İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Ve Türkiye


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ayırdı. Beyannamenin tam 77 yıl önce, 10 Aralık 1948 tarihinde büyük bir teveccühle kabul edildiğini hatırlatan Erdoğan, 30 maddeden oluşan bu metnin, iki yıkıcı Dünya Savaşı sonrası yeni bir düzen inşa etmeye çalışan insanlık için büyük bir umut kaynağı olduğunu belirtti.


Erdoğan, beyannamenin temel ilkelerini oluşturan ilk üç maddeyi katılımcılarla paylaştı: “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir ayrım gözetmeksizin bu bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.”


Bu tarihi beyannamenin her bir satırının dikkatle okunması, içselleştirilmesi ve uygulanması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bu önemli belgeyi yaklaşık altı ay sonra, 27 Mayıs 1949 tarihinde Meclis’te kabul ederek yürürlüğe soktuğunu dile getirdi.


Geçmişteki İhlaller Ve Demokrasiye Verilen Zararlar


Ancak Erdoğan, beyannamede kayıtlı hususların özellikle Türkiye’deki “vesayet dönemleri”nde ne kadar tatbik edildiği meselesinin ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. Kimi zaman “bürokratik oligarşi”, kimi zaman “antidemokratik güç odakları” olarak kendini gösteren bu zihniyetin, milletin hafızasında derin yaralar açtığını ve demokrasiye telafisi uzun yıllar alan zararlar verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri, geçmiş dönemlerde insan hakları ve demokrasi alanında yaşanan sıkıntılara yönelik önemli bir eleştiri niteliği taşıdı.