İit Ülkelerinin Küresel Ticaret Payı İçin Kararlı Adımlar Gerekiyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi'nde 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı Kapanış Oturumu'nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu....


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasında ve küresel arenada ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu yılki bakanlar oturumunda, İİT üyesi ülkelerde ihracat stratejilerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunun ele alındığını belirten Yılmaz, İslam dünyasının geniş insan kaynaklarına, doğal zenginliklere ve stratejik konuma rağmen küresel ticaret sisteminde hak ettiği paya henüz ulaşamadığını ifade etti.


İit'nin Küresel Ve Bölgesel Ticaret Görünümü


Küresel ticarette İİT üyesi ülkelerin toplam payının yüzde 11 seviyesinde kalması, ekonomik entegrasyonun daha da güçlendirilmesi yönündeki aciliyeti ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, son yıllarda İİT içinde ticaret oranının yeniden yüzde 20'nin üzerine çıkmasını sevindirici bulduğunu, ancak belirlenen hedeflere ulaşmak için daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, İİT içindeki ticaret oranını yüzde 25 seviyesine çıkarma vizyonuna sahip olduklarını hatırlattı.


Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticaret ilişkilerine özel bir önem verdiğini belirten Yılmaz, son beş yılda bu alandaki ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde arttığını kaydetti. 2020'de 74,7 milyar Dolar olan ticaret hacmi, yüzde 50'lik bir artışla 2024'te 112,6 milyar Dolara yükseldi. Bu başarılı performans, Türkiye'yi İİT içinde en çok ticaret yapan üçüncü ülke konumuna taşıdı.


Dijital Dönüşüm Ve Gelecek Hedefleri


Dijital ekonomi, e-ticaret ve finansal teknolojilerde yaşanan hızlı dönüşümün tüm İİT üyesi ülkeler için yeni fırsatlar sunduğuna işaret eden Yılmaz, Türkiye'nin bu alanda geliştirdiği dijital finans çözümleri, lojistik teknolojileri ve e-ticaret platformları sayesinde bölgesel ticaretin dijital merkezi konumuna geldiğini aktardı. Önümüzdeki dönemde İİT coğrafyasında rekabet avantajına sahip olunan alanların öne çıkarılmasıyla, İİT ülkelerinin Türkiye'nin ihracatındaki payını kısa vadede yüzde 30'a, 2030 yılına kadar ise yüzde 35'e çıkarma hedefi konulduğu belirtildi.


Ticaret alanındaki en güçlü zeminlerden birini oluşturan İslam İşbirliği Teşkilatı Tercihli Ticaret Sistemi (TİPSOİK) hakkında da konuşan Yılmaz, geçen yıl alınan bir kararla sistemin kapsamının yeni nesil ticaret anlaşmalarına uyumlu hale getirilmesi için 2026'da görüşmelere başlanacak olmasını önemli bulduklarını ifade etti. Üye ülkelerin ortak iradesiyle sistemin daha kapsayıcı, dinamik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesinin, ticaret hacminin artmasına güçlü katkı sağlayacağına inancını dile getirdi. Yılmaz, bu sürece emek veren tüm paydaşlara teşekkür ederek, tüm üye ülkeleri sisteme taraf olmaya ve geliştirilmesine destek vermeye davet etti.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı ayrıca, ticaret ve yatırım alanındaki uyuşmazlıkların hızlı ve adil çözülmesinin iş dünyasında güven ortamının tesisinde belirleyici olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, İİT Tahkim Merkezi'nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ve helal belgelerinin çok taraflı tanınmasını sağlayacak mekanizmaların tamamlanmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.


Kalkınma Ve Destek Programları


İklim değişikliğiyle mücadeleden tarımsal üretime, sosyal konut politikalarından kültürel miras turizmine uzanan geniş bir yelpazede geliştirilen önerilerin, ülkelerin kalkınma hedeflerine somut katkılar sunabilecek nitelikte olduğunu belirten Yılmaz, İSEDAK proje destek finansmanı kapsamında bugüne kadar 180 projeye destek verildiğini ve 56 üye ülkenin proje sahibi veya yararlanıcısı olarak bu mekanizmada yer aldığını aktardı.


Filistinli kardeşlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesini amaçlayan İSEDAK Kudüs Programı kapsamında ise bugüne kadar 28 projeye mali ve teknik destek sağlandığı ifade edildi. Bu projelerin, Filistin'in sosyoekonomik kalkınmasına katkı sunan, yerel kapasiteyi artıran ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu girişimler olarak öne çıktığı belirtildi.


Suriye İçin Yeni Bir Sayfa Ve Bölgesel İstikrar


Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü açılış konuşmalarında belirttiği üzere, İSEDAK çatısı altında Suriye'de kurumsal ve beşeri kapasitenin geliştirilmesine yönelik Suriye Kapasite Geliştirme Programı'nın başlatıldığı duyuruldu. Bu program kapsamında, Suriyeli kardeşlerin ihtiyaçları ve öncelikleri göz önünde bulundurularak ekonomik ve sosyal kalkınma alanlarında eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi, saha araştırmaları ve kurumlar arası eşleştirme gibi mekanizmalarla proje destekleri sağlanacağı kaydedildi.


Yılmaz, kalkınma gündeminin yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı olmadığını, adalet, dayanışma ve insani sorumluluk bilinciyle şekillenmesi gerektiğini hatırlattı. Orta Doğu'dan Afrika'ya, Güney Asya'dan Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada bölgesel dengeleri ve küresel gündemi derinden etkileyen önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Yılmaz, Gazze'de süren insani kriz, Sudan'daki çatışmalar ve Yemen'deki kırılgan durumun, adalet ve vicdan temelli bir uluslararası düzenin gerekliliğini hatırlattığını belirtti. Buna karşılık, Suriye'de yeniden yapılanma, kalkınma ve kapasite inşasına yönelik atılan adımların bölgesel istikrar ve dayanışma umutlarını güçlendirdiği dile getirildi.


Suriye'nin İSEDAK Bakanlar Toplantısı'nda yeniden temsil edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı, uzun ve zorlu bir sürecin ardından kardeş Suriye'nin yeniden toparlanma iradesi göstermesinin bölge adına umut verici bir gelişme olduğunu ifade etti. Türkiye olarak, komşuluk hukuku, kardeşlik bilinci ve insani sorumluluğun gereği olarak ulaştırmadan eğitime, sağlıktan ticarete, güvenlikten sosyal hizmetlere kadar her alanda Suriye halkının yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirtti. Yıllardır kalkınmanın önünde ciddi engel teşkil eden yaptırımların adım adım hafiflemesinin yeni fırsat pencereleri açtığı vurgulandı. İslam dünyasının bu süreçte Suriye halkına el uzatmasının, onların yeniden güven, istikrar ve refah ortamına kavuşmaları bakımından büyük önem taşıdığı kaydedildi.


Suriye'nin yeniden imarı konusunda bakanlarla bir araya gelinen çalışma kahvaltısında işbirliği ve dayanışma ruhu içerisinde Suriye'ye yönelik yapılabileceklerin ele alındığı ifade edildi. Yılmaz, özel sektörün önümüzdeki dönemde cesaretle Suriye'nin yeniden inşasına yönelerek katkı vermesi gerektiğini belirtti. Özellikle bölge ekonomileri ile entegrasyonun artmasının, Suriye'nin kalkınmasına ivme kazandıracağı gibi, bölgesel ticaret, istihdam ve üretim zincirine de olumlu yansıyacağına dikkat çekildi.


Filistin Meselesi Ve Gazze'ye Destek


Uzun yıllar süren çatışmaların ardından Suriye'nin yeniden umutla ayağa kalktığı gibi, Filistin topraklarında da barışın, huzurun ve özgürlüğün hüküm sürdüğü günlere kavuşulacağına olan inanç dile getirildi. İslam dünyasının kanayan yarası Gazze'de iki yıldır süren acımasız saldırıların ardından, bölge ülkelerinin gayretleri ile sağlanan ateşkes sayesinde Filistinli kardeşlerin evlerine dönmeye başlaması ve insani yardımların Gazze'ye ulaşmasının, yüreklerde buruk da olsa bir umut ve ferahlık oluşturduğu ifade edildi.


Türkiye'nin insani yardımların kesintisiz ve güvenli biçimde Gazze'ye ulaştırılması için tüm imkanlarını seferber ettiği vurgulandı. Geçici barınma merkezlerinden kalıcı konutlara, enerji ve su temininden eğitim ve sağlık hizmetlerine kadar her alanda kardeş Filistin halkının yanında olunduğu belirtildi. Gazze'nin yeniden yapılanmasının sadece insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda bölgesel barışın ve ortak vicdanın en somut göstergesi olacağı kaydedildi. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar Filistinli kardeşlerin yanında olunacağı mesajı verildi. Önümüzdeki süreçte bu konunun başta İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere tüm uluslararası platformlarda hassasiyetle takip edilmesi ve somut adımlarla Gazze'deki kardeşlere ihtiyaç duydukları desteğin sağlanması gerektiği vurgulandı.


2026 İSEDAK Bakanlar Kurulu oturumunun konusunun, İİT üye ülkelerde ihracatın artırılması için ticaret finansmanı araçlarının geliştirilmesi olarak belirlendiği bilgisi paylaşıldı ve yürütülecek çalışmaların şimdiden hayırlara vesile olması temenni edildi.